scorecardresearch.com

Kalpsiz suikastçi yüksek gerilime kapıldı

Kalpsiz suikastçi yüksek gerilime kapıldı

Jason Statham ve Amy Smart'ın sevişme sahnesi Los Alamitos Yarış Pisti'nde çekildi.

07/05/2009 00:00
Kendini şarj ederek hayata bağlanan suikatstçi Jason Statham ve sevgilisi rolündeki Amy Smart maceralarına kaldıkları yerden devam ediyor. Los Angeles'ın kasvetli mekanlarında 31 günde çekilen 'Tetikçi 2'de, özel tasarımlı kameralarla, hareket ve hava asılı kalan kurşunlar aynı karede yakalandı

 

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN

TETİKÇİ 2

Yönetmen : Mark Neveldine Brian Taylor
Senaryo : Mark Neveldine , Brian Taylor
Görüntü Yönetmeni : Brandon Trost
Müzik : Mike Patton
Oyuncular: Jason Statham (Chev Chelios) , Amy Smart (Eve) , David Carradine (Poon Dong) , Clifton Collins Jr. (El Huro) , Ling Bai (Ria) , Corey Haim (Randy)




FİLMİN KONUSU
Tetikçi 2 Chev’inin Los Angeles caddelerine yaptığı ölümcül atlayıştan kurtuluşu, ve hemen akabinde ise gizemli bir Çin mafyası tarafından kaçırılışıyla başlıyor. Üç ay sonra, Chev gözlerini açar ve zarar görmesi neredeyse imkansız olan kalbinin ameliyatla çıkartılıp, yerine, çalışabilmesi için düzenli olarak elektrik takviyesi gerektiren pilli bir aletin takıldığını görür.
Kendini tutsak tutanlardan tehlikeli bir şekilde kaçan Chev tekrar bir kovalamacanın içindedir. Bu kez karizmatik Meksika çete lideri El Huron’dan (Clifton Collins, Jr.), ve Çin Suç Örgütü’nün başı olan 100 yaşındaki Poon Dong’dan (David Carradine) kaçmaktadır. Tıbbi yardım için bir kez daha Doktor Miles’a (Dwight Yoakum) başvuran Chev, ayrıca arkadaşı Kaylo’nun ikiz kardeşi Venus’tan da (Efren Ramirez) destek görür. Yaptığı işi artık bilen kız arkadaşı Eve’le (Amy Smart) tekrar bir araya gelen Chev gerçek kalbini bulmaya ve onu çalanlardan intikamını almaya kararlıdır. Böylece hayatta kalmak için her şeyin yapılabildiği Los Angeles şehrinde tekrar heyecan dolu bir macera başlar.


YAPIM NOTLARI
“Crank”in sonunda suikastçı Chev Chelios, Los Angeles semalarında bir helikopterden, görünüşte ölüme atlamıştı. Ama yaratıcı görsel teknikleri ve soluksuz aksiyonu filmin perdede ve DVD’de büyük başarı elde etmesini sağlayınca, yaratıcıları Mark Neveldine ve Brian Taylor, Chev Chelios’un bir gün daha yaşaması olasılığı üzerinde düşünmeye başladılar.
Taylor, ne kendisinin ne de Neveldine’in ilk başta bir devam filminde bu kadar faal bir şekilde yer almayı tahmin ettiğini itiraf ediyor: “İlk düşüncemiz ‘Tetikçi 2’yi başkasının yönetmesi için yazmaktı. Yazacaktık, yapımcılığını üstlenecektik ve sonra başka bir projeye geçecektik. Ama senaryo bittiğinde ona aşık olmuştuk ve başkasının ona dokunmasına izin veremezdik. Lakeshore’a gidip, ‘Biz yapmak istiyoruz, bizim yapmamız gerekiyor, başka kimse yapamaz’ dedik. İşte her şey böyle gelişti. Senaryo kendi kendine hayat buldu”.
Neveldine ve Taylor’ı Lakeshore’a öneren kişi olan yapımcı Skip Williamson, “Mark ve Brian ilk bölümde’ finalde kahramanın öldüğü ve kimsenin inanamadığı filmlerden biri olmasını istediler” diyor ve ekliyor: “İkisi de çok iyi birer yazar, dolayısıyla ikinci bir film için yeni bir fikirle gelmeleri kolaydı. Devam filminde çıtayı daha da yukarı taşıdılar”.
