Suruç Tüneli çiftçinin yüzünü güldürdü

Suruç Tüneli çiftçinin yüzünü güldürdü
Suruç Tüneli çiftçinin yüzünü güldürdü
- Türkiye'nin en uzun, dünyanın ise 5. uzun sulama tüneli olan Suruç Tüneli'nin 1,5 yıl önce faaliyete geçmesiyle suya kavuşan çiftçiler, hem ürün rekoltesinin artmasının hem de tarlalarında yıl içinde farklı ürünleri hasat etmenin mutluluğunu yaşıyor - Suruç Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Yahlizade: - "İlçemizde sulama sayesinde pamuk, mısır, nane, turp, havuç, yeşil ve kuru fasulye, sarımsak ile daha birçok ürünün artık tarımı yapılıyor" - Çiftçi Şimşek: - "Topraklarımız suyun gelmesiyle hayat buldu. Ölü bir insanın canlanması gibi topraklarımız da canlandı"

ŞANLIURFA (AA) - MEHMET FATİH ASLAN - Türkiye'nin en uzun, dünyanın ise 5. uzun sulama tüneli olan Suruç Tüneli, çiftçinin yüzünü güldürdü.

"Suruç Ovaları Sulaması Projesi" kapsamında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 17 bin 185 metre uzunluğu, 7 metre çapıyla Türkiye'nin en uzun, dünyanın da 5. uzun sulama tüneli özelliği taşıyan Suruç Tüneli'nden geçtiğimiz mayıs ayından itibaren ovaya su verilmeye başlandı.

Atatürk Barajı'ndan Suruç Ovası'na su taşıyan tünel sayesinde 950 bin 970 dekar alanın sulanması hedeflenirken, ilk etapta yaklaşık 400 bin dekar alan suya kavuştu. Daha önce çorak arazileri nedeniyle bozkırı andıran ova, su sayesinde yeşile büründü. 

Suruç İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mehmet Murat Yahlizade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suruç Ovası'ndaki 30 yıllık su hasretinin tünel sayesinde son bulduğunu söyledi. 

Daha önce çiftçilikle uğraşanların ve gençlerin, kuraklık nedeniyle ekmek parası kazanmak için il dışına gittiğini anlatan Yahlizade, "İnsanların medeniyetini artıran, gelişmişlik düzeyini gösteren su, Suruç Ovası'na geldi ve artık burada da su akıyor. İnsanlarımız suyu artık bol bol kullanıyor. Çocuklarımız il dışına çalışmaya gitmiyor, okulunu bırakmıyor, cahil kalmıyor, kendi okullarında okuyorlar" dedi.

- "Beyaz gömleğin giyilemediği" bölge yeşillendi

Tünel sayesinde ilçenin kuzeyi başta olmak üzere büyük bölümünün sulanmaya başladığını kaydeden Yahlizade, eskiden bozkır olan, "toz yüzünden beyaz gömleğin giyilemediği" bölgenin şimdilerde hayal edilemeyen bir yeşile büründüğünü dile getirdi.

Yapılan milyonluk yatırımların ve suyun yerin altından getirilmesinin ilçe halkını çok sevindirdiğini vurgulayan Yahlizade, "Su gelmeden önce yer altı sularıyla 14 bin dekar alan sulanırken şu anda 400 bin dekar alan sulanmaya başladı. İlçemizde sulama sayesinde pamuk, mısır, nane, turp, havuç, yeşil ve kuru fasulye, sarımsak ile daha birçok ürünün artık tarımı yapılıyor. Geri kalan arazilerin önümüzdeki birkaç ayda sulanması planlanmaktadır. Yani önümüzdeki dönemde Suruç'ta su gitmeyen, sulanamayan hiçbir tarım alanı kalmayacak" diye konuştu. 

Kuraklık döneminde ilçede üretilen ürünlerin çeşitliliğinin arttığına dikkati çeken Yahlizade, daha önce ovada fasulye yetiştirilmenin hayal olduğunu ancak suyla fasulyenin de yetiştirilmeye başlandığını belirtti.

