Bir zamanlar 'ora'da

Bir zamanlar 'ora'da
Bir zamanlar 'ora'da
Sermiyan Midyat'ın yönettiği 'Hükümet Kadın', iyi espriler barındırsa da filmdeki her şey fazla fazla olduğu için elde avuçta pek bir şey kalmıyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Sermiyan Midyat, ilk filmi ‘Ay Lav Yu’ ile ‘komik’ durumlar bulmada maharetli olduğunu göstermişti. Ama iş sinemaya geldiğinde kat etmesi gereken daha çok mesafe olduğu gerçeği de ortada duruyordu.
Midyat’ın bugün gösterime giren yeni filmi ‘Hükümet Kadın’ bu alanda biraz daha mesafe alındığını gösteriyor ama daha değil.
Midyat’ın babaannesinin hikâyesinden esinlenerek yazıp yönettiği, bir de Demet Akbağ ile birlikte başrolünü paylaştığı filmin hikâyesi 1956 yılında Mardin’in Midyat ilçesinde başlıyor. İlçe belediye başkanının ikinci karısı olarak yedi oğlu ve bir kızıyla birlikte kendi halinde yaşayan Xate’nin hayatı bir anda değişiyor ve okuma yazma bilmeyen bu kadın, kocasının ardından belediye başkanlığı koltuğuna oturuyor. Bir yandan rakip partinin elemanlarıyla baş etmek, öte yandan da kocasının yarım bıraktığı kasabaya su getirme sorununu çözmek zorunda kalıyor.
‘Hükümet Kadın’ın akrabalık kurduğu filmlerden bahsetmek gerek önce. Film, sırtını kalabalık kadrosuna dayayan karmaşası, bölge insanının günlük hayatının içindeki rutinler üzerine kurduğu kimi durum komedileri, çevre (Midyat)- merkez ( Ankara ) ilişkisinin kurulma biçimi ve hikâyeye ev sahipliği yapan mekânı ‘karikatürize edilmiş karakterler’ üzerinden tanımlamasıyla ‘Vizontele’yi andırıyor ilk önce. Yukarıdaki birçok neden ve ‘hissiyatlı’ finaliyle de ‘Beynelmilel’ biraz da...

‘Zamanın ruhu’
Öte yandan içine çokça ‘zamanın ruhu’ kaçmış bir film ‘Hükümet Kadın.’ Sermiyan Midyat, Xate’nin evini bir tür ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ formülüyle kurguluyor. Oğullarından birisi Marx okurken diğeri hacca gitmiş bir mümin; bir tanesi ‘efemine’ davranırken diğeri kız kardeşinden ne kadar başlık alacağının peşinde. Xate’nin kendi kızı ve yardım ettiği diğer kızlar ise çocuk yaşta evlendirilen, okutulmayan, erkekler tarafından alınıp satılan bütün kadınları temsil ediyor. Hal böyle olunca filmin adının anlamlı olduğunun altını çizmek gerekiyor. Büyük çatı altındaki bu farklı unsurları bir arada tutma görevi ise tabii ki ‘Hükümet Kadın’ın. Bir anlamda bu insanları farklılıklarıyla kabul eden ve onlara ‘anne şefkati’ ile yaklaşırken gerektiğinde ‘hükümet otoritesi’ni de kullanmaktan imtina etmeyecek bir sembol Xate. Filmin bu kapsayıcılığının ‘şık’ bir hareket olduğunun altını çizelim.
Kuruntu yapmak istemem ama filmin hemen başındaki yağmur duası sahnesinde Süryani ve Ezidileri de görüyoruz kısa bir süre ama sonra ortadan kayboluyorlar. Tıpkı film dünyasının dışında olduğu gibi “Onlar da bizim değerimiz” amentüsü filme de sirayet ediyor. Filmde bile olsa ‘değer’ olmaktan çıkıp ‘asli unsur’ haline gelemiyorlar bir türlü. Filmin Xate’nin (X’e dikkat!) yaptıkları ve söyledikleri üzerinden ‘Kürt realitesi’ne bir kez daha dikkat çekmesi, Kürtçe konuşmayı, Kürtlerin bölgenin asli unsuru olduğu gerçeğini kalın çizgilerle çekmesi de filmi bugünün konseptinde önemli bir yere oturtuyor.
Bütün bunlar bir yana, filmin bölge insanını, Yeşilçam zamanlarındaki estetik algının başka bir versiyonuyla ele alış biçimi var ki burası biraz can sıkıcı.

Yeşilçam’la bağlantılar
‘Yeşilçam’ın ‘Doğu’da geçen’ ya da ‘Doğu insanını anlatan’ yapımlardaki yorumları son yıllarda yapılan Türkiye sineması incelemelerine sıkça konu oluyor. Çoğunlukla kaba saba, bozuk bir Türkçe ile konuşan (ve komedisini bu bozuk Türkçe üzerinden kuran) karakterlerle temsil edilen Kürtler (Doğulular) algısının o zamanlardaki kadar kaba olmasa da burada da geçerli olduğunu belirtmek gerek. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu düşünmemekle birlikte, geçmişteki uygulamaların yarattığı estetik kirliliğin devamı olarak okuyabiliriz belki de. ‘Her şeyin başı eğitim’ klişesine girmiyorum bile...
Toparlarsak; ‘Hükümet Kadın’, ağırlıklı olarak Demet Akbağ, Sermiyan Midyat ve Mahir İpek’in oyunculuklarıyla sürüklediği, zaman zaman iyi espriler barındıran ama (tıpkı memleketin bütün meselelerinin filme yığılması gibi) her şeyin fazla fazla olduğu bir film olmuş. Xate’nin Hacı oğlunu canlandıran Bülent Çolak ve öğreten adam olarak Nazmi Kırık’ın göründükleri anlarda filmde kendilerine ayrı bir yer açtıklarının da altını çizelim.
Bir noktaya daha dikkat çekerek bitirelim. ‘Vizontele’, ‘Organize İşler’, ‘Hokkabaz’, ‘Eyvah Eyyvah’, ‘Sen Kimsin’, ‘Berlin Kaplanı’… Beşiktaş Kültür Merkezi komedide kendince bir okul olma yolunda ilerliyor ve hızla Arzu Film gibi bir ekol olma yolunda...

HÜKÜMET KADIN

Yazan /Yöneten
Sermiyan Midyat
Oyuncular
Demet Akbağ, Sermiyan Midyat, Bü-
lent Çolak, Mahir İpek, Ercan Kesal, Gülhan Tekin, Burcu Gönder, Cezmi Baskın, Renan Bilek.
Süre: 104 dk.