“Geriye dönüşlerin olduğu ya da Chev’in helikopterden düşüşünün bir rüyaya dönüşeceği ya da önceye dönen bir film yapmak istemedik. Tetikçi 2’nin gerçek bir devam filmi olmasını ve ilk filmin kaldığı yerden devam etmesini arzu ettik. Bu yüzden de, ‘Crank’teki son sahneyi bu filmin ilk sahnesi yaptık ve oradan devam ettik”.
Film Chev’in işlek bir Los Angeles kavşağında asfalta yapışması, hemen ardından da gizemli bir Asya çetesi tarafından kaçırılmasıyla başlar. Üç ay sonra, Chev bir ameliyat masasında uyanır; Çinli doktorlardan oluşan bir ekip kalbini çıkarıp, yerine, pille çalışan, düzenli olarak da şarj edilmesi gereken yapay bir aygıt takmıştır.
Yapımcı David Rubin şu açıklamayı getiriyor: “Kahramanın hayatta kalmış olabileceği ihtimalini kabullenince, önünüze sınırsız olasılıklar seriliyor. Mark ve Brian’ın kafaları çok çılgın bir şekilde çalışıyor ve yaptıkları işlere de bu deliliği yansıtıyorlar; filmin senaryosu da bu çılgınlıktan nasibini almış. Gerçekten de, ‘Crank’in felsefesine göre, ölüm sadece bir düşünce hâli. Biri Neveldine ve Taylor’a bir şeyi yapamayacaklarını söylemeye görsün, hemen bunu bir meydan okluma olarak alıp nasıl yapılabileceğini bulmaya çalışıyorlar. Üstelik sadece nasıl yapılacağını değil, nasıl iyi yapılacağını bulmaya çalışıyorlar”.
Neveldine ve Taylor için ‘Tetikçi 2’nin yazım süreci çok daha kolaydı çünkü öncelikle karakterler ve olayların geçtiği dünya zaten belirliydi.
Taylor bu konuda şunları söylüyor: “İlk filmi yazarken, Jason Statham’ın esas adam, ya da Amy Smart’ın esas kız olacağını, ya da Efren ve diğer oyuncuları bilmiyorduk; dolayısıyla, yüzleri olmayan karakterler yaratıyorduk. Statham’ın ilk filmdeki karakteri Los Angeleslı bir adamdı; onun İngiliz olacağını bilmiyorduk ama aradığımız sert Amerikalıyı bulamadık ve bu yüzden okyanusun öbür tarafına geçtik. İkinci filmde özellikle Jason için replik yazmak, onun hakkını vereceği şeyler üretmek çok keyifliydi. Aynı şey diğer karakterler için de geçerli tabi”.
Taylor sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yokuş aşağı bisiklet sürmek gibiydi. Karşımızda kim olduğunu tam olarak bildiğimiz için her şey çok kolaydı. Oyuncular karakterlerini tanıyorlardı. Ayrıca, Jason karakterini iyi bildiği için onun kişisel konuşma diline uygun küçük küçük şeyler de kullandık; ilk senaryoda yazamayacağımız türde şeylerdi bunlar”.
Neveldine ikinci filmde daha da pekiştirilmiş komedi, aksiyon ve cinselliğe rağmen, senaryonun nispeten basit bir düşünceye dayandığını söylüyor: “Özünde, Tetikç 2’nin yüreğini bulmaya çalışan bir adamın hikayesi. Zaten herkes yüreğini aramıyor mu?”
Stüdyo ve yapımcılar “Crank”in devamının başarılı olabilmesi için, Jason Statham’ın Chev Chelios’a ilk filmde kattığı cazibe ve tehditkârlığa ihtiyaçları olduğunu kesinlikle biliyorlardı.
“The Bank Job”, “Death Race” ve “Transporter 3” filmlerini yeni tamamlamış olan Statham, fiziksel açıdan zorlayıcı bir rol olan Chev Chelios’u tekrar oynayacak olmaktan heyecan ve mutluluk duyduğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Devam filmi için öneri yapılır yapılmaz projeye dahil olmaya hazırdım. İlk filmde ucu açık bir son vardı. Dikkatlice bakarsanız, kalp atışı ve gözde bir kıpırtı göreceksiniz. Dolayısıyla, esas mesele Mark ve Brian’a ikinci bir film için ilham gelmesiydi. Onların gözünde ilk filmin ucu her zaman açıktı”.
