Kevin Spacey: Kim zekâsıyla vurgun yapmak istemez ki?..

Kevin Spacey: Kim zekâsıyla vurgun yapmak istemez ki?..
Kevin Spacey: Kim zekâsıyla vurgun yapmak istemez ki?..
Kevin Spacey filmin öyküsüne bayılmış. Başroldeki Jim Sturgess, karakterinin "dahi bir zekâya" sahip olduğunu, ama bunu yeterli olmadığını söylüyor

 

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

'Pİ SAYISI' YERİNE '21' İN PEŞİNE DÜŞÜNCE... UĞUR VARDAN'IN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

Columbia Pictures'ın aksiyon/macera filmi 21, ülkenin en parlak zekâlarının ve Vegas’tan nasıl milyonlar kaldırdıklarının gerçek öyküsünden esinlendi.

Ben Campbell (Jim Sturgess) okul masraflarını ödemek için paraya ihtiyacı olan ve yanıtı kartlarda arayan, zeki ama utangaç bir M. I. T. Massachusets Teknoloji Enstitüsü öğrencisidir. Okulun en yetenekli öğrencilerinin dahil olduğu ve her hafta sonu sahte kimliklerle Vegas’a giden yirmi bir oyununda durumu kendi lehine çevirmeyi bilen bir gruba alınır. Alışılmamış matematik profesörü ve istatistik konusunda dahi olan Micky Rosa (Kevin Spacey)’nın önderliğinde, şifreyi kırarlar. Kartları sayıp karmaşık bir işaret sistemi kullanan ekip, kumarhaneleri soyup soğana çevirebilecektir. Paranın, Vegas’a özgü yaşam tarzının ve hem akıllı hem seksi takım arkadaşı Jill Taylor (Kate Bosworth)’ın cazibesine kapılan Ben, sınırları zorlamaya başlar. Kart saymak yasadışı değilse de, ortada çok yüksek miktarlar dönmektedir. Sadece sayıları çözmek değil, kumarhanenin korkutucu güvenlik görevlisi Cole Williams (Laurence Fishburne)’ın da bir adım önünde olmak gerekmektedir.

Columbia Pictures, Relativity Media işbirliği ile bir Trigger Street/Michael De Luca yapımı olan, Robert Luketic filmi 21’I sunar. Filmin başrollerinde Jim Sturgess, Kate Bosworth, Laurence Fishburne ve Kevin Spacey var. Yönetmen Robert Luketic. Yapımcılar Dana Brunetti, Kevin Spacey ve Michael De Luca. Senaryo, Ben Mezrich’in kitabı Bringing Down the House’dan hareketle Peter Steinfeld ve Allan Loeb tarafından yazıldı. Yardımcı yapımcılar William S. Beasley, Brett Ratner ve Ryan Kavanaugh. Görüntü yönetmeni Russell Carpenter, ASC. Prdüksiyon tasarımcısı Missy Stewart. Kurgu Elliot Graham.Kostüm tasarımcısı Luca Mosca.Müzik David Sardy.


FİLM HAKKINDA

Kevin Spacey 21’in hikâyesinin cazip yanını anlatırken “Kim Vegas’a gitmek ve sadece şansla değil zekâsıyla da vurgun yapmak istemez ki?” diye soruyor. Spacey kulağa bir fantezi gibi geliyor olsa da, filmin bir grup M. I. T öğrencisinin 1990’larda yaşadıklarından esinlendiğini hatırlatıyor. “Bu çocukların -ceplerinde kurşun kalem taşıyan inekler oldukları- Boston’daki yaşamlarıyla Vegas’ta kendilerine kurdukları ve istedikleri kişi olabildikleri yaşam arasındaki çelişkiye bayılıyorum.”

“Vegas”ta istediğiniz kişi olabilirsiniz,” diyor filmin yönetmeni Robert Luketic.“M. I. T. dahileri rock yıldızı gibi olurlar. Las Vegas’ın anahtarını ele geçirirler. Çoğumuzun ancak hayal edebildiği şeylere ulaşabilirler.

