Aşkın İngilizcesi'ni yazsam yeniden

Aşkın İngilizcesi'ni yazsam yeniden
Aşkın İngilizcesi'ni yazsam yeniden
Filmde sorunlu orta yaş kadınını Parkey Posey, annesini de yönetmen Zoe D. Cassava-tes'in gerçek hayattaki annesi Gena Rowlands canlandırıyor
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

 

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

YAPIM NOTLARI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN

 

New York’ta sadece ‘Sex and the City’nin kadınları acı çekmiyor. 30’lu yaşlarına rağmen mutluluğu bulamamışlar arasında Nora Wilder gibiler de var mesela. Zoe R. Cassavates’in filmi ‘Aşkın İngilizcesi’nin (Broken English) kahramanı olan Nora, çevresindeki herkesi mutlu, kendisini de yalnız hisseden bir kadındır. Üstelik her fırsatta kızına yalnızlığını hatırlatan bir annesi de vardır. Şık bir otelde çalışan Nora, günün birinde müşterilerden aktör Nick Gable’la birlikte olur. Tam ‘Mutluluğu buldum’ diye sevinirken, bunun ‘tek gecelik bir ilişki’ olduğunu anlar. Canı daha da sıkılır. Kendini avutmak için gittiği arkadaşının partisinde de huzursuzdur. Lakin kapıdan çıkarken tanıştığı Fransız Julien, onu dertlerinden bir nebze de olsa kurtarır. Ama Nora yine de ‘Acaba?’larla doludur. İlk ‘acaba’sı da, aradığı Julien midir? Genç Fransız’ın peşinden, en yakın arkadaşı olan ve evliliği annesi tarafından hep örnek gösterilen Audrey’le birlikte Paris’in yolunu tutar.
‘Aşkın İngilizcesi’, bu aralar mutluluğun resmini Paris’te çizen bağımsız karakterli filmlerin en sonuncusu. Konu belki bildik; sıkıntılarla dolu kadın, mutluluğu bulur ve sıkıntısı sona erer. Ama sinemacı bir aileden gelen Zoe R. Cassavates, babası John, ağabeyi Nick ve annesi Gena Rowlands’a (ki filmdeki anneyi de o canlandırıyor) halel getirmiyor ve son derece akıcı bir anlatımla filmini izlettiriyor. Hikâyeyi sürükleyen ise ‘Bağımsızların kraliçesi’ namlı Parkey Posey. İçi dolu diyaloglar, farklı bir New York, güzel bir Paris gezisi ve alternatif bir ‘Sex and the City’... ‘Aşkın İngilizcesi’ haftanın ‘Ne şeker şey’i, ilgilisine duyurulur...