Bizimkisi bir aşk hikâyesi...

Bizimkisi bir aşk hikâyesi...
Bizimkisi bir aşk hikâyesi...
Sinema festivallerinin 'olmazsa olmaz'ı Ahmet Boyacıoğlu'nun ilk yönetmenlik denemesi 'Siyah Beyaz', Ankara'nın ünlü barı odağında beş kişinin yalnızlık kokan öykülerinden kesitler sunuyor
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

FİLMİN FOTOĞRAFLARI VE FRAGMANI İÇİN TIKLAYIN

 

VİZYONDAKİ DİĞER FİLMLERİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

Siyah-Beyaz’ın müdavimleri rolünde Şevval Sam, Tuncel Kurtiz, Erkan Can ve Nejat İşler (soldan sağa).
Evet, Kayahan’ın ünlü şarkısının ‘Bizimkisi bir aşk hikâyesi, siyah beyaz film gibi’ sözleri Ahmet Boyacıoğlu’nun ilk uzun metrajına son derece uygun düşüyor. Boyacıoğlu filminde, (doğrusu Ankara’ya sadece festivaller dolayısıyla giden biri olarak çok da bilmediğim ama başkent entelijansiyasının 30 yıldır hayat damarlarından biri olduğunu duyup işittiğim) Siyah-Beyaz Sanat Galerisi ve Barı’nın hikâyesinden bir kesit sunuyor. Öykünün ana karakterleri 70’ine merdiven dayamış, hâlâ komünist ideallerine bağlı ressam Ahmet Nihat, kalp krizi geçirdikten sonra işi gücü bırakan ve ‘Müzeyyen’ isimli sümüklüböceğiyle yaşayan avukat Muzaffer, alımlı bir orta yaş kadını olan Ayten (doğrusu onun ne iş yaptığını film boyunca pek çözemiyoruz ama kendisi bir işkadını), yurtdışında yaşayan karısı tarafından terk edilen doktor... Bu ekip hemen her akşam Faruk’un sahip olduğu barda buluşup birbirlerine yârenlik ediyorlar. Hepsi kendi dünyalarında yalnız ve en azından bir araya gelince, çoğaldıklarını düşünüyorlar...

‘Beşi ve diğerleri’
Yıllar yıllar önce Tunç Başaran, ‘Biri ve Diğerleri’nde dönemin prototiplerini yine bar taburelerine oturtuyordu. Benzer şekilde kamerasını bir bar ortamına kuran ‘Siyah Beyaz’ ise fokuslandığı beş karakter etrafında biçimlenen gevezeliklerle yoluna devam eden bir yapım olmuş. Çok az da olsa dış mekânlara (Gölbaşı’nda sandal sefası ve balık tutma, hastane ziyareti ve ev gezmeleri) uzanan film, ara ara karakterlerinin ‘özeli’ne de giriyor ve buradan onları daha detaylı bir şekilde kucaklamamıza imkân tanıyor.
Tıp kökenli olmasına karşın uzun yıllar festival yöneticiliği, yazı çizi adamı gibi kimliklerle karşımıza çıkan ve hemen her festivalde ortamın havasını soluyan Ahmet Boyacıoğlu, ilk yönetmenlik deneyiminde elbette bir başyapıta imza atmamış ama yine de sınıfı geçen, sinema duygusuna sahip bir film ortaya koymayı başarmış (yani onca festival, kendisine yaramış). ‘Siyah Beyaz’, aralarında Uğur Mumcu , Ümit Kaftancıoğlu, Abidin Dino, Burhan Uygur, Oğuz Atay, Özdemir Asaf, Jean Seberg, Ernest Hemingway, John Wayne, Yves Montand, Greta Garbo, Marlene Dietrich gibi binin üzerinde yüzün yer aldığı bardaki fotoğrafların yanı sıra hem müdavimlerinin muhabbetlerden, hem de kapanacak mı, kapanmayacak mı türünden bir gerilimle birlikte, yitip giden değerlere de kendince bir saygı duruşunda bulunuyor...

Başta Tuncel Kurtiz
Öte yandan filmi ve de muhabbetleri asıl çekici kılan başta Tuncel Kurtiz olmak üzere Taner Birsel, Erkan Can, Nejat İşler ve Şevval Sam’dan oluşan oyuncu kadrosu. Yan rollerde de Rıza Sönmez, Derya Alabora, Serhat Tutumluer ve bar tezgâhının ‘Uzak’ yanında, sessiz sedasız duruşuyla filme katkıda bulunan Muzaffer Özdemir gibi isimlere rastlıyoruz. Sonuç itibarıyla, müdavimlerinden dolayı Ankara’da daha çok iş yapmasını beklediğimiz, adına kanıp Beşiktaş taraftarının da ilgi gösterme ihtimali bulunan ve kendi içinde hedefine varan bir film olmuş ‘Siyah Beyaz’. Daha ne olsun?..


    ETİKETLER:

    Erkan Can

    ,

    Uğur Mumcu