Arkadaşımın aşkısın...

Arkadaşımın aşkısın...
Arkadaşımın aşkısın...

'Kayıp Yüzük?te karakterlerin gençliklerini Stephen Amell ve Mischa Baron canlandırıyor.

Sir Richard Attenborough imzalı 'Kayıp Yüzük', 2. Dünya Savaşı sırasında cepheye gitmeden önce sevgilisini en yakın arkadaşına emanet eden bir askerin, yıllara dağılan aşkını anlatıyor

 

 

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

SHIRLEY  McLAINE OLAYI...FATİH ÖZGÜVEN'İN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

YAPIM NOTLARI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN


Sir Richard Attenborough’nun ‘ağdalı’ aşklara olan düşkünlüğünü özellikle ‘Shadowlands’ten biliyoruz. Chelsea Kulubü’nün yönetim kurulunda da yer alan emektar oyuncu-yönetmen, Anthony Hopkins ve Debra Winger’ın oynadıkları bu yapımda, hem gözyaşlarımızı teslim almış, hem de iyi bir filmin tortularıyla salondan ayrılmamızı sağlamıştı.

 

Tam Yeşilçam’lık...

Üstad sanırım bugün gösterime giren ‘Kayıp Yüzük’te (Closing the Ring) de benzer bir hedefin peşine düşmüş. Ne var ki aynı suda iki kez yıkanılamamış. Yaşlılık mı diyelim (malum üstad 75 yaşında), başka nedenlere mi bağlayalım, bilmiyorum ama kâğıt üstünde benzer bir etki yaratması beklenen film, (kim bilir belki bizim ‘kalpsizliğimizden’ dolayı), hiç bir kalıcı ya da sarsıcı iz bırakmadan ve de hafızamızda yer kaplamadan gelip geçecek türden bir yapım olmuş (aslında film, bir başka Attenborough yapımı olan ve ana karaktere Ernest Hemingway’i koyan ‘In Love and War’u andırıyor).

Hikâye, aynı kadına âşık olan üç gencin sevdaları etrafında filizleniyor. 2. Dünya Savaşı sırasında hayat dolu bir genç kız olan hemşire Ethel’a, yakışıklı Teddy vuruluyor. Aslında Teddy’nin yakın arkadaşları Jack ve Chuck da Ethel’ı beğeniyorlar ama ‘delikanlılığa sığmaz’ diyerek duygularını açığa vuramıyorlar. Bütün dünyayı saran savaş çılgınlığı içinde Teddy ve Jack Avrupa cephesine yollanıyor. Teddy, hareketten önce kendisine bir şey olması durumunda Chuck’a, Ethel’le evlenmesini ‘vasiyet’ ediyor. Film, şimdiki zamanda açılıyor ve Chuck’ın ölümünün ardından Ethel’ın geçmişe ilişkin hesaplaşmalarıyla ilerliyor. Bu arada İrlanda’da bir genç, yıllar önce düşen bir uçaktaki kalıntılar arasında üzerinde Ethel ve Teddy’nin isimlerinin yazıldığı bir yüzüğü buluyor ve sahibine vermek için çabalıyor.
Aslında Attenborough, oyuncu-senarist Peter Woodward’un yazdığı bu öyküde, biraz da ajitasyona yüklense değme Yeşilçam melodramlarına taş çıkartırmış. Ama bu haliyle film temposuz ve etkisiz kalmış. Araya IRA meselesini de sokan öykü, dallanıp budaklandıkça heyacanını yitiriyor. Kadroya gelince; Shirley MacLaine, Christopher Plummer, Pete Poslethwaite yaşlı kanadı, Mischa Barton, Stephen Amell, Gregory Smith, David Alpay ve Neve Campbell gençleri temsil ediyor.

Dizisi çekilse ne güzel olur

Son olarak daha çok televizyon filmleri tadındaki ‘Kayıp Yüzük’, yakında Türk televizyonlarında karşımıza bir dizi olarak çıkarsa şaşırmayın diyorum. Tabii araya ‘yerli unsurlar’ eklenerek. Mesela geçenlerde Samanyolu TV’de, James Van’ın çektiği ve Kevin Bacon’ın intikamcı babayı oynadığı ‘Death Sentence’ın yerli ve İslami tonlarla yapılmış bir versiyonunu izledim ve ‘yaratıcı ekip’ kimse, ‘Helal olsun’ dedim... Haydi yerli dehalar; bu film de ilginizi bekliyor. Ve son bir öneri; fona 2. Dünya Savaşı yerine Kore Savaşı’nı yerleştirilebilirsiniz.