İtalya'nın kanlı krallığı: Gomorra

İtalya'nın kanlı krallığı: Gomorra
İtalya'nın kanlı krallığı: Gomorra
İtalyan mafyasının hikâyesi iki saati aşan, içiçe geçmiş beş öyküyle sinemalarda. İki yıldır polis korumasında olan 'Gomorra' kitabının yazarı, Napoli mafyası Camorra tarafından ölümle tehdit ediliyor


FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN 'MAFYA'...UĞUR VARDAN'IN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN


GOMORRA

Tür : Dram / Suç
Yönetmen : Matteo Garrone
Senaryo : Roberto Saviano (Kitap), Maurizio Braucci
Yapımcı : Domenico Procacci
Görüntü Yönetmeni : Marco Onorato


OYUNCULAR

Toto’nun Hikayesi
Totò Salvatore Abruzzese
Simone Simone Sacchettino
Boksör Salvatore Ruocco
Pitbull Vincenzo Fabricino
Gaetano Gaetano Altamura
Italo Italo Renda

Don Ciro ve Maria’nın Hikayesi
Don Ciro Gianfelice Imparato
Maria Maria Nazionale
Taraf değiştiren çocuk Salvatore Striano
Don Carlo Carlo del Sorbo
Bombolone Vincenzo Bombolo

Franco ve Roberto’nun Hikayesi
Franco Toni Servillo
Roberto Carmine Paternoster
Dante Serini Alfonso Santagata
İşadamı Massimo Emilio Gobbi
Taşocağı şefi Salvatore Caruso
Çiftçi Italo Celoro

Pasquale’nin Hikayesi
Pasquale Salvatore Cantalupo
İşveren Gigio Morra
Xian Zhang Ronghua
Pasquale’s karısı Manuela Lo Sicco

Marco ve Ciro’nun Hikayesi
Marco Marco Macor
Ciro Ciro Petrone
Giovanni Giovanni Venosa
Korsan Vittorio Russo
Zi Bernardino Bernardino Terracciano

FİLMİN KONUSU

Güç, para ve kan… İtalya’nın Napoli ve Caserta bölgesinde halkın her gün yüzleştiği “değerler” bunlar. “Sistem”in, yani Camorra’nın kurallarına boyun eğmeye zorlanıyorlar ve başka hiçbir seçenekleri yok. Normal bir yaşam sürmeyi içlerinden ancak birkaç şanslı kişi hayal edebilir…

Görünürde kurmaca olsa da kökleri gerçeklikte yatan ve bu acımasız dünyada yaşanan beş öykü, bu sert senaryoda iç içe geçti.

Don Ciro, nam-ı diğer “Denizaltı”… Bölgede tartışılmaz bir hakimiyeti olan çeteyle bağlantılı mahkumların ailelerine düzenli olarak yapılan ödemelerden sorumlu. Zeki, ketum ve olaylara müdahil olmadan sadece işini yapan biri. Ancak çetenin dağılmaya başlamasıyla birlikte, emirlerini kimden alacağı belirsizleşiyor ve o da kendi hayatta kalma savaşını vermeye başlıyor.

Totò, 13 yaşında ve bir an önce büyümek için can atan bir çocuk. Hayat okulunda adım adım eğitimini alıyor. Ta ki günün birinde geri dönüşü olmayan bir seçim yapana kadar.

Marco ile Ciro, bir Brian De Palma filminde yaşadıklarını zannediyorlar. Ama sistemin gözünde onlar sadece iki başıboş köpek ve kabadayılıkları ile sektörün rutin ilerleyişini sekteye uğratıyorlar.

Roberto, çalışmak isteyen bir üniversite mezunu. Franco ona iyi kazanç sağlayacağı düzenli bir iş fırsatı sunuyor: Zehirli atık yönetimi alanında bir iş. Ama bu mesleğin gerçekleri, Roberto’nun vicdanını rahatsız edecek cinsten…

Pasquale, kişiye özel hazırlanmış (haute couture) giyim sektörüyle sözleşmeli olarak çalışan küçük bir kuruluşun kayıtdışı olarak görev yapan yetenekli terzisi. Çinli bir rakip firma, ona mesleğinin püf noktalarını kendi çalışanlarına öğretme fırsatı sunuyor. Bu cazip davet karşısında aklı çelinen Pasquale, hayatını tehlikeye atma pahasına teklifi kabul ediyor.