“Filmi bizim yönettiğimiz takdirde, Jason’ın filmde yer almak isteyeceğine yürekten inanıyorduk” diyen Neveldine, şöyle devam ediyor: “Belirli bir oyuncu kadrosu için senaryo yazarken, gerçekten istediğiniz oyuncularla çalışabilmeyi umuyorsunuz; hele bir de devam filmi yazıyorsanız, ilk filmdeki kadroya ihtiyacınız var, yoksa çoğu insan muhtemelen ikinci filmi umursamaz”.
Taylor ise şunu ekliyor: “Elbette elinizden gelen en iyi senaryoyu yazıyor ve siz severseniz herkesin seveceğini umuyorsunuz; burada da durum buydu. Jason senaryoyu aldığından itibaren bize günde seksen defa senaryoya göndermeler yapan cep mesajları attı. Kendini tamamen kaptırmıştı! Jason’a göre, ‘Crank’ yaptığı en eğlenceli işlerden biriydi. Biz ve Jason ekipte olduğumuz takdirde, olabilecek en yüksek adanmışlık ve coşku düzeyini yakalayacağımızı biliyorduk”.
Bu duygu karşılıklıydı. Statham iki yönetmenin ilk filmin çekimlerinde yarattıkları güven ve ferahlık ortamının ikinci filme dahil olmak istemesinde kilit rol oynadığını belirtiyor: “Tam ve katıksız bir güven vardı. Çok saçma olabilecek malzemelerle oldukça sıkı şeyler yapabileceklerini bildiğim için bu ikiliye yürekten inanıyorum. Bu filmlerdeki gibi şeyler yapmanızı isteyen bir yönetmene kaya gibi sağlam bir güven duymanız gerektiğini düşünüyorum; ve Mark ile Brian’da bu sağlamlık üst düzeyde. İlk filmde bir iki gün geçmişti ki bu güveni duymaya başladım”.
Statham biliyor ki Mark ile Brian’ın kaleme aldığı bir senaryoda, kural ‘her şeyin olabilir’dir. “Önce ‘Ohoo, bu sahne asla filme girmez’ gibi bir şok yaşıyorsunuz; ilk filmde tepkim buydu” diyen Statham çok geçmeden aslında sınırın uçsuz bucaksız olduğunu anladığını da sözlerine ekliyor: “Bu film daha da çılgın, çok daha hırçın, daha aksiyon yüklü, daha komik ve her açıdan daha fazla olacak. Mark ile Brian’ın ikinci filmi böylesine matrak ve uçuk kaçık yapmaları beni bütünüyle heyecanlandırdı. Bu film bir seviye üstte”.
Rubin, “Çekimlerin ilk günü inanılmazdı çünkü Jason kameranın önüne geçer geçmez, Chev olarak geri dönmüştü. Sanki ilk filmin çekimleri daha dün bitmişti” diyor.
Statham ise gülümseyerek açıklıyor: “Aslında sadece eski kot pantolonunu ve lastik ayakkabılarını giyip işe koyulmak gibiydi”.
İlk filmin başarısındaki bir diğer kilit öğe Amy Smart’ın Chev’in kız arkadaşı Eve Lydon rolündeki komedi performansıydı. Eve karakteri başta bir suikastçıyla çıktığından tamamen habersizdir ama çok geçmeden öğrenir ve bunu çekici bulduğunu fark eder. Fakat filmin başında, Chev’siz geçirdiği üç ay Eve için iyi geçmemiştir. Chev geri döndüğünde onu salaş bir striptiz barında dansçı olarak çalışır ve Randy (Corey Haim) adında bir serseriyle çıkarken bulur.
Neveldine’a göre, “Eve ilk filmden sonra bir evrim geçiriyor. Artık bazı şeylerin daha farkında: Chev gibi çetin ceviz bir adamla çıkarken onun bazı özelliklerini aldığını anlıyor. Onun öldüğüne ikna olduktan sonra, hayatını biraz daha uçlarda yaşamaya karar veriyor. Gecede iki bin dolar gibi bir para kazanabileceği için bir striptiz kulübüne giriyor. Ayrıca, eski erkek arkadaşının başkalarını yere serişini izlerken öğrendiklerini de uygulamaya koyuyor”.