Uzun zaman once, Spacey’nin yapımcı ortağı Dana Brunetti, M.I.T’deki matematik gurularının yeteneklerinin çok somut bir amaç için kullandıkları yolunda dedikodular duymuştu: Yirmi bir oyununda ihtimalleri yenmenin ve Vegas kumarhanelerinden milyonlar kaldırmanın yolunu bulmuşlardı. “Yirmi bir oynamaya başladığımdan beri, oyunun yenilebilir olduğu gerçeği beni cezbetti,” diyor Brunetti.“Sonra, şans eseri bir arkadaşım daha önceki bir ekipte kart saymış biriyle akşam yemeği yedi. Bunun bir filme yakışır bir fakir olduğuna karar verdim.” Brunetti hikâyenin Spacey’nin ilgisini çekeceğini biliyordu, “ancak Ben Mezrich Wired dergisinde olayı yazmadan proje hiçbir yere gitmedi.”

Mezrich’in makalesi Wired’ın Eylül 2002 tarihli sayısında yayımlandı. Vegas’I kendi oyununda yenen M.I.T’li arkadaşları anlatan Mezrich’in hikâyesinde her şey vardı: Mezrich’in yüksek dozda aksiyon, Vegas güvenlik elemanlarına yakalanma tehlikesi ve parlak, görkemli Vegas yaşam tarzının eksileriyle artılarını içerenmakalesi, bir Hollywood senaryosu gibiydi. Olasılıkların büyüsüne kapılan Brunetti, Mezrich’le temas kurdu ancak yazarın ilk izlenimi öğrencilerin şaka yaptığı yönündeydi (bu, bir M. I. T öğrencisinin karakterine ters düşen bir şey değil).

“Adamın biri beni arayıp “Merhaba, adım Dana Brunetti, size Kevin Spacey’yi bağlıyorum,” dedi. Tabii, kesin öyledir. Numarasını alıp onu geri arayacağımı söyledim. Google’da ‘Dana Brunetti’yi aradım – gerçekten Kevin Spacey’yle çalışıyordu!”Brunetti ve Spacey kısa sürede makalenin haklarını aldılar.

Rastlantı eseri, Luketic de Wired’daki öyküyü okumuş ve harika bir film olacağını düşünmüştü. “Legally Blonde / Bu Nasıl Sarışın?’ın tanıtımı için çıktığım Avrupa turundan yeni dönmüştüm ve sonraki projemi arıyordum. Wired dergisinde Vegas’ta kumarhaneyi boşaltan zeki M.I.T öğrencileri hakkında bir yazı okudum – ama aradığımda Kevn Spacey’nin projenin haklarını satın aldığını öğrendim. Yıllar geçti ama senaryo sonunda masama geldi ve her şey bana döndü. Herhalde kader böyle istedi.

Yapımcı Michael De Luca, kitabın herkesin Vegas kumarhanesini boşaltma hayaline hitap ettiğini söylüyor. “Eskiden beri yirmi bire çok meraklıyım,” diyor, “kitabı okuduktan sonar, anlatılan sayma yöntemini anlamaya çalıştım. Matematikte dahi olmayan biri için zor aöa bulaşıcı bir şey. Birkaç kere doğru sayıp çok para kazanmak gerçekten güzel bir duygu.”

Mezrich’in kitabı raflara çıktığında, fenomen haline geldi ve çok satanlar listesinde 59 hafta kalarak 1,5 milyon kopya sattı. On iki dile çevrilen kitap, hâlâ iyi satış rakamları yakalıyor.

Yapımcılar, Mezrich’in kurgusal olmayan kitabını filme almak için öyküde belli değişiklikler yaptılarsa da kitabı bu kadar popüler yapan dramatik öğelerin değişmediğini söylüyorlar. “Bu eğlenceli bir film – dramatik bir belgesel olma amacı taşımıyor,” diyor Dana Brunetti. “Eğlenceli bir film olarak işlemesi için gerçek hikâyede bazı değişiklikler yaptık. Filmin geçtiği zamanı günümüze taşıdık ve romantik bir unsur ekledik. Ama öyküyü heyecan verici yapan şeyin kalbine dokunmadık: gerilimli aksiyon, yüksek bedel, Vegas’ın tempolu dünyasında zirveye yükselmek için sahte kimlikler kullanıp cüretkâr olmak, kumarhaneyi yenip milyonlar kazanmak. Kitap bunun hakkında, film de öyle.”