YÖNETMENİN NOTU

Matteo Garrone filmi hakkındaki yorumu şöyle: Gomorra’yı çekerken elimde olan malzeme görsel açıdan o kadar güçlüydü ki, ben bunu sanki o mekanlarda tesadüfen bulunuyormuşum gibi, mümkün olduğunca dürüst bir şekilde yansıtmaya çalıştım. Filmi çekerken kendi tecrübe ettiğim hisleri seyirciye de aktarabilmenin en doğru yolunun bu olacağını düşündüm.


MATTEO GARRONE HAKKINDA

Matteo Garrone, 1968 yılında Roma’da doğdu. 1986 yılında sanat okulundan mezun oldu ve bu tarihten itibaren kamera asistanlığı yapmaya başladı. Takip eden yıllarını resme adadı.

1996 yılında, “Silhouette” adlı kısa filmiyle Sacher Ödülü’nü kazandı. 1997 yılında, ilk uzun metrajlı filmi olan “Terra di Mezzo”yu yönetti. Filmin yapımcılığını, kendi şirketi Archimede gerçekleştirmiş; dağıtımını ise Tandem üstlenmişti. Bu film ile Torino Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ve Cipputi Ödülü’nü kazandı.

1998 yılında, Napoli’de “Oreste Pipolo, fotografo di matrimoni” (Oreste Pipolo, Düğün Fotoğrafçısı) adlı belgeseli yönetti. Aynı yıl, Venedik Film Festivali’nde Kodak Ödülü, Angers Film Festivali’nde Mansiyon Ödülü, Valencia Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü ve Messina Film Festivali’nde yine Kodak Ödülü’nü kazanan ikinci uzun metrajlı filmi “Guests”i tamamladı. Üçüncü filmi “Roman Summer” (2000) da ilk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yaptı.

Matteo Garrone, 55. Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü adlı bölümünde gösterilen 2002 tarihli filmi “The Embalmer” ile hem seyirciden hem de eleştirmenlerden övgü topladı. Film, En İyi Senaryo ve Yardımcı Erkek Oyuncu dallarında David di Donatello ödülünü kazandı. En İyi Kurgu kategorisinde Nastro d’argento ve Ciak d’Oro ödüllerinin sahibi oldu. En İyi Yapımcı, Senaryo, Görüntü Yönetimi, Sanat Yönetimi ve Dağıtım dallarında da Fellini Ödülü’ne layık görüldü.

2005 yılında, 54. Berlin Film Festivali’ne katılan “First Love” adlı filmi, En İyi Film Müziği için verilen Gümüş Ayı ödülünü kazandı. Film, aynı dalda Nastro d’argento ve David di Donatello ödüllerinin de sahibi oldu.



SUÇ İMPARATORLUĞU

İtalya’da organize suç, savaş üreten bir kurumdur. Otuz yıllık süreçte 10.000’in üzerinde insanın ölümünden sorumludur. Resmi kaynaklara göre, İntifada’nın başlangıcından bu yana İsrail - Filistin çatışmasında bile daha az ölüm kaydedilmiştir. Bu “kurum”, yılda tahmini 150 milyar Euro’yu bulan iş hacmiyle, hem İtalya’nın hem de Avrupa ekonomisinin en güçlü aktörlerinden biridir. Tüm FIAT Grubu’nun global iş hacmi bile yılda 58 milyar Euro ile sınırlıdır.

Son otuz yılda, sadece Camorra tarafından öldürülen insanların sayısı 4.000’i bulmaktadır. Bu rakam, tüm diğer suç örgütlerini ve terörist grupları aşmaktadır. Camorra, tüm İslami terör örgütleri, IRA, ETA ve hatta Sicilya mafyası Cosa Nostra’dan bile daha fazla insan öldürmüştür.

Camorra’yı meydana getiren çok sayıda çete, Napoli ve Caserta kentlerinin de dahil olduğu kalabalık bir alanı paylaşmaktadır. Top yekûn çetelerin kontrolü altında bulunan bu sonsuz ve görünmez krallığın sınırları her geçen gün genişlemektedir.

Camorra sadece yasadışı uyuşturucu ve silah trafiği ya da haraç almakla para kazanmaz. İnşaat, turizm, tekstil, ulaşım, akaryakıt, dağıtım, gıda, süpermarket, restoran, mağaza, sinema ve bankacılık sektörlerinde de faaliyet göstermektedirler. Yasadışı faaliyetlerden elde edilen yüklü miktardaki para, ulusal sınırları Tayvan’dan Aberdeen’e kadar uzanan yasal faaliyetlere aktarılmaktadır. Camorra, New York’taki İkiz Kuleler’in yeniden inşasında bile hisse sahibidir.