Smart ise canlandırdığı karakter için şunları söylüyor: “Eve kesinlikle bir evrim geçiriyor. İlk filmde çok daha kendi kabuğu içindeydi; bu filmde ise açılıyor ve çok daha emin hareket ediyor, Chev’de hoşuna giden özellikleri benimsiyor. Bir açıdan tuttuğunu koparan bir kadına dönüşüyor ve bunun keyfini çıkarıyor”.
Williamson bu keyif durumunun perdeye kesinlikle yansıdığını düşünüyor. “Amy, Jason’la çalışmayı seviyor. Aralarında müthiş bir elektrik var” diyor yapımcı ve ekliyor: “Jason projeye dahil olur olmaz Amy’nin de projede olması gerekiyordu. Onsuz yapamazdık. Chev’e başka bir kız arkadaş vermek çılgınlık olurdu. Amy de Jason da yapıma kendilerini tamamen adadılar”.
Smart da bu görüşe katılıyor: “Bu ikinci filme de ilkinde olduğu gibi girdim diyebilirim. Çılgın, komik ve uçuk; bu filmde gri alanda olmanıza imkan yok. Ya hep ya hiç olmalısınız. Kendimi bütünüyle vermek zorundaydım. Dublörlük sahnelerin çoğunda kendim oynadım, bunun nedeni kısmen çok eğlenceli olacağını düşünmemdi“.
“Amy benim neden olduğum tüm karmaşa ve vahşetin içinde meleksi bir güzellik olarak ortaya çıkıyor” diyor Jason Statham ve ekliyor: “Eve ile Chev arasındaki aşk hikayesi Chev’in ortalıkta koşturup önüne çıkan serserileri öldürmesi durumuna hoş bir denge getiriyor”.
Ekibe tekrar katılan isimlerden bir diğeri olan country müzik efsanesi ve aktör Dwight Yoakam, bir kez daha Doktor Miles olarak Chev’in içinde bulunduğu durumda hayatta kalması için sıradışı tıbbi yöntemler buluyor.
Yoakam canlandırdığı karakterin hayatının bir döneminde iyi bir doktor olduğuna inanıyor ve şunu ekliyor: “Ama bir dizi tuhaf olayın sonucunda mesleği bırakmaya ve yeraltına inmeye karar veriyor. Bir zamanlar işini çok ciddiye alan biriyken, mesleği avucunun içinden kayıp gidiyor ve kendini içkiye vuruyor. Onu uzun süre önce denemekten vazgeçmiş ve şimdi ise hayatı umursamak için bir neden arayan yetenekli biri olarak oynadım”. İşte Chev’in akıl almaz durumu ona bu nedeni veriyor.
“Doktor Miles bir filmde gördüğüm en çılgınca, en komik şeylerden biri” diyor Jason Statham gülerek ve ekliyor: “Chev, Doktor Miles’ı nasıl hayatta kalacağını bulabilmek için kullanıyor. O olmazsa mahvolmuş demektir”.
“Crank”te Chev’in transseksüel dostu Kaylo’yu canlandıran Efren Ramirez, bu filmde Kaylo’nun, kardeşini öldürenlerden intikam alma peşindeki ikizi Venus rolüne bürünüyor. Gerçek hayatta da bir ikizi olan Ramirez, filmde bir ikizi canlandırmanın kendisine iki kat cazip geldiğini belirtiyor.
Ramirez bu konuda, “İkinci film için teklif geldiğinde, Mark ve Brian bu filmin daha yoğun olacağını söylediler. Bir ikiz yaratmaya karar verdik. Kaylo’nun nasıl bir olduğunu biliyorduk. O çok daha sivil biriydi. Venus ise daha çok asker yaradılışlı. Savaş sanatını anlıyor. Senaryoyu okuduğumda pek çok şeyin bir arada olup bittiğini gördüm. Venus çok yüklüydü, öfke doluydu ve intikam istiyordu. Bu bana çok yakın geldi” diyor.
Ramirez bu yeni karakteri canlandırabilmek için, ilk filmde olduğundan çok daha ağırlıklı biçimde fiziksel çalışmaya yöneldi. “Hazırlanmam için bana üç ay verdiler. Kung-fu yapmayı ve silah kullanmayı öğrendim. Bir antrenörüm ve beslenme uzmanım vardı. Günde beş saatimi spor salonunda geçirdim” diyor aktör.
