Belki bir temizleyen çıkar

Belki bir temizleyen çıkar
Belki bir temizleyen çıkar

Yönetmen Yusuf Çetin aynı zamanda başrol oyuncusu. Diğer oyuncu ise Zilan Odabaşı.

Yusuf Çetin'in yazıp, oynayıp, yönettiği 'Kir' koruculuk ve 'namus cinayetleri'ni ele alıyor. Ama maalesef olmamış...
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

KİR
Orijinal Adı: Qirej
Yönetmen/ Senaryo: Yusuf Çetin
Müzik: Vedat Yıldırım
Oyuncular: Yusuf Çetin, Zilan Odabaşı, Yalçın Dümer, Eyüp Çalış, Cengiz Toprak, Volga Sorgu, Eren Keskin, Ezgi Akdemir, Berzan Yücel, Meltem Savcı


Yusuf Çetin, yetmişli yılların ortalarından bugüne Türkiye sinemasında kendisini var etmeyi başaran isimlerden biri. Üstelik yalnızca rol aldığı yüzlerce film (dizi vb) ile değil, sinema emekçilerinin örgütlenmesi ve haklarını alması konusunda gösterdiği kararlılıkla da övgüyü hak ediyor. Ama ne yazık ki, bugün gösterime giren senaryosunu yazıp yönettiği, aynı zamana başrolünü üstlendiği ‘Qirej/Kir’ filmi için bu kadar olumlu cümleler kuramayacağım.
Kürt sorununun kangrenleşmesinde büyük payı olan koruculuk sistemi ve kadınlar üzerinde estirilen ‘namus cinayeti’ gibi önemli sorunları ele alan film bu ağır yükün altından kalkmayı başaramıyor. Anne babası ‘derin devlet’ tarafından öldürülen iki kardeşin korucu olan dayılarının yanına taşınmaları ile gelişen hikayede Yusuf Güven’in canlandırdığı dayı karakteri hem ‘koruculuk’ uygulamasının yarattığı sıkıntıların, hem de ‘iki yüzlü namus’ anlayışının cisimleştiği kişi olarak çıkıyor karşımıza. Filmin en büyük sıkıntısı, korucu, asker, gerilla vb. karakterlerin çok fazla karikatür düzeyinde kalması ve senaryosu. Bazı diyaloglar bütün iyi niyete rağmen ‘müsamere’ düzeyinde kalıyor. 

Zaman ayarları bozuk
Öte yandan, hiç kuşku yok ki, bölgede bugünün de en önemli sorunlarının başında gelen ‘koruculuk’ uygulamasına ilişkin hikayenin daha çok 90’lara özgü olması da zamansal bir sorun yaratıyor. PKK ’nin silahlı gücünün ve devletin şiddetinin zirveye çıktığı bu yıllardaki ‘karanlık’ uygulamalar filmde kendisine yer buluyor. Ama filmin zamanının bugünde geçiyor olması sorunun bugün geldiği noktanın es geçilmesine neden oluyor ve eksiklik duygusu yaratıyor. Öte yandan Zilan karakterinin yaşadıkları üzerinden anlatılan ‘töre’ hikâyesi ne yazık ki sorunun yakıcı ve ‘dramatik’ yanını yeterince aktaramıyor.
Umalım ki ‘Kir’in beklenen düzeyde olmasa da açtığı bu yol ‘koruculuk’ ve ‘töre’ gibi hem toplumun hem de sinemanın ilgisine fazlasıyla muhtaç iki konunun yeniden gündeme gelmesine ve daha iyi örneklerin ortaya çıkmasına vesile olsun.


    ETİKETLER:

    Sinema

    ,

    PKK

    ,

    Türkiye

    ,

    Asker

    ,

    Müzik

    ,

    Bugün

    ,

    Karikatür