Siirt'te AK Parti'lilere yapılan saldırı

Siirt'te AK Parti'lilere yapılan saldırı
Siirt'te AK Parti'lilere yapılan saldırı
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Aktay: - "Burada şiddetin hiçbir türlüsünü tasvip edemeyiz ama kadınlara bilhassa uzanan bir el söz konusu, bu elin Batı'da kendini nasıl lanse ediyor olduğunu burada tekrardan kamuoyunun takdirine sunmak istiyoruz" - "Batı'da şirin görünmeye çalışıyor, gül dağıtıyor. Batı'da el üstünde tutularak pohpohlanıyor bu hareket ama burada neler yaptıklarını biz her gün yaşıyoruz"

SİİRT (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, 3'ü kadın 4 AK Parti Gençlik Kolları üyesinin, HDP seçim bürosundaki grup tarafından darbedilmesine ilişkin, "Burada şiddetin hiçbir türlüsünü tasvip edemeyiz ama kadınlara bilhassa uzanan bir el söz konusu, bu elin Batı'da kendini nasıl lanse ediyor olduğunu burada tekrardan kamuoyunun takdirine sunmak istiyoruz" dedi.

Aktay, AK Parti Siirt Gençlik Kolları Ar-Ge Başkanı Elif Ekinci, Gençlik Kolları üyesi Merve Yılmaz, Yeter Timurtaş ve Şemsettin Şeker'i, saldırıya uğramalarının ardından suç duyurusunda bulundukları Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliğinde ziyaret etti.

 

Aktay, gazetecilere yaptığı açıklamada, saldırıyı "son derece vahşi olay" olarak niteledi.

Seçim çalışmalarına başladıklarından beri neredeyse her gün saldırılara maruz kaldıklarını belirten Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

" Bugün de çok güzel mitingimizi yaptık ve Sayın Başbakanımızı ağırladık. Sabahtan beri şehirde gerilim vardı. Miting meydanından insanları göndermeme hususunda ciddi anlamda engelleme ve tehdit olduğu bilgisi geliyordu. Bizzat duyanlar anlatıyorlardı. Bugün son derece talihsiz ve hiçbir şekilde kabul edilir şey değil ama kadına uzanan bir el, bir hayvan eliyle karşı karşıya kalıyoruz. Bugün miting alanından dağılan insanlarımıza ve özellikle kadınlarımıza birtakım gruplar, HDP'li, bu siyasi teşkilatlara mensup olduklarını ifade eden insanlar, sistematik şekilde saldırı düzenlemiştir."

Aktay, ellerinde AK Parti bayrakları olan kadınların miting alanından ayrıldıkları esnada saldırıya uğradıklarını kaydederek, 3'ü kadın 4 arkadaşlarının darbedildiğini söyledi.

Birinin bayıldığını, birinin de kaçarak canını zor kurtardığını aktaran Aktay, "Bu arkadaşlarımız doktor kontrolünden geçtikten sonra şikayetçi oldu. Burada şiddetin hiçbir türlüsünü tasvip edemeyiz ama kadınlara bilhassa uzanan el söz konusu. Bu elin Batı'da kendini nasıl lanse ediyor olduğunu burada tekrardan kamuoyunun takdirine sunmak istiyoruz. Batı'da şirin görünmeye çalışıyor, gül dağıtıyor. Batı'da el üstünde tutularak pohpohlanıyor bu hareket ama burada neler yaptıklarını biz her gün yaşıyoruz" ifadesini kullandı.

 

 

- "Sen de mi AKP 'lisin' diye yumruk yedim"

Saldırı sırasında yaşadıklarını anlatan Ekinci de mitingden sonra arkadaşlarıyla parti binasına gitmeye çalıştıkları sırada 40-50 kişilik grubun saldırısına uğradıklarını dile getirdi.

Ekinci, şunları ifade etti:

"3-4 arkadaş parti binasına doğru ilerliyorduk, elimizde bayraklar ve rozetler vardı. Can havliyle orada arbede oldu, 40-50 kişilik grubun içinde kaldık. Kendimizi kurtarmak için can havliyle HDP'nin seçim bürolarının karşısındaki dükkana sığındık. Orada da 35-40 yaşlarında bir adam hızla ilerleyerek gelip yüzüme yumruk attı. Sonra arkadaşları darbetti. O arada elimdeki bayrakları bırakmak zorunda kaldım ve koşarken bir minibüs geldi, ona binerek olay yerinden uzaklaştım. Büyük  telaş ve can havliyle ne yapacağımı da bilemedim. 40 kişilik grubun içinde kaldık, biraz daha zaman geçseydi muhtemelen linç edilecektik. O sırada 'Sen de mi AKP'lisin' diye yumruk yedim."

Merve Yılmaz ise daha önce benzeri olayla karşılaşmadığını söyledi.

Neye uğradıklarını şaşırdığını belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bir anda önümüze çıktılar ve geri dönmek istedim. Bu sırada arkadan iri yarı, cüsseli bir adam yumruğu çeneme indirdi. Dükkana sığınmak istedik. Dükkana doğru gidince adamın biri, iş yeri sahibi, 'Siz kışkırtıyorsunuz ve sizin yüzünüzden bunlar oluyor' dedi ve dükkana almak istemedi. Başka bir genç vardı. Hemen elimde bayrak ve karanfiller vardı, onları aldı, beni arka tarafa götürüp sakladı. Ortalık biraz yatıştıktan sonra beni oradan çıkarıp babamın yanına götürdü."