Filmin’in yüksek voltajlı dünyasına yeni katılan isimlerden biri Ria rolündeki Bai Ling’di. Uygunsuz giyinen, hızlı hızlı konuşan bu Asyalı kız, bir grup Çinli çete üyesinin elinden Chev tarafından kurtarılınca, kahramanına saplantılı bir şekilde yapışır.
Ling canlandırdığı karakterin kendisine en güzel sinema deneyimlerinden birini yaşattığını söylüyor: “Bir filmin yapımı sırasında bu kadar eğlendiğimi hiç hatırlamıyorum. Hayalini kurduğum bir roldü adeta çünkü genelde çok ciddi ya da çok seksi, cinsellik ağırlıklı roller üstleniyorum. Bu rol kendi ruhumu daha çok ortaya koymama olanak tanıdı. Ria biraz çatlak, biraz kaçık bir kız; bu sayede olağanüstü komik olabildim”.
Film sadece aksiyonun, seksin ve komedinin dozunu arttırmadı. Taylor bu konuda şunu söylüyor: “Crank’te yaklaşık sekiz tane kötü adam vardı, ‘Tetikçi 2’de ise on iki tane. Ama kötü adamlar listesinin başında yer alan kişi kesinlikle El Huron; bu ismin İspanyolcadaki anlamı ‘Kır sansarı’”.
Başarılı karakter oyuncusu Clifton Collins Jr.’ın canlandırdığı El Huron, işlerini Pasifik Okyanusu’na bakan sonradan görmelere yaraşır rüküş malikanesinden yöneten, bıyıklı bir Meksika mafya babasıdır.
“Crank”i beğenmiş olan Collins, Chev’i ateşten çembere sokan adamlardan birini oynama fırsatını sevinçle karşıladığını belirtiyor ve, “El Huron eski ekol bir karakter. Onu özel kılmak, hepimizin hatırlayacağı, ona hep beraber güleceğimiz ve ondan nefret etmekten zevk alacağımız bir karakter yaratmak istedim” diyor.
Williamson ise Collins’le çalışmanın bir rüya gibi olduğunu dile getiriyor: “O bizim birinci tercihimizdi. Rolü kabul edeceğini hiç düşünmüyorduk. Ama senaryoyu okuyup, yaratıcılarıyla tanışınca ve neyi hedeflediğimizi anlayınca, istekli bir şekilde projeye dahil oldu ve karaktere hiçbirimizin öngöremediği türde özel bir şey kattı. Gerçekten de, bu onun karakteri oldu. Clifton karakteri her düzeyde kendi yarattı. Ona çok büyük emek verdi”.
Jason Statham da aynı görüşte olduğunu şöyle ifade ediyor: “Clifton Collins’la çalışma ayrıcalığını elde ettiğim için çok mutlu oldum. İnanılmaz yetenekli bir aktör, ve rolüyle bizim yarattığımız anlamsızlıklara inandırıcılık katıyor. Bu filmde ihtiyacımız olan o fazladan ağırlığı katan şey bu. Kendisi performansıyla aklımızı başımızdan aldı”.
Neveldine ile Taylor’ın birlikte çalışmak için yanıp tutuştuğu bir diğer oyuncu da, 1980’lerin gençlik ikonu ve (Corey Feldman’la birlikte) “İki Corey”lerden biri olan Corey Haim’di. “Brian Taylor hayatı boyunca bir Corey Haim fanatiğiydi” diyor Williamson ve ekliyor: “Corey’nin çalışma programının uygun olduğunu öğrendik. Mükemmel bir zamanlamaydı”.
Haim, filmde Eve’in, aslan yelesi saçlı, serseri kılıklı erkek arkadaşı Randy rolünü üstlendi. Taylor, karakterin saçlarını şekillendirmek için epey bir vakit harcadıklarını belirtiyor. “Andre Agassi, Billy Ray Cyrus, ve ‘Lost Boys’daki Kiefer Sutherland’ın yelesi arası bir şey hazırladık” diyor espriyle ve ekliyor: “Onların hepsini birleştirdik. Muhteşem oldu. Beyaz perdede görülmüş en görkemli yelelerden biri bu!”
Deneyimli aktör David Carradine da filmde önemli bir rol üstlendi: Çin mafyasının yüz yaşındaki efsanevi lideri Poon Dong.
