İnanmak istiyorum ama 'Ay inanmıyorum'

İnanmak istiyorum ama 'Ay inanmıyorum'
İnanmak istiyorum ama 'Ay inanmıyorum'
'The X-Files: İnanmak İstiyorum'un başrollerinde klasik ikili, David Duchovny ve Gillian Anderson var
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

MULDER İLE SCULLY GENE BİR ARADA...SEVİN OKYAY'IN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

YAPIM NOTLARI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN

 

Bir zamanların çok tutulan ve kahramanları, genellikle paranormal olayların peşine takılan ‘X-Files’ (Gizli Dosyalar) dizisi, bir sinema filmiyle yeniden huzurlarımızda. Bundan 10 yıl önce, ilk kez uzun metraj olarak karşımıza gelen ‘Gizli Dosyalar’ın, beyazperdedeki bu ikinci adımında, hikâye ‘paranormal’likten çıkmış, ‘normal’liğe dönüşmüş. ‘The X-Files: İnanmak İstiyorum’ adıyla gösterime çıkan filmde, yönetmenlik koltuğuna serinin yaratıcısı olan Chris Carter oturmuş.
Hikâye, serinin sürükleyici figürleri ajan Mulder ve Scully’nin sivil hayata döndüğü bir zaman diliminde başlıyor. Ne var ki, Virginia’da, belli bir bölge dahilinde bulunan kesik eller ve kollar, FBI’ın eski ajanlarına başvurmasına neden oluyor. Pedofili suçundan hüküm giymiş Peder Joe’nun da, ‘altıncı his’lerinden yararlanan örgüt, Mulder ve Scully’nin yardımıyla, cinayetleri işleyenlerin peşine takılıyor. Mulder’ın metafiziğe olan inancıyla Scully’nin ‘katı gerçekçiliği’ arasında gidip gelen çekişmeler, yine hikâyeye damgasını vururken biz de hep birlikte, cinayetleri kim, neden işlemiş sorusuna cevap arıyoruz.
Sonuç? ‘Demode’liğiyle gündeme gelen diziden bir film ortaya çıkarmak fikrinin, karşılığını Carter’ın hikâyesinde bulamıyoruz. ‘The X-Files: İnanmak İstiyorum’, uzaylılardan umudu kesip ‘iç piyasa’ya gözünü diken bir yapım olmuş. ‘İç piyasa’nın anlamı da şu; 50’ler ne demekti, elbette pis komünistler. Burada da kötülüklerin kaynağı Ruslar. Son derece zorlama ve demode ötesi bir tavır. Üstelik bu tür bir polisiye için ajan eskisi Mulder’le Scully’ye gerek var mıydı, tartışılır. Hikâyeye ‘Frankenstein sosu’ katmak da, sonucu değiştirmemiş. Hele ki ‘pedofili zanlısı bir papaz’ bile, kurtarıcı olamıyor.
Heyhat, Gizli Dosyalar’ keşke yeniden açılmasaymış, çünkü film ‘İnanmak İstiyorum’dan çok ‘Ay inanmıyorum’ olmuş.