Filmin oyuncuları ve yapımcıları anlatıyor

Filmin oyuncuları ve yapımcıları anlatıyor
Filmin oyuncuları ve yapımcıları anlatıyor
35 milyon dolar bütçeli ve 85 dakika uzunluğundaki "En Süper Kahraman - Superhero Movie", iki ünlü yapımcı Bob Weiss ve David Zucker ile yazar-yönetmen Craig Mazin'i yeniden buluşturdu


FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

SÜPER KAHRAMANLAR AYNI BEDENDE UĞUR VARDAN'IN YAZISI İÇİN TIKLAYIN



*”Çıplak Silah-Naked Gun” ve “Scary Movie” serilerini yaratan ekipler, bu kez, “Örümcek Adam-Spider-Man”,”Superman”, “Batman”, “X-Men” ve “Fantastic Four” gibi süper kahraman filmleriyle zekice dalga geçiyor.





Dünyayı kurtarmak için kaç tane süper kahraman gerekir?
“The Naked Gun – Çıplak Silah” ve “Scary Movie – Korkunç Bir Film” parodi serilerinin yaratıcıları, David Zucker tarzındaki çılgın bir komedi “En Süper Kahraman-Superhero Movie”de bu soruyu yanıtlıyorlar.
Rick Riker ile tanışalım. O süper güçleri olan genç, cool ve çekici bir erkektir. Yalnız ufak bir sorunu vardır. Süper güçlerini nasıl kullanması gerektiğini bilemez. Ancak en kısa sürede dünyanın bir kez daha kurtarılması gerekmektedir ve bunu yapabilmek için Rick varolan süper güçlerini kullanmayı bir an önce öğrenmek zorundadır.
Komedi ustası yapımcı David Zucker ve beraber çalıştığı yaratıcı ekip, doyasıya gülmeyi özleyen sinemaseverlere, başrollerinde Drake Bell, Leslie Nielsen, Tracy Morgan, Pamela Anderson, Regina Hall, Sara Paxton ve diğer yeteneklerin oynadığı çılgın mı çılgın bir komedi daha armağan ediyor… Kahkaha ustalarımız bu kez, “Örümcek Adam-Spider-Man”, “Batman”,”Superman”, “X-Men” ve “Fantastic Four” gibi süper kahraman filmlerini ti’ye alıyorlar.
Superman gibi uçmak, Örümcek Adam-Spider-Man gibi örümcek ağı örmek ve kalkıştığı büyük görevi fiyaskoyla sonuçlandırmak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.

 