“Bence yönetmenler ilk önce Çinli bir aktör kullanmayı düşündüler ama beni kullanırlarsa daha komik olacağına karar verdiler” diyor Carradine gülerek ve ekliyor: “İnşallah haklıdırlar”. Carradine çoğu izleyicinin Poon Dong ile kendisinin 1970’lerin televizyon dizisi “Kung Fu”da canlandırdığı Şaolin keşişi Kwai Chang Caine arasındaki bağlantıdan doğan espriyi kesinlikle anlayacaklarına inanıyor.
Neveldine ve Taylor geçmişte de pek çok kez konuk oyuncu olarak başka projelerden oyunculara, arkadaşlara ve diğer eğlence sektörlerinden ünlülere yer vermişlerdi. “Tetikçi 2’de birçok tanıdık ismi barındırıyor: Linkin Park’ın baş vokalisti Chester Bennington, Tool’s Maynard, ve dövüş sanatları ustası Keith Jardine bunlardan sadece bir kaçı. Aktör Keone Young da ilk filmde Chev’in hayatını kurtaran Çinli mafya babası Don Kim rolüne bir kez daha büründü.
Filmde konuk oyuncu olarak yer alan diğer isimler ve üstlendikleri roller şöyle sıralanabilir: Bir psikiyatr rolündeki Lauren Holly; bir haber spikeri rolündeki John De Lancie; yaklaşık 1988 yıllarında genç Chev’in annesi Karen Chelios rolündeki İngiliz pop şarkıcısı ve eski Baharat Kız Geri Halliwell; ve bir enerji santralinin hademesi rolündeki Troma Stüdyoları’nın başkanı ve kült filmlerin efsane ismi Lloyd Kaufman.
Hatta yapımcılar, Chev’in kendini yoğun trafik ile porno yıldızlarının grev hattı arasında sıkışmış bulduğu çok komik bir sahnede, yetişkin filmlerinin efsane oyuncularından oluşan bir “kim kimdir” listesine bile yer verdiler. Bu ünlülerden Ron Jeremy, Ed Powers, Lexington Steele, Nick Manning ve Jenna Haze sahnede yer aldılar.
“Orijinal senaryoda porno grevi sahnesi aslında bir tren sahnesiydi, ama duran bir trenin Chev’in tren hattından geçmesini önlemesi pek işimiz gelmedi. O sıralarda yazarların grevi sürüyordu. Bundan yola çıkarak, ‘Neden porno oyuncularını greve sokmuyoruz?’ diye düşündük. Onlar ülkenin en çok çalışan insanları arasındalar ve yeterince de para almıyorlar” diyor Neveldine gülerek.


ÇEKİM NOTLARI
Önceki filmde olduğu gibi, “Tetikçi 2’ de de Chev’in nefes kesen maceralarına fon oluşturması için Los Angeles’ın en salaş, en bilinmeyen bazı kesimlerinden yararlanıldı. “Neveldine ve Taylor’la mekan taraması yaparken, amacımız Los Angeles’ın en tekin olmayan, en ilginç, en özgün yerlerini bulmaktı” diyor Rubin ve ekliyor: “Şehrin çoğu insanın görmediği yerlerini bulup gün ışığına çıkarmak bir tür meydan okumaydı”.
28 Nisan’dan 9 Haziran 2008’e kadar uzanan ana çekimlerin tamamı Los Angeles’ta gerçekleştirildi. Çekimlerde Wilmington, San Pedro ve Long Beach gibi sanayi bölgelerinin de aralarında bulunduğu Los Angeles limanının kasvet uyandıran kesimlerinden yararlanıldı. Filmde görülen diğer bazı bölgeler ise şehrin doğu yakasındaki Inglewood, şehir merkezi ve Malibu’nun tepesinde yer alan özel bir malikaneydi. Los Alamitos Yarış Pisti de Chev ile Eve arasındaki bir sevişme sahnesine mekan oluşturdu. Yapımcılar bu sahnenin ilk filmdeki unutulmaz Çin Mahallesi randevusunu gölgede bırakacak ölçüde heyecanlı olmasına çaba gösterdiler.
Taylor bu konuda şunları söylüyor: “Daha önce başka filmlerde de sevişme sahnesi görmüşsünüzdür. Başka aksiyon sahneleri de görmüşsünüzdür. Ama bizim için Jason ve Amy’nin yer aldığı sevişme sahneleri aksiyon sahneleri çekmekten daha iyiydi”.