Kitap da film de 1990’ların ortalarında M. I. T’de öğrenciyken yirmi bir ekibine katılan Jeff Ma’nın deneyimlerinden ilham alıyor. Ma ve takım arkadaşları ülkenin en zeki beyinleri arasında idilerse de, ekibin başarılı olması için başka bir şeye ihtiyaç duyuyorlardı. “Bence ekibe davet edilmemin nedeni bunda iyi olacağımı düşünmeleriydi; sadece zekâmdan dolayı değil, davranış tarzım ve kumarhaneye girip kendimi satabileceğimden dolayı,” diyor.

Ma hem Vegas’ta hem Boston’da seti sayısız kere ziyaret etti ve filmde bir krupiyer olarak konuk oyunculuk bile yaptı. “Bu, herkesin başına gelmesini isteyeceği bir hikâye,” diyor Ma. “Herkes Vegas’ı soyup soğana çeviren, o yaşam tarzına ulaşan kişi olmak ister.”

Ma M. I. T. ekibindeyken büyük oyuncuydu; gözcüler adını alan takım arkadaşları, sıcak bir deste bulduklarında, olasılıkları yanına çeken Ma, oturup çok yüksek bahisler oynardı. Ma, büyük oyuncu rolünde inandırıcı olmak için kişiliğinin doğal yanlarını bastırması gerektiğini söylüyor. “Mantıklı ya da mantıksız, yakalanma korkusu hep vardı,” diyor. “Kimsenin bana bağırmasından hoşlanmam. O nedenle kumarhanelerin size fiziksel acı çektirme yetisi olsun olmasın, korku kafanızın içinde dolanıp duruyor.”

M. I. T. ekibi Ma’nın hayatını değiştirdi, yalnızca ekibin içindeyken değil gelecekte de. “Bence çalışan pek çok insane maaş almayı sevmiyor,” diyor. “Yirmi bir sayesinde, asla böyle bir işe girmek zorunda olmayacağım. İstediğimi yapacak kadar para kazandım – su polosu koçluğu yapıp bir spor şirketi kurdum. Sırf para kazanmak için hoşlanmadığım bir işe girmek zorunda kalmayacağım. Yirmi birin bana verdiği en büyük hediye bu.”

Las Vegas’taki pek çok kumarhane, Ma’nın yirmi bir oynamasına izin vermese de en iyi oyununu çıkaramayacağı başka oyunlar için kapılarını ardına kadar açıyor. Ma’ya soracak olursanız, en çok özlediği şey yirmi bir değil, ekibin bir parçası olmak. “10 ya da 20 çocuktan oluşan bir gruptuk -çocuk darken ciddiyim, 21 yaşındaydık- milyonlarca dolarlık bir şirketi yöneten, işleten ve daha fazla kazanmaya çalışan çocuklar. O samimiyeti özlüyorum.”

Yapımcılar filmi yönetmesi için Robert Luketic’e gittiler. Yapımcı Michael De Luca kendisinin, Brunetti’nin ve Spacey’nin, Luketic’in filme bakışından etkilendiklerini söylüyor. “21 pek çok türü ve tonu bir araya getiriyor,” diyor. “Bu aksiyon, komedi ve romantik unsurlar içeren ve gerçek olaylardan ilham alan bir gerilim filmi.” Robert havada dönen tüm bu topları kendi bakış açısıyla dengeleyerek birleştirmeyi başardı.”

“Birkaç romantik komedi yönetmiştim ve farklı bir şey denemek için can atıyordum,” diyor Luketic. “21’in sunduğu her şeyle -yüksek gerilim, kıl payı kaçışlar ve Vegas’a kendi anlayacağı dilden konuşma hayalinin gerçekleşmesi- bu muazzam bir fırsat gibi görünüyordu.”

Luketic’le daha once Win a Date with Tad Hamilton adlı filmde birlikte çalışan Kate Bosworth, “İhtiyaç duyulduğunda aşırı derecede profesyonel ve ciddi olarak inanılmaz bir denge yarattı ama aslında küçük bir çocuğun kalbine sahip. Buna bayılıyorum! Böylesi bir kişiliğe sahip olan insanların genellikle en iyi filmlere imza attığını hissediyorum çünkü eğlenceli hale getirebiliyorlar,” diyor.

Bosworth şöyle devam ediyor: “Robert harika bir mizah anlayışına sahip. Robert’layken her şeyi deneyebilirmişim gibi geliyor. Bu, herkes için söyleyebileceğim bir şey değil.”