YARATICI EKİP
35 milyon dolar bütçeli ve 85 dakika uzunluğundaki “En Süper Kahraman – Superhero Movie”, iki ünlü yapımcı Bob Weiss ve David Zucker ile yazar-yönetmen Craig Mazin’i yeniden buluşturdu.
Craig Mazin ve David Zucker ile yeniden birlikte çalışmaktan dolayı kendisini çok mutlu hissettiğini belirten Bob Weiss, “Onlarla beraber ‘Scary Movie 3’ ve ‘Scary Movie 4’ü yapmıştım. Doğrusunu söylemek gerekirse, aynı zamanda arkadaşım olan bu insanlarla çalışmak son derece harika… Birbirimizi iyi tanıdığımız için profesyonel kısa yollar geliştirebiliyoruz” diyor.
Craig Mazin bilindiği üzere yönetmenliğini Zucker’ın, yapımcılığını Weiss’ın gerçekleştirdiği “Scary Movie 3” ve “Scary Movie 4”ün senaryo yazımında ortaklık yapmıştı.
Film yaparken ihtiyaç duyduğu motivasyonu yüreğinden aldığını ifade eden Craig Mazin, “İzleyiciyi güldürmek hoşuma gidiyor. Böyle filmler yapmamın tek nedeni budur. Bu filmleri sinemaya gelen izleyicinin sekiz-dokuz dakika kesintisiz gülmesi için yapıyorum” diyor.
Belli bir tarz filmlerle dalga geçmek de hiç kuşkusuz bir sanattır. Geçtiğimiz yıllarda “Top Secret!”, “Airplane!, “The Naked Gun”, “The Naked Gun 2 ½”, “Scary Movie 3” ile “Scary Movie 4”ü yönetmiş ve “Naked Gun 3”e de senaryo yazarı ve yapımcı olarak katkıda bulunmuş olan David Zucker, ünlü filmlerle dalga geçmeyi hedefleyen komedi yapımlarındaki mizah anlayışına izleyicinin ilginç ve farklı bir tepki verdiğinin altını çizerek şöyle konuşuyor:
“Bu tür filmlerde izleyicinin ortak bir referans noktası vardır. Sonuçta herkes süper kahraman filmlerine gitmiş ve keyif almıştır. 70’li yıllardaki felaket filmleri serisi ‘Airport-Havalimanı’ filmlerinin hepsini beğenmiştim. Robert Stack, Peter Graves veya Charlton Heston gibi usta aktörlerin oynadığı karakterler en ciddi sözleri söylerken bile, bir izleyici olarak o sözleri hemen/anında espirili hale dönüştürmek çok hoşuma giderdi.”
Bugüne kadar hangi tür filmlerin ti’ye alındığını tek tek inceleyen yapımcılar, parodisi bugüne kadar hiç yapılmamış bir tür bulmayı başardılar. Aranan kan, “Superhero Movie”ye kadar dokunulmamış “süper kahraman filmlerinde” bulundu.
Yapımcı Bob Weiss ilk günlerde yaşanan heyecanı şu sözlerle anımsıyor: “Bundan birkaç yıl önce parodisi yapılabilecek, hiç keşfedilmemiş alanlar bulmak için oturup konuşmuş, bol bol kafa yormuştuk. Süper kahraman filmlerini ti’ye alan bir filmin hiç yapılmadığını fark edince hepimizi bir heyecan dalgası kapladı.”
“Süper kahraman filmlerini her zaman sevmişimdir” diyor Craig Mazin, “Çocukluğumdan beri sıkı bir çizgi roman okuruyum. Süper kahraman filmlerinde ve çizgi romanlarının hepsinde benzer unsurlar vardır. Bunların çoğunda toplumsal açıdan dışlanmış bir insanın yaşamının, mücadelesinin takip edildiğini görürüz. Kahramanın sahip olduğu güçlerle başa çıkmayı/ baş etmeyi öğrenmesi konu alınır; kişiliği açısından bu güçlerin ne anlama geldiği vurgulanır. Örneğin çok sevdiği kişi ölmüştür ve o sırada ya yanlış bir adım atmış, ya da hiçbir şey yapmamıştır. Bunun acısını ve vicdan azabını çeker. Ayrıca ortada sevdiği kız vardır. Süper kahramanımızın ikinci kimliği, kendi benliği ve o kız arasında gidip gelinir. Buna benzer olgular her yeni süper kahraman filminde tekrarlanır durur.”
Araştırmasını derinleştirip senaryoyu yazmaya başlayan Mazin, bugüne kadar birçok süper kahraman filminde sunulmuş ilave motifleri tanımlamaya başladığını ifade ederek şunları söylüyor:
“İyi yapılmış süper kahraman filmlerinin hepsinde nasıl başarılı bir süper kahraman olunacağını öğrenen bir karakter vardır. Başlangıçta bu güçlerini nasıl kullanacağı konusunda bocaladığını görürüz. Bu noktada ‘Ben kimim?’ sorusunu kendi kendine sorar. Ancak en büyük düşmanını yeninceye kadar gerçek anlamda başarılı bir süper kahraman değildir. Ayrıca o düşmanın mutlaka bir süper düşman olması da gerekmez. Kimi zaman düşmanı ta kendisidir, onu gerçek bir kahraman olmaktan alıkoyanın yine kendisi olduğunun farkına varır. Bizim kahramanımız Rick’in çıktığı yolculuk tam olarak budur.”
“En Süper Kahraman-Superhero Movie”deki öykü akışının odak noktasında, portresini Drake Bell’in oynadığı Rick vardır. İkinci kimliği ise yeşil renkli bir Dragonfly / Yusufçukböceğidir. Craig Mazin bu karakterin getirdiği komedi fırsatlarını şu sözlerle açıklıyor:
“Rick’in süper güçleri ve süper çevikliği vardır. Duvarlara tırmanabilme yeteneğine sahiptir. Sokak kavgalarında oldukça iyidir. Derisi zırhlıdır. Titanyum bıçak darbeleri hariç her türlü darbeye karşı dayanıklıdır. Her süper kahramanın sahip olması gereken kıyafet onda da vardır ve yeşil renklidir. Ancak süper kahramanımızın sorunu, insanları kurtarmaya çalışırken, sakarlığından dolayı, onları kazayla öldürmeye eğilimli olmasıdır. İyi kalplidir,ama bu her zaman işe yaramaz.”
Başarılı bir parodi yapmak için karakterlerde mutlaka bir espri olması gereğine inandığını ifade eden David Zucker ise şunları ekliyor:
“Parodilerdeki karakterler kendilerinin ti’ye alındığının farkında değildir. Böyle filmler yaparken şunu öğrendik: İzleyici bir noktaya kadar o karakterleri ciddiye almak ister. Örneğin ‘Airplane’de Robert Hayes karakteri uçağı yere çarptırmak üzeredir. Ancak o noktada bile izleyici onun uçağı başarıyla indirmesini ister. İlk başta niyetimiz farklıydı. Uçağı yere çarptırmak üzereyken aptalca bir sürü espri koymuştuk. Sonra hepsinden vazgeçtik. Çünkü o espriler izleyiciyi filmden koparıyordu. İzleyici o karakterin üstlendiği işi başarmasını istiyordu.”
Sözü yeniden alan Craig Mazin de, iyi bir parodi filmi yapmak için esprilerin de iyi niyetli olması gereğine dikkat çekerek şunları söylüyor:
“Parodisini yapmak istediğiniz film türünü sevmiyorsanız iyi espri çıkaramaz ve elde edemezsiniz. ‘Scary Movie’ serilerinde ti’ye aldığımız korku ve gerilim filmlerinin hepsini çok seviyorduk. “En Süper Kahraman”da ti’ye aldığımız ‘Spiderman’, ‘Batman’ ve benzeri süper kahraman filmlerinin de hepsini kesinlikle seviyoruz. Onlara tutkunuz.”
“Fantastic Four”, “X-Men” ve “Superman” gibi süper kahraman filmlerinin olmazsa olmazlarından birisi de kadın kahramanlardır. “Scary Movie” serilerinde izleyiciyi kahkahaya boğan Regina Hall, süper kahramanları övmenin en samimi formatının iyi bir taklitten geçtiğine dikkat çekerek şöyle diyor:
“Sonuçta herşey gülmek, eğlenmek içindir. Eğer biz o kahramanları ti’ye alıyorsak, başarılarını takdir ettiğimiz için yapıyoruz. Zaten izleyicinin bilmediği, tanımadığı birşeylerin parodisini yapmamız mümkün değildir. Biz onları ti’ye aldığımızda onlar zaten hit olmuşlardı. O süper kahramanların parodisini yapmak bizler için başlıbaşına bir onurdur.”

