Baykan'da "sorunda ve çözümde biz" konferansı

Baykan'da "sorunda ve çözümde biz" konferansı
Baykan'da "sorunda ve çözümde biz" konferansı
SİİRT (AA) - Baykan ilçesinde Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Siirt Şube Başkanı Fatih Sevgili tarafından "sorunda ve çözümde...

SİİRT (AA) - Baykan ilçesinde Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Siirt Şube Başkanı Fatih Sevgili tarafından "sorunda ve çözümde biz" konferansı verildi.

Baykan İmamı Şafii Camisi Konferans Salonunda düzenlenen konferansa muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

Sevgili, konferansta yaptığı konuşmada, Kürtlerin Müslüman olmasından 240 sene sonra Türklerin müslüman olduklarını söyledi.

Kürtler ile Türklerin tarihteki buluşmasına değinen Sevgili, "Kürtlerin Türklerle ikinci buluşması ise 1071 Alparslan dönemidir. O zamanın Safavi Devleti olan Ateşperestlerle savaşta Kürtler ve Türkler ittifak içindeydiler. Üçüncü buluşma 1515'te Safavilerin Kürtlerin, sünni olmasından dolayı onları katletmeye başlamasıyla ve  Diyarbakır surlarına dayanmasıyla 25 Kürt beylikleri Osmanlı Devletiyle ittifak yapmak zorunda kalmışlardır. Sonraki dönemlerde 340 sene boyunca Kürt beylikleri ile Türkler barış içerisinde yaşamışlardır. Bizler tek millet ve tek devlet olarak yıllarca bir arada yaşarken Ümmet-i Muhammed karşıtı olan milletler Kürtlüğün, Türklüğün, Araplığın peşine düşüp hepimizi birbirimize düşman ettiler. Irkçılıkla, milliyetçilikle bizi 271 devlete böldüler" dedi.

Cumhuriyet sonrası Kürt, Türk ilişkisini anlatan Sevgili, şöyle konuştu:

"Cumhuriyet ile birlikte ilk anayasa olan Teşkilat-ı Esasiyede bu devlet Türkler ve Kürtlerindir. Atatürk mecliste milletvekillerine hitaben yaptığı bir konuşmada siz sadece Türkler değilsiniz, siz sadece Kürtler değilsiniz, siz sadece Araplar değilsiniz siz hep birlikte İslam oluşturan milletlersiniz diyordu. Ne olduysa 1924'te bir darbe oldu. O darbeden sonra İslamı oluşturan milletler sözünden vazgeçildi. Türk milleti denmeye başlandı. Sonra Anayasaya Türklük kelimesi girmeye başladı ve Kürt ağaları beylikleri ve şeyhleri bir bir sürgün edildi. Daha sonra dayatmalarla ve Kürtçeye konulan yasaklarla 1980'lere kadar gelindi. 1980 de Kürtlerin silahlı unsurları devreye girdi, 80 darbesi ile beraber Diyarbakır cezaevi devreye girdi ve cezaevlerinde PKK okuları meydana geldi. Daha sonra cezaevlerinden çıkan her Kürt soluğu dağda aldı. 28 Şubat darbesine kadar birbirimizi öldürdük sonra irtica PKK'dan daha tehlikelidir denilerek, her şey olabilirsin, öldürebilirsin ama Müslüman olamazsın dediler.

Sevgili, bugüne kadar dış güçlerin etkisiyle halkların bir birine kırdırıldığını ifade ederek, çözüm süreci ile birlikte gelen huzur ve refahı sürdürmekten başka çarenin olmadığına dikkati çekti.