KADROYU BELİRLEMEK

Başrolü, daha önce Julie Taymor’ın yönetiminde Across the Universe’de oynayan Jim Sturgess üstleniyor. Luketic, Sturgess’in büyük bir yıldız olmanın eşiğinde olduğunu söylüyor. “O tümüyle donanımlı,” diyor yönetmen. “Dramatik açıdan eksiksiz ve komedide çok yetenekli, bu çok ender rastlanan bir kombinasyon. Gerçekten çok büyük bir tutkuya sahip; yönetmen olarak o tutkuyu, o sevgiyi, o heyecanı, o isteği ve ihtirası ararım. O tutkuya yeteneği ve karizması eklenince, onun role mükemmel oturacağını biliyordum.”

Sturgess, “Bir deneme kaydı gönderdim, bir şey çıkmasını beklemiyordum. Sonra, Robert’ın benimle tanışmak istediğini söyleyen bir telefon geldi. Birlikte Londra’da kahvaltı ettik, birkaç deneme çekimine katıldım, sonra da rolü oynamam için teklif aldım,” diye hatırlıyor.

Sturgess, karakterinin “dahi bir zekâya” sahip olduğunu, ama bunu yeterli olmadığını söylüyor. “Hayatında, beyninin kendisini getirebileceği son noktaya gelmiş,” diyor. “Kendisi hakkında, kişiliği hakkında kendisine -bir kâğıt üstünde iyi notlardan başka- avantaj sağlayacak bir şeye ihtiyaç duyuyor”

Filmde, karakterler Vegas’taki güvenlik görevlilerini atlatmalarına yardımcı olacak kılıklara giriyorlar. Sturgess için, bu 21’in en ilginç yanlarından biri: bir filmde pek çok karakteri canlandırma fırsatı. Sturgess, kostümünün rolü bulmasına yardımcı olduğunu söylüyor. “sınıfta kapüşonlu bir sweatshirtle oturmak, bir M. I. T öğrencisi gibi hissetmenize yardım ediyor. Cebinizde binlerce dolar ve Armani takımınızla Vegas’ın parlak ışıklarındayken, geçiş yapmanız kolaylaşıyor.”

Yapımcı De Luca, “Jim bir hazine. Bence o büyük, çok büyük bir film yıldızı olacak. Role masumiyet, kırılganlık ve ihtiyaç duyduğunda açığa çıkarabileceği, karamsar bir yoğunluk getiriyor.”

Laurence Fishburne ekliyor: “Jim gereken özelliklere ve yeteneğe sahip, genç ve sevimli bir oyuncu. Sanatına kendini adamış biri. Sahip olduğu her şeyi veriyor. Biz oyuncuların yaptığı bu – oyunculuğumuzla birbirimize destek oluruz. Onunla çalışma yepyeni bir deneyimdi.”

Sturgess’in karşısında, Jill Taylor rolünde Kate Bosworth var. Spacey’yle Beyond the Sea ve Superman Returns/Superman Dönüyor’da birlikte rol alan Bosworth için, rolü almak bir telefon çağrısı kadar basitti. Bosworth hatırlıyor: “Superman Returns/Superman Dönüyor’’un çekimleri sırasında, Kevin bu projeden söz etti. Bir sure sonra, bir başka filmin çekimlerini tamamlamış ve tatile çıkmayı planlarken Kevin aradı. Aynen şöyle dedi -‘Lütfen gelip Vegas ve Boston’da oynar mısın?’ Hayır demek çok zordu.”

Projenin cazibesini tanımlayan Bosworth şöyle diyor: “Herkes bir grup sıradan insanın sistemi yenmesini izlemeyi sever, bu çocukların yaptığı da buydu. Bu sıra dışı bir şey, neredeyse inanılmaz ama gerçek.”

21 gibi kalabalık kadrolu bir filmde, Bosworth, oyuncular arasındaki ilişkinin de oyuncuların kendileri kadar önemli olduğunu söylüyor. “Hikâye birbirini uzun zamandır tanıyan ve birbirine güvenen bir grup çocukla ilgili olduğundan, filmin bunu yansıtması için kadronun kimyası çok önemli.”