- Aynı tarlada birden fazla ürün yetiştiriyorlar

Sulanan alanların büyük kısmına ikinci ürün olarak mısır ekildiğini kaydeden Yahlizade, şöyle devam etti:

"Artık Suruç'ta kuru ve yeşil fasulye, mısır üretiyoruz hem silajlık hem insan besini olarak. Şu anda sulanan alanların 4'te 3'ünde ikinci ürün olarak mısır ekimi gerçekleşti. Yani çiftçilerimiz buğdayını, arpasını, 6. ve 7.  aylarda hasat ettiğinde hemen ardından tarlasını boş bırakmayarak mısır ekimini gerçekleştiriyor. 2-3 ay zarfında da mısırının hasadını yapıyor. Eskiden dekardan 100-150 kilogram hububat hasat ederken şu anda suyun gelmesiyle 600-700 kilogram hububat hasat ediyor. Ardından da mısır ekip dekar başına bir tondan fazla mısır elde ediyor. Böylece çiftçilerimiz dışarı gitmeden kendi tarlasını ekip biçiyor." 

İlçe müdürlüğü olarak son 2 yıldan bu yana ilçedeki köylerde çiftçilere eğitimler verdiklerini aktaran Yahlizade, "Onlara bu eğitimlerde dedik ki 'suyu serum gibi damla damla kullanın ki şifa bulalım'. Çiftçilerimiz de buna uydu ve bize ne ne ekeceklerini sordular. Biz de onlara sebze bahçeleri önerdik ve oluşturduk. Çiftçilerimizi il dışı tarım gezilerine götürdük. Seralar, mısır alanları gösterdik" ifadelerini kullandı

- "Topraklarımız hayat buldu"

Çiftçilerden Engin Şimşek, daha önce kuraklık nedeniyle büyük çatlaklar bulunan arazilerinde şu anda yeşil ürünler yetiştirdiklerini belirtti. 1996 yılından bu yana topraklarını kuyu sularıyla sulamaya çalıştıklarını anlatan Şimşek, "Topraklarımız suyun gelmesiyle hayat buldu. Ölü bir insanın canlanması gibi topraklarımız da canlandı. Şu anda suyun gelmesiyle 200 dönüm araziye ikinci ürün olarak sulu mısır, 60 dönüme de fasulye ektim. 10 kişiye istihdam sağladım" dedi.

Bölge halkının artık ırgat olarak başka illere çalışmaya gitmediğini kaydeden Şimşek, herkesin sulamayla ekonomik değeri yüksek ürünler üretmeye başladığını, böylece geçimini daha kolay sağladığını anlattı.

- "Yağmur duasına çıkıyorduk"

Üretici İbrahim Aksu da 30 yıldan bu yana su hasreti çektiklerini, suyun gelmesiyle artık şehir dışına çalışmaya gitmediklerini söyledi. 

Kuru tarım yaptıkları dönemde bahar aylarında kuraklık endişesi yaşadıklarını anlatan Aksu, "Ekinimizi ektikten sonra yağmur yağmayınca yağmur duasına çıkıyorduk. Şimdi Allah'a şükürler olsun su geldi. Mısır, pamuk, biber, patlıcan ekiyoruz. Sulama sayesinde eskiden hububatımız dönüm başına 200 kilogram gelirken, şimdi 600 kilogram geliyor. Yani verim 2-3 kat yükseldi" diye konuştu.

İbrahim Halil Atılgan ise ilçelerine suyun gelmesiyle topraklarının hayat bulduğunu ifade etti. Eskiden her yerin kurak olduğunu, bozkırı andırdığını belirten Atılgan, "Çatlak, kurak topraklarımız suyla buluştu. Bu çok güzel bir duygu. Eskiden bazen yılda bir ürün bile alamıyorduk ama şimdi 2 ürünün hasadını yapıyoruz. Bu yıl ilk kez topraklarımızda 2 ürününün hasadını yaptık ve rekolteden de çok memnunuz. İlçemize suyun gelmesini sağlayan devlet büyüklerimize ve yetkililere çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten Suruç suyla hayat buldu" ifadelerini kullandı.