Ben bu oyunu bozarım!

Ben bu oyunu bozarım!
Ben bu oyunu bozarım!
Animasyon dalında bu yılın Oscar adaylarından birisi olan 'Oyunbozan Ralph', atari zamanlarına saygı duruşunda bulunuyor.

Onlu yaşlarını seksenli yılların ortalarında yaşamış olanlar için atari salonları oldukça önemli bir uğrak yeriydi. Annelerin ‘para tuzağı’ olarak tanımladığı (Haksız da sayılmazlardı. Bazen bütün haftalık bir saatte bitebilirdi) bu oyun alanları bir tür sosyalleşme mekânı olarak da işlevliydi aslında.
Ben kendi adıma bugün bile bilgisayarımda yüklü olan ve arada sırada oynamaktan büyük zevk aldığım ‘River Raid’ dışındaki oyunlara fazla yüz vermedim. Ama o ‘ilkel’ grafiklerin bugünkü ‘muhteşem’ çözünürlüklü oyunlarla karşılaştırıldığında daha samimi olduklarını düşünürüm. Gerçi şimdiki çocuklar da yıllar sonra bugünkü oyunları o çağınkilere göre daha samimi bulacaklar muhtemelen.
Bizim atari salonlarında rastlamadığım ama ‘Oyunbozan Ralph/ Wreck-It Ralph’ın kalabalık senaryo ekibi için hatırı sayılır bir oyun olan ‘Fix-It Felix’ belli ki ABD ’de seviliyormuş. Öyle olmasaydı bu oyunun merkezde olduğu bir animasyon işine girilmezdi herhalde.
‘The Simpsons’ın ilk dönemlerini yöneten ‘Futurama’ ile Emmy ödülü kazanan yönetmen Rich Moore, bilgisayar oyunlarının kahramanlarını birer karaktere dönüştürüyor ve ortaya oldukça eğlenceli bir film çıkartıyor. Animasyon dalında bu yılın Oscar adaylarından birisi olan filmin kahramanı ‘Fix-It Felix’in kötü adamı Ralph.
Ralph, oyunun içinde ‘yıkıcı’ bir görev üstleniyor. Onun yıktıklarını Felix tamir ediyor. Felix’in gördüğü ilgiyi kıskanan ve ‘iyi’ bir insan olmaya karar veren Ralph, üstüne bir de madalya kazanabileceğine dair iddiaya girince işler karışıyor. Önce ‘Hero’s Duty’ adlı bugüne ait bir savaş oyununun içine giren kahramanımız buradaki tehlikeli virüsü serbest bıraktıktan sonra; şeker kaplı araba yarışı olan ‘Sugar Rush’ta buluyor kedini. Burada da ‘arıza’ bir yazılım olan Vanellope von Schweetz’in hayatına girmesiyle işler daha da karmaşıklaşıyor. Öte yandan Ralph’siz bir hiç olduğun anlayan Felix ve ‘Hero’s Duty’nin agresif kadın askeri Calho da onu aramak için oyunları içinde gezinmeye başlıyorlar.
‘Oyunbozan Ralph’, gerçek hayat dertlerinin bilgisayar oyunları karakterleriyle anlatıldığı ve benzerlerinde olduğu gibi “Kendin ol, bildiğini yap, karşındakine değer ver, iyiler daima kazanır” benzeri mesajların birbiri ardına sıralıyor, ki bu temennilere dair söyleyecek bir şeyimiz yok. Film bunları söylerken ‘Yaratık’tan ‘Kill Bill’e uzanan bir yelpazede bazı filmlere göndermelerde bulunuyor.
Eski oyunların karakterleriyle, yenilerinin harmanlandığı; bir dönemin favori oyunlarının önemli karakteri olan ama şimdilerde ‘emekliye ayrılan’ karaktere saygı duruşunun ihmal edilmediği film, haftanın öne çıkan seyirliklerinden birisi.