Nerede bir yeniden çevrim orada o

Nerede bir yeniden çevrim orada o
Nerede bir yeniden çevrim orada o
Kink Kong, Halka, ve Ölümcül Oyunlar'ın ortak özelliği yeniden çevrim olmaları ve hepsinde de Naomi Watts'ın oynaması
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

 

 

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

 

UĞUR VARDAN'IN ELEŞTİRİSİ İÇİN TIKLAYIN

 

Naomi Watts’ı bir google’layın, gözünüze çarpacak nitelendirmelerden biri de “yeniden çevrimler kraliçesi”dir. Aslında bu kulağa hoş gelen bir tanım değil pek. Sebep, yeniden çevrimlerin baştan kaybetmeye mahkum olduğuna dair önkabul olsa gerek. Oysa ki bu hafta gösterime giren Funny Games US/Ölümcül Oyunlar’ın gösterdiği gibi bazı ‘yeni versiyonlar’ orijinalinden bile ilginç olabiliyor.

Hikâyenin farklı bir kültüre nasıl tercüme edildiğinin peşine düşenlere zengin bir kaynak sunuyor. Avusturyalı Michael Haneke’nin yeni Ölümcül Oyunları’nı, yine onun imzasını taşıyan orijinalinden ayıran ise kuşkusuz oyuncuları. Yoksa Ölümcül Oyunlar’ın, yine Haneke imzalı orijinal Funny Games’in neredeyse kare kare yeniden çekilmiş hali olduğu herkesin malumu. Ama anne baba ve çocuktan mürekkep burjuva ailenin evini gasp eden sosyopatlardan birinin (Michael Pitt) sık sık kameraya dönüp bizimle konuştuğu, diğer sosyopatla (Brady Corbet) sinemada şiddeti tartıştığı ve perdede herhangi şiddetli bir sahne göstermeden bizi dehşetten dehşete sürükleyen Ölümcül Oyunlar’da Hollywood yıldızlarının varlığı tabii ki bir fark yaratıyor. Sinemada şiddetin gösterimine dair bir deneme sayılabilecek filmde suratlarını yakınen bildiğimiz isimlerin, Tim Roth’la Naomi Watts’ın yer almasıyla konuya göbekten dalınıyor. Bunlardan Naomi Watts’ın yeniden çevrimler kraliçeliği ise eğlenceye tuz biber ekiyor.

 

Naomi’nin harcı

Naomi Watts’ın yeniden çevrim külliyatına bir göz atalım. Oyuncu, David Lynch’in başyapıtlarından Mullholland Çıkmazı peşindekileri artırmıştı. Ama onu A sınıfına asıl taşıyan, ender başarılı Japon korku filmi yeniden çevrimlerinden biri olan Halka serisi oldu. Kariyerindeki en büyük bütçeli film ise uzun süredir en merak edilmiş yeniden çevrimlerden King Kong. Muhtemelen beklenti konusunda önceki tüm projelerinin tozunu attıracak Hitchcock yeniden çevrimi Kuşlar, Naomi Watts’ın yer alacağı söylenen yeni versiyonların şimdilik sonuncusu. Ölümcül Oyunlar ise, afişinde ayyuka çıktığı üzere Naomi Watts’ın dehşet dolu suratında anlamını bulan bir yeniden çevrim. Bir tarafta Tim Roth’un canlandırdığı ve film boyu ayağa kalkamayan aile babası, diğer tarafta korunmaya muhtaç küçük çocuk (Devon Gearhart)... Bunların ortasında iki sosyopatın eziyetini, seyirci olarak en çok Naomi Watts rehberliğinde yaşıyoruz. Eğer perde üzerinde bir temsilcimiz olacaksa, o da Naomi Watts. Zira sinirlerimizle oynayan sosyopatlara tepkimizi göstermemiz için, eli iş tutan tek “iyi”ye, yani Naomi’ye muhtacız.

Naomi Watts’ı bu konuma hazırlayan, önceki filmleri. Sarışınlığı, ince vücudu, masum yüzüyle Mullholland Çıkmazı'nda, Hollywood kadınlarını didik didik etmek için David Lynch’e verilmiş bir hediye gibiydi. Sonraki filmlerinde de yönetmenlerine benzeri fırsatlar sundu. Ya da meselesi, standartları didik didik etmek olan yönetmenlerle yolu hep çakıştı. Misal, David O. Russell’ın I Heart Huckabees/Tesadüfler’inde bir alışveriş merkezinin ideal Amerikalıyı temsil edecek standartlardaki sözcüsü rolü. Bu karakteri filmin kaotik yapısı gereği, sinir krizi geçiren bir havada canlandırmak kuşkusuz tam Naomi Watts’ın harcıydı. James Ivory-Ismael Merchant ikilisi, kostüme uyarlamalardan bir süreliğine vazgeçip Le Divorce/Le Boşanma’da günümüz Fransız-Amerikan standartlarını çarpıştırmak istediklerinde yine Naomi Watts’tan yardım aldılar.

King Kong’un âşık olduğu ve dolayısıyla karşıdakinin koruma güdüsünü harekete geçirtecek tarzda bir güzelliğe sahip Ann Darrow karakterini Naomi Watts’ın canlandırması da ayrıca kaydadeğer bir kasting seçimiydi. Daha afallatıcı Seyircinin perdede gördüklerine tepkisinin test edildiği Ölümcül Oyunlar, Naomi Watts’ın sınırları yoklayan karakterlerle dolu filmografisinin son halkası. Yönetmen Haneke, röportajlarda Ölümcül Oyunlar’ı niye birebir yeniden İngilizce çekmeyi tercih ettiği sorusuna cevap verirken, filmin asıl hedef kitlesine (Amerikalılara) ulaşmasını istediğini söyleyebilir. Ama tabii ki, ne Hollywood ne de yıldızları bir tek Amerika’yı ilgilendiriyor. Zaten sırf Haneke’nin gösterdiği sebebe odaklanmak, Ölümcül Oyunlar’ı Amerikalı seyirci ve şiddet bağlantısına dair bir değerlendirmeye indirgerdi. Halbuki Ölümcül Oyunlar, Haneke’nin ilk filmde amaçladığına daha yaklaşan, yani seyirciyle oynanan kedi fare oyununun daha afallatıcı olduğu bir versiyon. Büyük ölçüde Naomi Watts sayesinde... Yeni çekilecek Kuşlar’ın hüsranla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı bilinmez. Ama orijinalinde Hitchcock’un, talepleriyle cehennem azabı çektirdiği Tippi Hedren’in rolüne yeni versiyonda Naomi Watts’ın düşünülmesi, ta baştan övgüyü hak ediyor. Özellikle de aktris, önceki filmlerinde yönetmen oyuncu seyirci ilişkisinin dikişlerini böylesine belli etmişken...