"Ölülerimizi toprağa veremeden geldik"

"Ölülerimizi toprağa veremeden geldik"
"Ölülerimizi toprağa veremeden geldik"
- ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Tel Abyad ile Rasulayn bölgesine düzenlediği hava bombardımanı ve DAEŞ ile Kürt grupları arasındaki çatışmalardan kaçan Suriyeliler, evlerini ve yakınlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor - Suriyeli Mustafa: - "4 bina yerle bir oldu, 10 çocuk ve hamile bir kadının parçalanmış cesedini çıkarabildik. Ölülerimizi toprağa veremeden gelmek zorunda kaldık"

ŞANLIURFA (AA) - HALİL FİDAN - Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye 'ye sığınan Suriyeliler bir yandan vatanlarından kovulmalarının, diğer taraftan da yakınlarının cenazelerini toprağa verememenin acısını yaşıyor.

ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Rakka'ya bağlı Tel Abyad ile Haseke kentine bağlı Rasulayn bölgesine düzenlediği hava bombardımanı ve DAEŞ ile Kürt grupları arısındaki çatışmalardan kaçan Suriyeliler, soluğu "dost ülke " Türkiye'de alıyor.

Son iki haftada çeşitli noktalardan Türkiye'ye alınan 20 binin üzerinde sığınmacı, kendilerine sağlanan imkanlarla adeta "hayata yeniden tutunuyor".

Bombardıman ve çatışmalarda evleri yıkılan Suriyeliler, en çok ise saldırılarda hayatlarını kaybeden yakınlarına son görevlerini yapamamanın derin üzüntüsünü hissediyor. Her türlü zorluğa ve acıya rağmen Türkiye'nin şefkat eli sayesinde ayakta durmaya çalışan Suriyeliler, vatanlarına yeniden kavuşacakları anı ise umutla bekliyor.

Suriyeli Hamad Mustafa, bir süredir bölgelerinde çatışmaların yoğunlaştığını ve uçaklardan atılan bombalarla binaların adeta "yerle bir" olduğunu söyledi.

Geldikleri gün de uçakların bölgeyi bombalamaya devam ettiğini anlatan Mustafa, "Deyrizor kentinden geldik, gelmeden hemen önce 4 bina yerle bir oldu, 35 şehit verdik. Hepsi binaların altında paramparça oldu. Onları çıkarmaya çalıştık ama gücümüz yetmedi, canımızı kurtarabilmek için kaçtık. 10  çocuk ve hamile bir kadının parçalanmış cesedini çıkarabildik. Ölülerimizi toprağa veremeden gelmek zorunda kaldık" dedi.

Tel Abyad'ın köylerinden gelenler arasında yer alan Mahmut ebu-Gazi ise bombalar nedeniyle bir süredir evlere giremediklerini ve 4 gündür sınırda beklediklerini anlattı. 

Özellikle sivillerin bombalanmasına anlam veremediklerini dile getiren ebu-Gazi, "Güya bizleri özgürleştirmeye çalışıyorlar ama biz bunu göremiyoruz. Evlerimizi terk etmemiz için her şeyi denediler, sonuçta bizler de buraya geldik. Allah razı olsun Türkiye bizi kabul etti. Sınırda beklediğimiz süre boyunca da kardeşimiz Türkler tarafından bizlere her türlü ihtiyacımız ile su ve gıda verildi, hiç bir eksiğimiz olmadı. Çocuklar ise Allah'ın yardımıyla bu sıkıntılara dayanabildi" şeklinde konuştu.

Ahmet Saki de gece motosikletle sınıra doğru geldiği sırada kafasına bir şeyin isabet ettiğini anlatarak, "Ondan sonra ne oldu bilmiyorum, sabah kendime geldiğimde kafamın yarıldığını gördüm. Türkiye'ye girdiğimde de beni hemen tedavi ettiler" diye konuştu.