 


OYUNCU SEÇİMLERİ VE PRODÜKSİYON
“En Süper Kahraman-Superhero Movie”nin oyuncu kadrosunu bir araya getirme süreci, yıldızı yeni parlayan genç yeteneklerle tecrübeli aktörleri bir araya getiren yapımcılar ve yönetmen açısından heyecan verici bir süreç oldu.
Filmde, “Rick Ricker” ve onun ikinci kişiliği “The Dragonfly” rollerinde aktör-müzisyen Drake Bell kamera karşısına geçti. Nickelodeon’un hit dizisi “Drake and Josh”ta dört sezon başrol oynayan Drake Bell, aynı kanalın bir başka dizisi olan “The Amanda Show”da da Amanda Bynes ile başrolü paylaşmıştı.
Süper kahramanlarla dalga geçen bir komedi filminde oynamanın gülünç duruma düşme sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini söyleyen yönetmen Mazin, “Süper kahraman kıyafetlerini giymek bile başlıbaşına bir zorluktur. Giyeceği kıyafetini ayarladıktan sonra Drake’yi bir de başaşağı sallandırdık. Belki binlerce defa kafa üstü düşmenin eşiğinden döndü” diyor.
Tüm zorluğuna karşın “En Süper Kahraman - Superhero Movie” ekibinin parçası olmaya istekli olduğunu söyleyen Drake Bell ise, bunca zorluğu neden göze aldığını şu sözlerle ifade ediyor: “Çocukluğumda ‘Airplane’ ve ‘Naked Gun’ serilerini izleyerek büyüdüm. Bu filmin yapılacağını duyduğum anda kadroya katılmak istedim.”
Aynı zamanda bir müzisyen olan Drake Bell, Zucker’dan teklif aldığında turne için yollardaydı. Zucker o günleri şu sözlerle anımsıyor: “Onun izini sürdüğümüzde grubuyla beraber Pennsylvania’ya bağlı Harrisburg’daydı. O tarihte ben de Milwaukee’de ailemi ziyaret ediyordum. Hemen uçağa atlayıp Milwaukee’den Harrisburg’a gittim. Turnesinde dolaştığı yerleri beraber gezerken senaryo okumasını yaptık. Onun harika bir seçim olduğunu gördüm. Geri döner dönmez hemen stüdyoya giderek sözleşmeyi imzaladık. Bu tipte bir komedi için onun doğal yeteneği olduğunu düşünüyorum.”