“Kate bir film yıldızı – role, sahip olduğu yüklü karizmayı ve Hollywood pırıltısını getiriyor,” diyor De Luca. “Ama aynı zamanda bir ağırlığı var, çok fazla aktriste bulamayacağınız bir karakter oyunculuğu düzeyi tutturuyor. Ona sahip olduğumuz için şanslıyız.”

“Kate’le birlikte çalışmak her zaman bir zevk,” diyor Spacey. “Çok güzel, korkunç derecede zeki, inanılmaz derecede yetenekli ve üç hafta boyunca Vegas’ta beraber vakit geçirmek için oldukça eğlenceli. İşe yaraması beni çok heyecanlandırdı.”


Spacey, elbette ki, hep yardımcı rol Micky Rosa’yı, filmde M.I.T ekibini bir araya getiren çılgın dahi ve istatistik delisini canlandırmak niyetindeydi. “Karakter bir karışım,” diye belirtiyor. “Karakter birkaç kişinin ve hayal gücünün –kısmen benim onu ben oynadığım için, umarım kısmen benim hayal gücümün- bir bileşimi.”

Spacey’nin dediğine göre, performansına temel oluşturacak matematik becerilerine sahip olmayınca “en iyisi rol yapmak. Aslında, lisede son dönemde temel matematikten sınıfta kalmıştım, o yüzden kartları sayabileceğim fikri çok gülünç. Yine de, inanacağınızı umarım.”

Laurence Fishburne, büyük bir hayran kitlesine sahip by deneyimli oyuncu da Spacey’nin müdahalesi sayesinde kadroya katıldığı için mutluydu.

“Kevin Spacey’yi uzun zamandır tanıyorum. Aynı ortamlarda bulunuyoruz ve ortak dostlara sahibiz. Ona hayranlık ve saygı duyarım ama daha önce birlikte çalışma fırsatı bulamamıştık, o nedenle onunla karşılıklı rol yapma fırsatı beni heyecanlandırdı.”

“Büyük bir kumarbaz değilim ama hayat ve kumar kültüründe seksi bir şeyler var,” diye ekliyor Fishburne. “Bu rolü oynamak, o dünyaya girmenin bir yoluydu.”

Spacey “Laurence Fishburne’le çalışmak istedim hep. Ona hayranlık duymamın nedenlerinden biri, karakterlerini yaratırken aldığı mesafeler; onlara birer geçmiş, derinlik ve ağırlık kazandırması,” diyor.

Geçen yılın gişe rekortmeni Disturbia/Şüphe’de rol alan Aaron Yoo, Choi rolüne seçildi. En çok Showtime dizisi Huff’la tanınan Liza Lapria, Kianna’yı oynuyor. Eurotrip adlı komedide yer alan Jacob Pitts, Fisher rolünde.
Yoo, “Kitabı yayımlandığında okudum ve sonra haklarını Kevin Spacey’nin aldığını öğrendim. Menajerimi arayıp çekilecek olursa filmde bana uygun bir rol olduğunu umduğumu söyledim. Yıllar sonra, Sundance’da çılgınlar gibi meşgul olduğum bir sırada menajerim aradı – bir deneme kaydı hazırlayıp Los Angeles’a gönderebilir misin. Bana bir milyon yıl önce söz ettiğin proje için seni istiyorlar. Seçmelere katılmak için Park City’den doğruca Vegas’a uçtum. Olaylar kontrolden çıkmıştı,” diyor.

Yoo, 21’in öyküsünü tamamen yeni ve orijinal bir şekilde anlatmasının, kendisini heyecanlandırdığını da ekliyor. “Benim deneyimlerime göre üniversite, kendini eskiden olduğun kişiden ayırıp kim olduğunu bulmakla ilgili. Bu filmde de bununla ilgili bir şey var ve ben buna tutunuyorum.”

Lapira, Kevin Spacey’yle birlikte çalışma fırsatı karşısında heyecandan öldüğünü söylüyor. “Kevin’le aynı filmde rol alacağımı öğrenmek beni çok heyecanlandırdı. Çok basmakalıp bir söz, biliyorum ama sırf onun çalışmasını izleyerek bile çok şey öğrendim.”