Ve “Tetikçi 2’deki en büyük aksiyon sekansları gibi, bu sahnelerde de yapım ekibinin çığır açan görsel stili öne çıkıyordu. “Crank’”in en dikkat çekici yönlerinden biri, Neveldine ve Taylor’ın süper hareketli görselleri ile yüksek oktanlı aksiyon sekanslarının bileşimiydi. İlk film sinema sektöründe oldukça yaygın olan Sony 950 video kameraları kullanılarak çekilmişti. Devam filmi için Neveldine ve Taylor’ın aklından geçen şey ise çıtayı görsel açıdan yukarı çekmekti ve bunun için daha da hafif ve hareketli kameralar kullanılması gerekiyordu. Yapım ekibi bu kez gerek amatör gerek profesyonel kullanıcılara yönelik yüksek çözünürlüklü video kameralara başvurdu.
Üç kamera operatörü, yani Neveldine, Taylor ve görüntü yönetmeni Brandon Trost, filmin süper hareketli görselleri için yüksek çözünürlüklü kayıt kameralarından yararlandılar. Toplamda yirmiden fazla HD video kamera kullanıldı. Bunlardan beşi Canon XH-A1 Professional HDV kameralardı ve yapım ekibinin ana “A”, “B” ve “C” kameraları işlevi gördüler. Yaklaşık on beş Canon VIXIA HF10 HD kamera da hızlı aksiyon ve dublör sahnelerinin kaydını yaptı. Ayrıca, özel tasarımlı yarım daire şeklindeki bir hızlı ray aracına monte edilen kameralar “MATRIX”i andıran “kurşun zamanı” etkisini yaratmak için kullanıldı.
“Bu filmi çok sıradışı bir şekilde çektik” diyor Taylor ve ekliyor: “Çekimleri Best Buy’dan alabileceğiniz türde, yarı profesyonel olarak anılan kameralarla gerçekleştirdik”.
Bu konuda Neveldine’ın yorumu ise şöyle: “Gerçekten sınıf atlamak ve çok daha küçük, çok daha tüketici dostu, şu küçük el kameralarından kullanmaya karar verdik. Bu kameralarla elde ettiğimiz bir görsel stil var. Filmi bir ev videosu gibi göstermeye çalışıyor değiliz. Yola bu amaçla çıkmadık. Geçen 5-6 yıl içinde, Brian’la birlikte sinematik bir görselliği olan dijital çekimler için çok hoş bir yöntem geliştirdik, ama elbette bu, YouTube’daki bir filmden çok farklı”.
Başarılı bir patenci olan Neveldine çoğu zaman patenlerini ayaklarına geçirip, hararetli bir şekilde bir araçtan diğerine geçerek ve bazen de onlara tutunarak, çok yoğun ve hızlı tempolu aksiyon sekanslarını kaydetti.
Bu tür teknikler ilk filmde standart kameralarla çekim yapmayı zorlaştırmıştı. Taylor bu konuda şunları söylüyor: “İlk filmdeki kameralar pahalıydı, ve bu durum çekim stilimizde biraz ürkeklik yaratmıştı çünkü onları kırıyorduk. Bu filmde ise çok ucuz kameralardan yararlandık. Biri kırılsa bile gidip Best Buy’dan yenisini alabiliyorduk. Yaklaşık 30 kamera kullandık. Bu filmi yapma süreci tamamen bu kameraları fiziksel açıdan olabildiğince tehlikeli yerlere yerleştirmekten ibaretti… biz onları tutarken”.
Neveldine ve Taylor küçük Canon VIXIA HF-10 kameraları, bir kısmını film için özel olarak tasarladıkları çeşitli düzeneklerle birlikte kullandılar. “Bunlardan biri hızlı rayın üzerinden sarkan bir mekanizmaydı. Küçücük acayip yerlere sokabildiğimiz bir şeydi” diyen Neveldine, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir diğeri ise üzerine sekiz küçük Canon kamera yerleştirdiğimiz bir yaydı; bu 180 derece açılı yayı hızlı rayın üzerine monte ettik. Amacımız ‘MATRIX’ görünümünü bir üst düzeye taşımaktı. Filmde aksiyonu devam ettirirken aynı zamanda onu dondurabilen ‘kurşun etkisi’ efektini yakalayabildik”.
