'Fetih' değil 'duraklama' yılı

'Fetih' değil 'duraklama' yılı
'Fetih' değil 'duraklama' yılı
Türkiye sinemasının 2012'nin ilk 10 aylık verileri geçen yılın gerisinde kalınacağını gösteriyor. 6.5 milyon gişeli 'Fetih 1453'e rağmen yerli film izleme oranı azaldı.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye ’de bu yıl sinema gişelerinde ilk 10 ay itibariyle yaklaşık 34 milyon bilet kesildi. Bu biletlerin 15 milyondan biraz fazlası ise yerli yapımlar içindi. Yani toplam seyirci içinde yerli film izleyici oranı yüzde 44 seviyesinde kaldı. Üstelik ‘Fetih 1453’ gibi 6.5 milyon kişi tarafından izlenmiş bir film varken. Oysa geçen yıl seyircinin 21.2 milyonu (yüzde 49.7) yerli yapımları tercih etmişti.
Bu yılın ilk 10 ayında vizyona giren yapımlardan 42’si yerli. Yani hem yapım sayısında hem de gişe rakamlarındaki azalış dikkatlerden kaçmıyor. Örneğin 2010’da 66 olan yerli film sayısı, 2011’de 75’e ulaşmıştı. Ama görünen o ki bu yıl vizyona girecek yerli yapım sayısı geçen yılların altında kalacak. Aynı şekilde seyirci rakamının da 20 milyonun üzerine çıkması zor gibi görünüyor.
Bu hafta vizyona giren ‘Evim Sensin’in ardından önümüzdeki iki aylık dönemde ‘Temel: Moskova’nın Şifresi’, ‘Sarıkamış 1915’, ‘Çakallarla Dans 2’ gibi gişe yapması muhtemel filmlerin bu rakamları yukarı çekip çekemeyeceğini birlikte göreceğiz.
Görünen o ki gişe rakamları yıllara göre dalgalanmaya devam edecek. Önümüzdeki iki aylık dönemde bir mucize gerçekleşmezse seyirci sayısının geçen yılın altında kalma olasılığı çok yüksek. Bunda Şahan Gökbakar, Cem Yılmaz ve Ata Demirer gibi ‘gişe canavarı’ isimlerin filmlerinin olmaması büyük etken tabii.
Ama asıl sorun Türkiye’deki seyirci potansiyelini yukarılara taşıyacak, dağıtım ve salon sorunlarının bir türlü çözülememesi. Hâlâ sinema salonu olmayan kentlerimiz, seyirciyle buluşmak için salon bulamayan filmlerimiz olduğuna göre, gişe rakamları da ‘dalgalanmaya’ devam edecek gibi.