Drake Bell filmde oynadığı Rick Ricker karakteriyle ilgili olarak şu yorumu yapıyor: “Aslında okulun ‘alay konusu’ öğrencisi Peter Parker’a çok benziyorum. O istediği kızı elde edemeyen bir fotoğrafçıdır. Yusufçuk böceği tarafından ısırıldığı için kendine güvensizdir. İnsanları kurtarmaya çalışır ama aslında koca kafalı salağın tekidir.”
Drake Bell’in yaptığı tanımlamaya katıldığını söyleyen Craig Mazin de şunları ekliyor: “Ne zaman insanlara yardımcı olmaya kalkışsa ortalığın daha da karışmasına yol açar. Adeta belaları üzerine çeker. Sonra da yol açtığı sorunları çözmeye çalışır. Sonunda bir kahraman olmanın ne anlama geldiğini; günü nasıl kurtaracağını ve kızı nasıl elde edeceğini anlamayı başaracaktır.”
“En Süper Kahraman-Superhero Movie”de Rick Ricker karakterine eşlik edecek masum ve saf bir kızı canlandıracak yetenekli bir oyuncuya ihtiyaç vardı. Jill rolünü üstlenecek oyuncuyu aramaya başlayan yapımcılar, istenilen özelliklerin hepsini “Sydney White” ve “Aquamarine” gibi komedilerle tanınan Sara Paxton’da buldular.
Yapımcı Weiss, bu tercihin sebebini şu sözlerle açıklıyor: “Sara Paxton küçük yaşlardan beri film endüstrisinin içinde olan bir isimdi. Gerçekten harika bir oyuncuydu. Rick Ricker karakterine eşlik ederken aynı anda hem kırılgan, hem de güçlü bir karakter yapısına sahip bir oyuncu istiyorduk. Jill karakterinin gerektirdiği ilginç bileşime Sara fazlasıyla sahipti.”


Weiss sözlerine şöyle devam ediyor: “Sara 21 yaşındadır ama olgunluk düzeyi gerçek yaşının çok daha üzerindedir. Drake gibi o da çocukluğundan beri oyunculuk yapmaktadır. Doğal espri yeteneğine sahip bir oyuncu olduğu için onu tercih ettim. Aynı zamanda rolünün gerektirdiği seksilik ve saflığı da kişiliğinde barındırıyordu. Çevresindeki erkekleri neden kendisine çektiğini anlayamayan klasik komşu kızı tarzı istedim. Tüm bunları göz önüne alınca Sara Paxton en mükemmel tercih oldu.”
Sara Paxton oynadığı Jill karakterinin içine düştüğü romantik ikilemi şu sözlerle tanımlıyor: “Jill aslında iki arada bir derede kalmıştır. Bir yandan Dragonfly’a (Rick), diğer yandan da erkek arkadaşı Lance’e ilgi duymaktadır. Lance ‘kazma’ olarak tabir edilebilecek kaba saba ve görgüsüz bir gençtir. Ancak Jill’in de çok zeki bir kız olduğu söylenemez. Herşeye rağmen Lance’e sadık kalması gerektiğini hisseder. Ancak bir yandan da Dragonfly’in cazibesine kapılmaktadır. O ortaya çıkıp kendisini kurtardıktan sonra bir gazetenin ön sayfasında fotoğrafını görünce duygularının ona yönlendiğini hisseder.”
Aşk üçgeninin üçüncü köşesinde yer alan Lance rolünde “Veronica Mars”tan tanıdığımız Ryan Hansen kamera karşısına geçti. Genç aktörün süper kahraman filmleriyle ilgili yorumu şöyle:
“Süper kahraman filmlerinin mazlumların öyküsünü anlatması nedeniyle sevildiğini düşünüyorum. Bizim filmimiz de gerçek anlamda bir kaybeden / mazlum öyküsüdür. İzleyici filmin her noktasında ister istemez Dragonfly’ın yanında yer alır. Hepimiz süper kahraman filmleri ve çizgi romanlarıyla büyüdük. Sonunda böyle bir filmde oynamayı başarmak benim için büyük bir ödül oldu.”


