Kız kardeşim canım benim

Kız kardeşim canım benim
Kız kardeşim canım benim
Nicole Kidman ve Jennifer Jason Leigh, 'Kız Kardeşim Evleniyor 'da kendileri de, ilişkileri de sorunlu kız kardeşleri oynuyor. Kız kardeşlik, sinemanın didiklemeyi sevdiği temalardan
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

 

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

MÜREKKEP BALIĞIYLA KIZKARDEŞİ BALİNA... UĞUR VARDAN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

YAPIM NOTLARI İÇİN TIKLAYIN






Robert Aldrich, Henry Farrell ’in gotik romanı What Ever Happened to Baby Jane/Bebek Jane ’e Ne Oldu?’yu Bette Davis ve Joan Crawford’la perdeye getirmek istediğinde başvurduğu yapımcılar bu iki “ihtiyar” için paralarını yakamayacaklarını söylemişti. Yapımcılara, para babalarına rağmen alınan sonuç, her kuşaktan seyircinin dehşetle andığı bir korku klasiği. Sette Bette Davis ve Joan Crawford arasındaki sürtüşmeler en sevdiğimiz Hollywood efsanelerinden. Ama canlandırdıkları Hudson kardeşler misali aralarındaki bağ, Hollywood ’a meydan okumalarına vesile oldu. Her ne kadar Hudson kardeşler arasındaki ilişki türlü eziyet, ihanet ve işkenceyle örülü olsa, Joan Crawford ile Bette Davis arasındaki diva husumeti ayyuka çıksa da... Ne de olsa kız kardeşlik mefhumu yeri geldiğinde türlü meseleyi bir tarafa bırakıp çevreye meydan okumayı gerektirir. Tıpkı bu hafta gösterime giren Margot at the Wedding/Kız Kardeşim Evleniyor ’da olduğu gibi.
Kız Kardeşim Evleniyor aile meselelerini bir yere konulamayan, sınırlandırılamayan yanlarıyla perdeye getirme konusundaki başarısına ilk filmi The Squid and the Whale/Mürekkep Balığı ve Balina ’dan aºina olduğumuz Noah Baumbach imzalı bir aile dramı. Söz konusu kardeºler, yazar Margot (Nicole Kidman) ve tatmini new age öğretilerinde arayan, evliliğin arifesindeki kardeşi Pauline (Jennifer Jason Leigh). İkisi de yönetmen Baumbach ’ın adeti olduğu üzere Kuzeydoğu Amerikalı alaycı entelektüellerden. Yine Baumbach ’ın adeti olduğu üzere ikisinin de sınırlarda seyreden karakterleri, onları tanımlamayı zorlaştırıyor. Ne var ki aralarındaki kardeşlik bağı, birbirleriyle meselelerini dahi içine alma kapasitesine sahip bir alan olduğundan, onları sınıflandırmaya çalışanlara da beraberce kafa tutmaları gayet doğal. İşlevsiz ailelerin de, aile üyelerinin işlevsizliklerini yaşamalarına fırsat verdikleri için aslında gayet de işe yaradıkları, Pauline ve Margot arasındaki ilişkiden belli.

 

İşlevsizse size ne!

Zaten kız kardeşlik de işlevsiz ailelerin bu işlevini sinemaya yansıtmak için ideal. Misal Bebek Jane ’e Ne Oldu? Eski çocuk yıldız Jane Hudson ile evlerinin üst katında yapmadık eziyet bırakmadığı, tekerlekli sandalyeye bağımlı eski film starı kardeşi Blanche Hudson arasındaki ilişkinin aile güzellemesine malzeme yapılamayacağı kesin. Ama iki kardeş arasında tanımlanması zor bir bağ, olayları seyirci açısından daha da tekinsiz kılacak bir yakınlık olduğu aşikâr. Hem zıt karakterli hem de ilişkileri türlü çatışmalarla yıpranmış (müstakbel enişteyi tavlamak da buna dahil) iki kız kardeşin (Cameron Diaz ve Toni Collette) birbirlerini tanıma serüvenini anlatan In Her Shoes/Yerinde Olsam da, ne olursa olsun aile en iyisi türünden bir güzelleme sayılamaz. Ama aralarında onca olan bitene rağmen kız kardeşlerin birbirlerinden kopamamaları yine de inandırıcı. Zaten yeri geldiğinde kardeşlik, aile içindeki aile yerine geçer. Cüneyt Çakırlar, bu sayfalarda çıkan yazısında psikanaliz kuramı üzerine çalışan Juliet Mitchell ’dan alıntı yapmıştı. Mitchell, psikanalitik kuramda anne baba ve çocuk arasındaki dikey ilişkinin belirleyiciliğinin yatay ilişkilerin yani kardeşler arasındaki bağın kişisel oluşuma katkısının gözardı edilmesine vesile olduğu görüşünde. Zira Mitchell ’a göre kiºiliği belirleyen türlü unsur, kardeºlik üzerinden öğreniliyor. Kız kardeº filmleri, Mitchell ’ın bahsettiği bu öğrenme süreci üstüne bayağı fikir veriyor aslında. Üvey anne şiddetiyle mücadele söz konusu olduğunda, kız kardeşlerin birbirine kol kanat gerdiğini Güney Kore korku filmi A Tale of Two Sisters/İki Kız Kardeşin Hikâyesi ’nde (İngilizce yeniden çevrimi yolda), sosyal baskıya direnmek için en yakın kafadaki kız kardeşin desteğinin elzem olduğunu Pride & Prejudice/Aşk ve Gurur ’da, kız kardeşlerin birbirini tamamladığını başka bir Jane Austen uyarlaması Sense and Sensibility/Aşk ve Yaşam ’da, pasif bir eylem uğruna kız kardeşlerin topluca intihara başvurabileceklerini The Virgin Suicides/Masumiyetin İntiharı ’nda tecrübe ettik.
Ne var ki Mitchell’ın bahsettiği kardeşlik bağı, koşulsuz destekten ibaret değil. Kişiliği oluşturan nevrozlarda da kardeş ilişkisinin bağlayıcılığı söz konusu. Gerçek hayattan uyarlama Hillary ve Jackie ’de çellist Jacqueline du Pre (Emily Watson) ile flütçü kardeºi Hilary du Pre-Fenzi (Rachel Griffiths) arasındaki fırtınalı iliºkiyi bir düºünün. Ya da bildik Catherine Breillat temalarının A ma soeur/Kızkardeºim ’e konu olmasını... Çeşitli nevrozları filmografisinin belkemiği yapmış Woody Allen ’ın başyapıtlarından birinin Hannah ve Kız Kardeşleri olması da boşuna değil. İster Boleyn Kızı ’ndaki gibi ölümcül bir rekabet vuku bulsun, isterse de Lavanta Kokulu Kadınlar ’daki gibi tatlı bir çekişme, kız kardeşlik konu edildiği çoğu filmde karakter belirleyici bir özellik. Aile dinamiklerini hem sarsıcı hem de doğal bir üslupla perdeye getiren Noah Baumbach da konuya eğildiği Kız Kardeşim Evleniyor ’da haliyle kız kardeşlik bağını en ayrıntılı biçimde ortaya koyan bir tarz tutturuyor.