Pitts onu çeken şeyin, Las Vegas’ta geçen pek çok diğer filmden farklı olması olduğunu ifade ediyor. “Vegas’ta geçen filmlerin bir çoğu sert ve yaşadıkları dünyadan bezmiş karakterlerle doludur. 21’de, karakterler daha çocuk. O hayatı yaşıyorlar ama arkasındaki acıdan haberleri yok. Film, onların şehrin bu yanıyla tanışmaları hakkında – masumiyetleri kıyma makinesinden geçiyor.” x





YAPIM HAKKINDA

Çekimlerin başlamasına iki hafta kala, M.I.T’nin kart sayanlar ekibini canlandıran beş oyuncu, oyunun nasıl oynandığını öğrenmek için kart danışmanı Kyle Morris’le vakit geçirdiler. Las Vegas’ta yaşayan ve filmlere danışmanlık yapan ve Morris, kadroyla yakın bir çalışma içine girdi ve bir sahnede krupiyer olarak göründü.

Oyunu öğrenme konusunda, “Kadro beni gerçekten şaşırttı. Birçoğu yirmi bir konusunda hiçbir şey bilmiyorlardı ama oyunculuk konusunda epey bilgi sahibiydiler. Onlara yirmi bir oyuncusu gibi görünmeyi ve davranmayı öğretmek önemliydi,” diye belirtiyor.

Jim Sturgess “Hayatımda hiç yirmi bir oynamamıştım,” diye itiraf ediyor. “Kyle yirmi bir masasında rahat görünmemiz için bize temel stratejileri öğretti—masada nasıl davranırsınız, nasıl işaret verirsiniz vs.”

Jacob Pitts, “En son yirmi bir oynadığımda on iki yaşındaydım,” diye açıklıyor. Kyle bize temel stratejileri ve tüm işaretleri öğretti ama aynı zamanda fişleri hareket ettirmek ve yönetmek için teknikler de gösterdi – kumarhanelerde çok zaman geçirdiğinizde kaptığınız hareketleri yani.”

Fiş numaralarını öğrenmeyen tek kişi Jim Sturgess. “Jeff Ma’ya bu konuyu sorduğumda bana ‘Hayır, hiç öyle numaralar yapmadım. Ben büyük oyuncuydum – ucuz numaralar yapıyor olsaydım, kokumu alırlardı’ dedi,” diye hatırlıyor.


Lapira, “bu filmed yer almadan once, yirmi bir oynamanın eğlenceli olacağını hiç düşünmemiştim. Ama ‘araştırmalar’ sayesinde, bir sürü havalı yere gitme fırsatımız oldu. Çalıştığımız hissine kapılmadım hiç!”

Kate Bosworth gülüyor. “Bu film için yapmamız gereken araştırma, Vegas’ta gerçek yirmi bir oyuncularıyla yirmi bir oynamayı öğrenmekti. Ne kadar zor olabilir ki? Vegas’a gidip biraz kumar oynamışlığım var ama şimdi sanki ne yaptığımı bildiğimi hissediyorum.

Morris “Kadrodan bir iki kişi işleri daha da ileri götürdü. Aaron ve Liza kart sayma alıştırmaları yaptılar. Birkaç kerekartları açtım. Liza ne olduklarını söyledi ve doğru çıktı!”

Lapira yeteneklerinden o kadar emin değil. “Edward O. Thorp’un ünlü kitabı Beat the Dealer’I aldım ve kart saymayı denedim. Santa Monica Coffee Bean’de kendi kendime sayarken bir ucube gibi göründüğüme eminim”

Morris, kadronun masada bir miktar başarı kazandığını söylüyor. “Vegas’ta bulunduğumuz sırada kadrodan bazı kişilerin büyük paralar kazandığını biliyorum. Hepsini yaptığımız araştırmaların sonucu hanesine yazdık,” diyor. “Sonradan, kayıpları için beni suçlamayacaklarını umarım.”

Mümkün olduğunca gerçek kumarhanelerde çekim yapmak, yapımcılar için önem taşıyordu. Başlangıçta, yapımcılar Vegas’ın büyük isimlerinin, kart sayanlara yenilmelerini anlatan bir öykünün filme çekilmesi konusunda yardımcı olmayacaklarından endişe ediyorlardı. “Kısa sürede anladık ki kumarhaneler hikâyeyi sevmişlerdi çünkü insanların sistemi kolayca yenebileceklerini düşünmelerini sağlıyor. Bu da insanların kumarhaneye gelmesine yardım ediyor,” diyor Brunetti.