Jason Statham küçük kameralarla çalışmanın eşsiz bir deneyim olduğunu belirtiyor: “Kameraları bacaklarınızın arasına bile yerleştirebiliyorlardı; bu kameraların giremeyeceği hiçbir yer yoktu. Üstelik yüksek çözünürlüklü bu kameraların görüntü kalitesi de mükemmel”.
Filmde yoğun olarak kullanılan bir diğer kamera sistemi de direksiyon şeklindeki kamera sabitleyici Manfrotto FigRig’di. Bu aygıt kamera operatörlerinin HD kameralarıyla yumuşak hareketler yapabilmesine olanak tanıyordu.
Kayıt sırasında ve sonrasında görüntüleri tekrar oynatmak için bir yardımcı bir ekran sistemi olmadığından, yapımcılar her sahneden sonra çekilenleri gözden geçirmek için kameraları doğrudan ekrana bağlıyorlardı.
“Küçük yarı profesyonel kameralar kullanmak çok hızlı bir şekilde çekim yapmamıza olanak tanıdı” diyor Taylor ve ekliyor: Film’in 31 gün süren çekimleri sırasında, James Cameron’ın ‘Titanik’te çektiğinden daha fazla kayıt yaptık”.
Yapımcılar bütçe ve kısıtlı çekim programı göz önünde bulundurulduğunda, bu filmin asla makara filmle çekilemeyeceğini söylüyorlar. “Geleneksel sinema teknolojisinin bir özelliği var: Makara filmle yapabileceğiniz çekim, günde en fazla iki saati geçmez ki bu bile çok olur” diyen Rubin, şöyle devam ediyor: “Bu filmde biz günde beş altı saat kayıt yaptık. Bu da demektir ki on bir saatlik bir çalışma gününün yarısında kameralar kayıttaydı. Hollywood sinemacılığı için bu çok şaşırtıcı bir şey”.
Statham, Neveldine ve Taylor’ın yeni bir sinema çekim yönteminin öncüleri olduğunu düşünüyor: “Değişik teknikler deneyerek, yeni fikirler kullanarak genç sinemacılara esin kaynağı oluyorlar. Ama onların esas sanatı bu şeyleri nerede ve nasıl kullanacaklarını bilme, ve neyin iyi duracağını kestirebilme güçlerinde yatıyor. Bunlar düşünüldüğünde bu ikisi bir çift kahrolası dahiler! (gülüyor)”.
Rubin da aynı görüşü paylaşıyor: “Neveldine ve Taylor teknoloji, ve teknolojiyi sinemada uygulama söz konusu olduğunda çizginin çok ilerisindeler. Gerçekten sıradışı fikirleri nasıl hayata geçireceklerini biliyorlar. Bizim için en zevklisi bu; bir şeyi sıradışı olmaktan çıkarıp gündelik hâle nasıl getiririz?”.
Bir şeyleri diğer çoğu filmden farklı şekilde yapmak “CRANK” serisi için işe yaramış görünüyor. Yapımcılar Chev Chelios’un bir başka kötü gün daha geçirebileceği konusunda teminat veriyorlar, ama izleyiciler için onu izlemenin çok daha şaşalı, hızlı ve eğlenceli vakit geçirmek anlamına geleceğine şüphe yok.
“İlk ‘CRANK’ filminin hayranları bu filmden çok memnun kalacaklar çünkü ilk filmde sevdikleri ne varsa bu filmde daha da uç noktaya taşınmış durumda” diyor Taylor ve ekliyor: “Her şeyi ilk filmdekinden çok daha öteye taşıdık. Film’e gittiğinizde, acayip eğlenmeyi, hatta belki daha önce hiç eğlenmediğiniz kadar eğlenmeyi umabilirsiniz. Bunun daha önce hiç izlemediğiniz gibi bir film olacağına söz veriyorum”.
Jason Statham ise son söz olarak şunu söylüyor: “Bu, analiz edilecek, didik didik deşilecek bir film değil. Bu, eğlendirmek için yapılmış, katıksız bir aksiyon filmi. Amerikalıların dediği gibi, baştan sona bir an bile durmayan, çok faça bir aksiyon filmi. İnsanların görmek istediği her şey var. Aksiyon, komedi, öldüren diyaloglar, ve ilginç, yoldan çıkmış karakterler seviyorsanız, kemerinizi bağlayın ve yolculuğa hazır olun”.

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9347869347860

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.