“En Süper Kahraman-Superhero Movie”nin kötü adamı Lou Landers ve ikinci kimliği Hourglass rolünde Christopher McDonald oynadı. Craig Mazin’in hatırına bu işe kalkıştığını ifade eden deneyimli aktör, filmin yapım ve yönetim kadrosu için düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor:
“Bence Craig Mazin beyni vızır vızır çalışan bir komedi dahisidir. Limitsiz espri gücüne ve tükenmeyen enerjiyi sahiptir. David Zucker da bu alanın en büyük dehalarından birisidir. Kamera arkasında bu ikisi olunca kendinizi güven içerisinde hissedersiniz. Çünkü istediklerini tam olarak almadan ikisinin de asla durmayacağını bilirsiniz.”
“Scary Movie” serilerinin demirbaş oyuncularından Regina Hall da, filmde Tracy Morgan’ın oynadığı Xavier karakterinin karısı Bayan Xavier rolünde oynadı. Güzel oyuncunun filmdeki rol arkadaşları ve oynadığı karakterle ilgili yorumu şöyle:
“Bu film, Tracy ile beraber oynadığımız ikinci film oldu. Bence Tracy gerçekten çok akıllı, yetenekli ve espri gücü yüksek bir insandır. Kendisini ‘Saturday Night Live’ günlerinden beri izliyorum. Son olarak da ’30 Rock’ta izlemiştim. İnanılmaz derecede yetenekli bir oyuncudur. Oynadığım karakterin giyeceği kıyafet konusunda farklı beklentilerim vardı. Sete geldiğimde ‘Hayır, sen üç parçalı bir kıyafet giyeceksin. Kendini sade bir kıyafet için hazırlasan iyi olur’ dediler.”


Ayrıca Pamela anderson ile beraber çalışmaktan da onur duyduğunu söyleyen Regina Hall, “Filmde Pamela Anderson ile bir kedi dövüşüm var. Bundan sonra beni kıskanan erkek sayısının artacağını tahmin ediyorum. Pamela o kadar tatlı bir insan ki, onunla oynamak benim için büyük keyif oldu” diyor.
Regina Hall, süper kahraman olsaydı, hangi süper güce sahip olmak istediği sorulduğunda ise şu yanıtı veriyor: “Açıkçası canının istediği herşeyi yediği halde bir gram bile kilo almayan bir süper kahraman olmak isterdim. İsmim de ‘Food Girl’ olurdu ve göğsümde bir ‘F’ amblemi olurdu. Sloganım ise, büyük ihtimalle ‘Hiçbir yiyecek güvenli değildir’ şeklinde olurdu herhalde…”
“X-Men”de Patrick Stewart’ın oynadığı karakteri çağrıştıran Xavier rolünde Tracy Morgan kamera karşısına geçti. Regina Hall ile ikinci kez işbirliği yapmaktan ve yepyeni bir kreatif ekiple çalışmaktan mutlu olduğunu söyleyen Tracy Morgan, “Regina Hall ile daha önce çalışmıştım ama bu ekiple ilk çalışmam oldu. Herşey çok güzeldi. İnanılmaz keyifli bir çalışma ortamı vardı” diyor.


“Scary Movie 3” adlı filmde ünlü korku filmi “The Grudge-Garez”e göndermeler içeren unutulmaz bir yastık savaşı yapan Pamela Anderson ise, “Scary Movie 3” ve “Scary Movie 4”ün ardındaki kreatif ekiple yeniden beraber çalışmaktan duyduğu mutluluğu şu sözlerle ifade ediyor:
“Bu insanlar öyle esprili ki, böyle bir filmin setinde olmaktan büyük zevk almıştım. ‘En Süper Kahraman-Superhero Movie’ için beni davet ettiklerinde çok mutlu oldum. Ayrıca Regina ile Tracy’nin büyük hayranıyım. Drake Bell de çocuklarımın favorisi olup çıktı. Onu en az benim kadar sevdiler.”
“En Süper Kahraman - Superhero Movie”de oynamaktan memnuniyet duyanlardan birisi de, “Happy Days” adlı dizideki “Bayan C” rolüyle adını duyuran Marion Ross oldu. Onun diğer oyunculardan en önemli farkı, filmin genç başrol aktörü Drake Bell ile daha önce beraber çalışmış olmasıydı.
Drake Bell bu konudaki düşüncesini şu sözlerle açıklıyor: “Marion çok tatlı bir insan. Kendisiyle daha önce ‘ABC After School Special’de birlikte çalışmıştım. O zamanlar 10 yaşımdaydım. Burada da beraber oynayınca kendimi film seti yerine aile ortamında gibi hissettim.”
Craig Mazin’in Marion Ross ile ilgili yorumu ise şöyle: “Marion Ross’u Amerika’nın anne simgesi olarak tanırız. Bu filmde de eğitici tarzını ortaya koyan bir rolü vardır. Rick’e bazı harika öğütler verir ama bunların her zaman doğru sonuç vermediğini görürüz. Filmde Şükran Günü hindisinin içini doldurduğu sahneyi gördüğünüzde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.”
Marion Ross, filmdeki rolünü Mazin’den nasıl aldığını şu sözlerle anımsıyor: “Craig Mazin’in evime kadar geldiğine inanabiliyor musunuz? Biz oyuncular normalde yapımcıların ve yönetmenlerin işyerine gideriz ve seçmelere tabi tutuluruz. Craig bu geleneği bozarak evime kadar geldi ve,‘Sizi de bu filmde görmek istiyoruz’ dedi. Bir saat kadar sohbet ettik. Bu durum açıkçası gururumu okşadı. Onu çok çok sevdim. Harika ve zeki bir genç adam olduğunu düşünüyorum.”