Las Vegas’ta çekimler başladığında, Luketic’in önündeki zorluklardan biri, Günah Şehri’nin karmaşasını yakalamaktı. “Bir kumarhaneyi tamamen kapatmanıza imkân yok,” diyor Luketic, “ama bir iki masa ya da ufak bir bölümü alabiliyorduk. Bir masada çekim yapıyor, karmaşık bir kamera hareketi düzenliyorduk ve sonraki sahne bir grup sınıf arkadaşının harika vakit geçirmesi oluyordu. Kumarhaneler harika birer iş arkadaşı oldu ve bize inanılmaz derecede yardım etti– Vegas’ta geçirdiğimiz iki haftanın sonucunda çıkan şeyden gurur duyuyorum.”

Masalar arasındaki karmaşık izleme çekimlerini yakalamak ve bunu gayet stilize, sofistike ve parlak renklerle başarmak, Akademi Ödülü® sahibi görüntü yönetmeni Russell Carpenter, ASC’nin işiydi.“Vegas asla kapanmaz – kumarhaneler haftanın 7 günü 24 saat çalışır. En büyük zorluk, etrafımızda süren işi bölmeden çekim yapmaktı. Heyecan vericiydi.”

Carpenter, Luketic’in istediği görünüşü alışılmadık yöntemlerle elde etmek için yaratıcı ve eşsiz yollar bulduklarını ekliyor. “Bir otelin hediyelik eşya dükkânından aldığımız 35 sentlik lambadan uzun lensle çekim yaparak sahnelerimize epey cızırtı katabildiğimizi gördük,” diyor. “Harika görünüyor, kilometrelerce uzunluktaki neon ışıklarından çekim yapıyormuşsunuz gibi”

“Robert Vegas setinde çok rahattı,” diye belirtiyor yapımcı Dana Brunetti. “Tamamen organize olmuş ve ne elde etmek istediğini bilerek gelirdi ama aynı zamanda yeni fikirlere ve performansın nereye varacağını görmeye açıktı. Hem rahat ve canlı hem de disiplinli bir atmosfer yarattı; bu da Vegas’ın cümbüşünde her şeyin stresten arınmış şekilde ilerlemesini sağladı

Luketic çok satan kitabın, filmin ihtiyaç duyduğu tüm dramatic anlara ve gerilime sahip olduğunu ama öyküyü filme uyarlamak için kart saymanın iç dünyasını perdeye yansıtmak konusunda kreatif kararlar vermek zorunda kaldığını söylüyor. “Yirmi bir izleyicili bir spor sayılmaz ama onu bir saha oyununa dönüştürmek zorundaydık,” diyor. “Kendimize ‘Dehayı nasıl görselleştiririz? Baş karakterin zihnine nasıl gireriz?’ diye sorduk. Özel lensler, kameralar ve CGI kullanarak kartların tam yüzeyine ve karakterlerin gözlerine ulaşabildik. 21 beni bir filmci olarak zorladı ve aşama kaydetmemi sağladı.”

Luketic’le daha önce Legally Blonde/Bu Nasıl Sarışın?, Win a Date With Tad Hamilton ve Monster-In-Law/Vay Kaynanam Vay’da birlikte çalışan Prodüksiyon Tasarımcısı Missy Stewart, Vegas’ın görkemini perdeye taşımakla yükümlüydü. “Las Vegas’ta pek çok kamera hareketinin nasıl olacağını, çocukların hareketli ve neredeyse duyuları tetikleyen bu ortamdaki hallerini nasıl göstereceğimizi konuştuk.

“Göreceğiniz şeyi ‘yeni Las Vegas’ olarak görüyorum; gençlerin hafta sonu için gittikleri Las Vegas. Eski kumarhanelerden çok farklı,” diye devam ediyor Stewart. “The Red Rock Resort & Casino, yeni Planet Hollywood, Hard Rock—hepsi popüler, eğlenceli ve gidilip içinde görünülesi mekânlar.”

Boston sahnelerinin kontrollü ve sessiz görünüşü, gerçekliği abartılmış Vegas’la zıtlık oluşturuyor. “Boston, bir 19. yüzyıl şehrinin geleneksel görüntüsüne sahip,” diyor. “Boston’daki çalışmalarımızın çoğunun, 1800’lerden beri var olan Doyle’s Tavern gibi eski binalarda olacağı fikrini benimsedik.”

