"Türkiye'de zorla evlendirme oranı düştü"

"Türkiye'de zorla evlendirme oranı düştü"
"Türkiye'de zorla evlendirme oranı düştü"
- SAÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şahin: - "Türkiye'de geçmiş yıllarda yapılan araştırmalarda kadınların yüzde 36,2'sinin, erkeklerin de yüzde 24,8'inin zorla evlendirildiği tespit edildi ancak 2011'de bu oran düştü"

SAKARYA (AA) - Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Meral Ekici Şahin, geçmiş araştırmalarda kadınların yüzde 36,2'sinin, erkeklerin yüzde 24,8'inin zorla evlendirildiğinin tespit edildiğini belirterek, 2011'de bu oranın düştüğünü söyledi.

Sakarya Valiliğince SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen panelde konuşan Şahin, zorla evlendirmekten, kişinin rızası olmaksızın evlenmeye veya bitirmek istediği evliliği sürdürmeye mecbur bırakılmasının anlaşılması gerektiğini ifade etti. 

Şahin, görücü usulü evliliklerin bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, " Türkiye 'deki zorla evlendirmelerin en önemli nedeni ekonomik ve kültürel nedenler. Ekonomik nedenlerin başında kız çocuklarının aileye yük görülmesi yatıyor. Kültürel nedenlerde ise özellikle anne ve babaların çocuklarının eşlerini seçmeleri konusunda mutlak yetkiye sahip olduğunu düşünmesi karşımıza çıkıyor. Berdel, kültürel çevreden ayrılmak istenmemesi gibi nedenler de buna dahil" şeklinde konuştu.

Zorla evlendirmenin Türk Ceza Kanunu'nda cebir kullanma, tehdit, hakaret ve yaralama gibi farklı maddelerle cezalandırıldığını kaydeden Şahin, bu konunun "zorla evlendirme" başlığı altında değerlendirilmesinin daha doğru olacağını savundu.

Şahin, uluslararası araştırmalarda zorla evlendirmenin en çok rastlandığı ülkelerin başında Afrika ülkeleri Nijer, Mali ve Çad'ın yer aldığına işaret ederek, "Türkiye'de geçmiş yıllarda yapılan araştırmalarda kadınların yüzde 36,2'sinin, erkeklerin de yüzde 24,8'inin zorla evlendirildiği tespit edildi ancak 2011 yılında bu oran düştü" ifadesini kullandı. 

- Kadın-erkek eşitliği

SAÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Sevda Yaşar Coşkun da Türkiye'de cumhuriyet döneminde kadınlarla ilgili birçok konuda devrim niteliğinde değişiklik yapıldığını aktardı.

Kadınların birey statüsünü kazanmalarını sağlayan yasal değişikliklerin tek başına yeterli olmadığını, yapısal değişikliklerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Coşkun, şunları dile getirdi:

"Okuma yazma bilmeyen kadınların sayısı Türkiye'de inanılmayacak derecede fazla. Okuma oranının yüzde 100'e çıkarılması konusu, imzalanan uluslararası sözleşmelerle de Türkiye'nin yükümlülükleri arasına girmiştir. Kadın erkek eşitliğini sağlayamazsak hukuk devleti olmaktan bahsetmemiz mümkün değil. Demokrasinin gereklerini yerine getirmemiz, kalkınmayı sağlamamız ve medeni bir toplum haline gelmemiz de söz konusu değil."