Kontrgangster timi!

Kontrgangster timi!
Kontrgangster timi!
'Zombieland' ile tanıdığımız Ruben Fleischer imzalı 'Suç Çetesi', bir tür yıldızlar takımı gibi olan oyuncu kadrosuna rağmen yanlış anlatım tercihinin kurbanı olmaktan kurtulamıyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Bugüne kadar izlediğimiz ‘iyi’ gangster filmlerinden öğrendiğimiz, yaşadığı şehri korkudan titreden gangsterin asla kararsızlık yaşamaması, iki arada bir derede kalmaması gerektiği. Eğer kararsız davranırsa, yöntemini, izleyeceği yolu net seçmezse ve prensiplerden taviz verirse, hayatta kalamayacağını da öğretti bize bu filmler.
Bugün vizyona giren ‘Suç Çetesi’nin (Gangster Squad), azılı gangsterı Michen Cohen böyle bir karakter değil ama filmin çok daha büyük bir sorunu var: Yönetmeni kararsız!
2009 tarihli ‘Zombieland’ ile televizyon kariyerine ara verip sinemaya adım atan ve hiç de fena olmayan bir iş ortaya koyan Ruben Fleischer’i o zamanki kadar kararlı göremiyoruz ne yazık ki. ‘Zombieland’de klasik zombi hikâyelerini biraz pop biraz da komedi unsurları ekleyerek anlatan yönetmen arada görme fırsatı bulamadığımız ‘30 Minutes or Less’i çekmişti.
‘Suç Çetesi’nin hikâyesinde bir sorun yok aslında ama yönetmenin nasıl çekeceğine dair kararsızlığı (ya da seçtiği yöntemi uygulamadaki başarısızlığı) filmin devasa kadrosuna da yazık ediyor hiç kuşku yok ki.
Kısa özet geçersek: 2. Dünya Savaşı sonrası Los Angeles’ındayız. Mickey Cohen vahşi yöntemleriyle kenti zapturapt altına almıştır. Önüne çıkan her engeli aşmayı bilen, polisi, yargıyı satın alan bu gangster ile kendi halinde mücadele etmeye kalkan polis memuru John O’Mara, özel bir ekip kurup bu çete ile ‘kanun dışı’ yollardan mücadele etmekle görevlendirilir. Sorumsuz bir polis, eski bir silahşor, bir İspanik, yetenekli bir adam ve tabii ki bir siyah’tan mürekkep bu ‘kontrgangster timi’ sert bir mücadeleye girişiyor.


‘Dokunulmazlar’ı anmak

İlk elden filmin Brian De Palma’nın 1987 tarihli klasiği ‘Dokunulmazlar’ ile benzer bir olay örgüsüne sahip olduğunu söyleyelim. Bunda bir sorun yok. Sorun, bu örgünün nasıl kurulduğu, ne tür bir estetikle ele alındığı.
Ruben Fleischer, tıpkı ‘Zombieland’de yaptığı gibi burada da içinde çokça sert unsurlar barındıran bir hikâyeyi mümkün olduğunca ‘plastik şiddet’ estetiğiyle bezemek, aralara seyircinin rahatlamasını sağlayacak espriler sıkıştırmak istemiş. Şöyle düşünebiliriz aslında: Quentin Tarantino’nun ‘Dokunulmazlar’ı kendi tarzında yeniden çektiğini düşünün… O filmdeki sertliğin, şiddetin rahatsız edici olmaktan çıkıp plastik bir boyuta geçtiğini, karakterlerin sonsuz bir gevezelikle işlerini yaptığı, ‘famme fatale’in hakkının sonuna kadar verildiği bir film olma ihtimali çok yüksek.
Oysa Ruben Fleischer, bütün bunları yarım yamalak yapıyor. Filmde kimi sahnelerdeki yoğun şiddet, zaman zaman kolların, kafaların ve bacakların havada uçuştuğu ‘gore’ filmler kadar ürkütücü olabiliyor. Filme hava katsın diye bazı oyuncuların gırtlaktan gelen ‘Baba’vari konuşmaları komik olurken; ‘kontrgangster timi’nin komik olsun diye yaptığı bazı şeyler anlamsızlaşıyor. Filmin ‘famme fatale’i Emma Stone’un canlandırdığı Grace, ‘ezik’ bir muhtaç olarak oradan oraya savrulup duruyor.
Ezcümle söylemek istediğim, ‘Suç Çetesi’, yapmak için yola çıktığı hiçbir şeyi yapamıyor. Ama asıl can sıkıcı olan Josh Brolin, Ryan Gosling, Sean Penn, Nick Nolte, Emma Stone, Anthony Mackie, Giovanni Ribisi ve Michael Peña gibi her yönetmenin ve tabii ki asıl olarak her sinemaseverin bir arada bulmak istediği oyuncuların bir araya geldiği bir filmin böyle olması.

SUÇ ÇETESİ

Orijinal Adı: Gangster Squad
Yönetmen: Ruben Fleischer
Oyuncular: Josh Brolin, Ryan Gosling, Sean Penn, Nick Nolte, Emma Stone, Anthony Mackie, Giovanni Ribisi, Michael Peña
Yapım: 2013 ABD
Süre: 113 dk.