Carpenter katılıyor: “Bu filmin en sevdiğim yanı, Vegas’ta ve Boston’da çektiğimiz görüntüler arasında farklı bir görünüş oluşturmamız. Vegas’ın enerjisine karşın karakterimiz Ben’in Boston’da hissettiği kapanış hissini vurgulamak için farklı bir renk paleti ve değişik çekim teknikleri kullanıyoruz.”

Luketic ekliyor, “Birbirinden çok farklı iki mekânda çalışmak zor bir işti. Ama sonunda, arkamdaki bu yetenekli filmciler ve oyuncu kadrosu, kumarhanelerle Boston ve Cambridge şehirlerinin işbirliği sayesinde bence harika görünen ve heyecan verici bir film ortaya çıktı.”

Farklı tarzlar, Kostüm Tasarımcısı Luca Mosca için de aynı derecede önemliydi.Sonuçta, oyuncuların M.I.T öğrencilerinden Vegas’ın en hızlı kumarbazlarına dönüşmelerine yardım etmekle yükümlüydü. “Bu çocukların bir ortamdan diğerine geçerken sahip oldukları bukalemun etkisini yaratmaya yardım etmek eğlenceliydi,” diyor.

Ancak öğrencileri mahallenin en havalı çocuklarına çevirmek sadece bir dönüşümdü. Gerçekte, öğrenciyken bile, Ben film boyunca değişerek kendine daha çok güvenen biri haline geliyor. “Baş karakterimiz Ben’i maroon bir M.I.T sweatshirt’ü giyen sıradan bir öğrenciden kendine güvenen bir öğrenciye çok şeyi açığa vurmadan dönüştürmek çzellikle zordu,” diye belirtiyor Mosca.

Oyuncular için, Vegas kimliklerine bürünmek eğlencenin bir parçasıydı. Kate Bosworth şöyle diyor: “Projenin en sevdiğim yanlarından biri, öğrencilerin kmarhaneler tarafından tanınmamak için kılık değiştirmeleri gerçeğiydi. ‘Güneyli Afet’ görünüşüm, ‘Soprano-Jersey’li Kız’ görünüşüm ve ‘Louise Brooks’ görünüşüm vardı. Çok eğlenceliydi!”



KART SAYMA NASIL İŞLER?

21’de, gözcüler düşük miktarlarda bahis koyarlar, kart sayarlar ve destenin sıcak hale gelmesini beklerler – destede ne kadar fazla resimli kart kalırsa, deste o kadar sıcak demektir. Resimli bir kart oynandığında, gözcüler bunu *1 sayarlar. 2’den 6’ya kadar kartlar +1’dir, 7,8,9 nötrdür ve değeri yoktur.

Deste uygun hale geldiğinde, gözcüler kollarını kavuşturup büyük oyuncuya sinyal verirler. Büyük oyuncu oyuna katılır, parasını sergiler, sıcak destede yüksek miktarda bahis oynar, kartlar karıştırıldığında başka bir masaya atlar. Gözcüler, büyük oyuncuya durumu şifreli sözcüklerle haber verirler.


+1 = Ağaç            +10 = Bovling
+2 = Düğme       +11 = Futbol
+3 = Tabure        +12 = Yumurta
+4 = Araba          + 13 = Cadı
+5 = Eldiven        +14 = Yüzük
+6 = Silah            +15 = Maaş
+7 = Zarlar           +16 = Tatlı
+8 = Bilardo         +17 = Dergi
+9 = Kedi              +18 = Oy verme bölmesi

Örneğin, sayım +15’se, gözcü büyük oyuncuya sinyal vermek için masada para kaybetmiş gibi davranıp “bütün maaşımı kaybettim. Kız arkadaşım beni öldürecek,” diyebilir.

Bir gözcü başka bir takım arkadaşıyla konuşmak isterse, sinyal olarak gözüne dokunur. Gözcü büyük oyuncunun sayımı kaybettiğini görürse, elini alnına götürerek destenin soğuduğunu haber verir. Ve bir takım üyesi krupiyerin, patronun ya da güvenliğin olanları anladığını görürse, sinyal olarak parmaklarını saçlarından geçirir: Hemen. Dışarı. Çık..