Grubun, her tür sosyal sınıftan binlerce “üye”si vardır. Doktorlar, iş adamları, kimyagerler, mühendisler, vasıfsız işçiler, inşaat işçileri, çöpçüler ve temizlikçiler, psikologlar, şarküteri sahipleri, terziler, çiftçiler… Ayrıca çocuklar da uyuşturucu satıcısı, gözcü, dağıtımcı ve hatta asker olarak işe alınmaktadır. Bu çocuklar, göz açıp kapayıncaya kadar birer katile dönüşürler. Ulusal Mafya’ya Karşı Mücadele Departmanı’na göre, İtalya’daki mafya oluşumlarının toplamda 25.000 kişilik bir ordusu ve 200.000 doğrudan destekçisi bulunmaktadır.

Camorra, sağladığı fiyat avantajları sayesinde, zehirli atıkların yok edilmesi alanında bir tekel oluşturmuştur. Otuz yılı aşkın süredir, Orta ve Kuzey İtalya’daki birçok şirket, Camorra’ya ait firmaların aracıları vasıtasıyla, zehirli atıklarını Güney İtalya’da gömmektedir. Bu durum, tarım alanlarının zehirlenmesine ve halk arasında kanser vakalarının hızla artmasına neden olmaktadır. Çeteler tarafından kontrol edilen tüm zehirli atıklar biraraya toplansaydı, 14.600 metre yüksekliğine ve üç hektar genişliğinde alana yayılan bir dağ oluşurdu. Bu rakam, yüksekliği sadece 8850 metre olan Everest’in neredeyse iki katıdır.

Moda sektöründe, taklit ürünlerin imalatı Camorra tarafından yürütülmektedir. Ancak, maddi olarak çetelere bağımlı bir yasadışı firmalar ağı aracılığıyla, en saygın İtalyan moda tasarımcılarına da üretim hizmeti verilmektedir.

Napoli’nin kuzeyinde yer alan Scampia mahallesi, dünyanın en geniş açık hava uyuşturucu pazarı olarak kabul edilmektedir. Tek bir çete için uyuşturucu trafiğinden elde edilen günlük kazanç yaklaşık 500.000 Euro’yu bulur. En güçlü çetelerden bir kısmı arasındaki savaş da burada başlamıştır. Bu öyle bir savaştır ki, 2004 Şubat ayından itibaren sadece birkaç haftalık süreçte onlarca ölüme neden olmuştur.

Bu filmde izleyeceğiniz öyküler, gerçek hayattan alınmıştır. Tüm bunlar, Napoli’nin Scampia mahallesinde ya da Caserta’da yaşanmıştır ve yaşanmaya devam etmektedir. Bu bölgelerde, tıpkı başka yerlerde de olduğu gibi, çoğu çocuk yaştaki binlerce erkek ve kadının yaşamlarına, suç örgütleri ve onların şiddet eylemleri hükmetmektedir.


YAZAR VE SENARİST ROBERTO SAVIANO
Roberto Saviano, 1979 yılında Napoli’de doğdu. Napoli ile Caserta arasında yaşadı. Mezun olduğu Napoli Üniversitesi’nde, Güney İtalya Tarihi profesörü Francesco Barbagallo’nun öğrencisiydi. Camorra ve suç üzerine araştırma yapan bir araştırma grubuna katıldı. L’Espresso dergisi ve günlük La Repubblica gazetesi için çalıştı.

İlk romanı Gomorra, sadece İtalya’da 1.200.000 adet sattı ve 33 ayrı dile çevrildi. Roberto Saviano, bu romanında, edebiyat ve gazete haberciliği üslubunu kullanarak gerçekliği anlatmaya çalışmıştı. 2006 yılında hem Giancarlo Siani Ödülü’nü hem de Viareggio Repaci Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Roberto Saviano, 13 Ekim 2006 tarihinden itibaren polis koruması altında yaşamaktadır. Bunun nedeni, gerçek olaylara dayanan Camorra karşıtı kitabının elde ettiği popülarite olduğu kadar; hukuki mercilerle işbirliği, İtalyan polisine verdiği bilgiler ve Spartacus davası sırasında bazı mafya liderlerinden mahkeme salonunda aldığı tehditlerdir.