Berlin'e 'Soğuk', Türkiye üzerinden geldi

Berlin'e 'Soğuk', Türkiye üzerinden geldi
Berlin'e 'Soğuk', Türkiye üzerinden geldi
Uğur Yücel'in yönetmenliğini yaptığı 'Soğuk'un Berlin'deki dünya prömiyeri büyük ilgi gördü. Film ekibi gösterim sonrası soru yağmuruna tutuldu
Haber: AHMET BOYACIOĞLU / Arşivi

Berlin bu yıl şaşırtıcı derecede ‘az soğuk’, 0 derece ile -2, -3 arasında gidip geliyor. Arada sırada kar yağıyor ama tutmuyor. Ve bu yıl oldukça ılıman olan Berlin’de ‘Soğuk’ görücüye çıktı. Cinemaxx sinemasının en az 700 koltuklu 7. salonu son koltuğuna kadar doluydu. Söylenene göre Uğur Yücel gösterimden önce sahneye çıkmak istememiş, Panorama yöneticilerinin ricası sonucu sahneye çıkmayı kabul etmiş. Filmin gösteriminden önce yaptığı konuşmada filmin ilk adının ‘Sessizlik’ olduğunu, daha sonra ‘Soğuk’a dönüştüğünü söyledi. Aslında kendinin sıcak bir insan olduğunu, gösterimden önce sahneye gelerek film ile özdeşleştirilmek istemediği de ilave etti.
Sonra ışıklar söndü, film başladı.
Farklı bir şey yapalım, film bittikten sonraki söyleşi ile devam edelim.

Sunucu önce Uğur Yücel’i, sonra da filmin oyuncuları Şebnem Bozoklu, Ezgi Mola, Ahmet Rıfat Şungar ve Rıza Sönmez’i, görüntü yönetmeni Emre Tanyıldız’ı ve yapımcısı Erol Avcı’yı alkışlar arasında sahneye çağırdı. Alkışların coşkulu ve güçlü olduğunu da belirtelim. İlk soruyu kendi sordu: “Filmin öyküsü nasıl ortaya çıktı?” Yücel, Trabzon’da bir kafede erkeklerle oturan üç Rus kızını gördüğünü, onları Çehov’un ‘Üç Kız Kardeşi’ne benzettiğini ve çok dramatik bulduğu bu olaydan yola çıkarak bu trajik öyküyü yazdığını söyledi. Sunucu birden “Bu zorlama evlilikler ortadan kalkabilir mi?” diye biraz anlamsız bir soru ile devam etti. Yücel, “Bunlar aslında kolay evlilikler, isteyerek evleniyorlar” diye yanıt verdi ve alkışı aldı. Sunucu ısrarcıydı: “Ama evlendikleri kişiyi seçmediler”.
Yücel: “Bu zor bir soru, Anadolu ’da seçim yapmak zordur”.

Soru sorma sırası izleyicilere gelmişti. Bir izleyici Rus olduğunu ve ilk soruyu sorma hakkının da kendisinde olduğunu belirttikten sonra Neden filmin sonunda Nuri Bilge Ceylan ve Fatih Akın’a teşekkür ettiğini sordu. Yücel, senaryoyu ilk kez Fatih ile paylaştığını, filmi de önce Fatih ve Nuri Bilgi’nin izlediğini, ikisinin de arkadaşı olduğunu anlattı.
İkinci soru: “Film Türkiye ’de nasıl karşılandı, zorlama evlilikler ve filmdeki gerilime nasıl tepki verildi” idi.
Yücel’in cevabı: “Filmi Türkiye’de daha kimse izlemedi, oyuncular bile ilk defa burada izlediler. Ama çok bilinmedik bir hikaye değil. Bunlar bizim hikayelerimiz. Anadolu çok renkli, çok farklı bir yer, Çin kadar karmaşık bir yer. Ama sınırım film bir Egeli için sert, bir doğulu için çok doğal.”

Türkçe bir soru geldi: “Kendi dilimde bir film izlemekten çok mutlu oldum. Türkiye’de olsaydık kadına karşı şiddete karşı kamuoyu oluşturmak üzerine konuşurdum ama şimdi farklı bir soru soracağım. Bu film uluslararası bir festivalde kadına şiddet konusunda ülkemize karşı bir önyargıya yol açabilir mi?”
Yücel, çok akıllıca bir hamle yaparak “Bu soruya bir kadın oyuncumuz cevap versin” deyip mikrofonu Şebnem Bozoklu’ya uzattı. Bozoklu, “Önyargıların bu film nedeniyle artacağını düşünmüyorum. Sinema olanı göstermelidir, yalan söylemektense gerçekleri söylemek daha iyi” dedi.

Kalabalığı yararak dışarı çıkarken bir kadın izleyici “Bu festivalde şimdiye kadar izlediğim en iyi filmdi ve her gün en az üç film izliyorum” dedi.
Bu da benim için yeterli.