“En Süper Kahraman-Superhero Movie”nin oyuncu kadrosundaki ünlü isimlerden birisi de, duyguları belli etmeyen mizah anlayışının bir numaralı ustalarından Leslie Nielsen oldu. Zucker, Weiss ve Mazin ile daha önce sık sık işbirliği yapan ünlü komedyen de “En Süper Kahraman-Superhero Movie”deki yerini aldı. 1926 doğumlu Leslie Nielsen, bilimkurgu filmi klasiği “Yasak Gezegen-Forbidden Planet”den(1956) felaket filmi klasiği “Poseidon Macerası-The Poseidon Adventure”a (1972) kadar pek çok filmde rol aldı. Stephen King uyarlaması “CreepShow-Korku Şovu”da(1982) bunlar arasında yer alıyor. Asıl ününü “Çıplak Silah-Naked Gun” üçlemesi, “Uçak!Airplane!”,”Scary Movie 3” ile “Scary Movie 4” adlı güldürülerle yaptı.Leslie Nielsen 1980 yılından bu yana tam 28 yıldır parodi filmlerinin en çok aranılan ve beğenilen oyuncusu olmayı başarmıştır.Onun sadece “Çıplak Silah” serisi Türkiye sinemalarında 823 bin kişi tarafından izlenmiştir.
Yapımcı Bob Weiss, Leslie Nielsen’in katılımıyla ilgili şu yorumu yapıyor: “Scary Movie’ serilerinden sonra Leslie ile yeniden beraber çalışmak harikaydı. Scary Movie 4’de Birleşik Amerika Başkanı’nı oynamıştı. Bu filmde ise baş aktörümüzün amcası rolünde kamera karşısına geçti. Leslie’nin olağanüstü mizah gücü olması, parodi komedi stilini yakından tanıyor olması ve kişisel boyutta yakın arkadaş olmamız harikaydı. Bunların hepsi, beraber yaptığımız çalışmanın çok daha keyifli olmasını sağladı.”
Craig Mazin’in bu konudaki yorumu şöyle: “Rick’e kahramanlığın ne anlama geldiğini öğreten kişi amcası rolündeki Leslie Nielsen’dir. Onunla ‘Scary Movie 3’ ve ‘Scary Movie 4’te çalışmıştık. Bizim için onunla çalışabilmek büyük bir zevk ve onur olmuştu. Bence Leslie Nielsen parodi filmlerinin üstad aktörüdür. İnanılmaz kariyeri boyunca oynadığı karakterlerle bu ünvanı fazlasıyla hak etti.”
“Scary Movie 3” ve “Scary Movie 4”te oynamış olan Kevin Hart da, “Superhero Movie”ye Trey rolüyle geri döndü. Yapımcı Zucker, Kevin Hart ile ilgili şu yorumu yapıyor:
“Kevin Hart ile ‘Scary Movie 3’te tanışmıştık. O filmin senaryo okumalarına katılan bir arkadaşına yardımcı olmak amacıyla onun yanında gelmişti. İnanılmaz komik olduğunu gördük. ‘Scary Movie 3’te ona ve Anthony Anderson’a hemen birer rol yazdık. O günden sonra bağlantımız hiç kesilmedi. Bu filmde Kevin Hart’a daha büyük bir rol verdik.”

www.superhero-movie.net ; www.tmc.com.tr