'Öteki tür'le yakınlaşmalar

'Öteki tür'le yakınlaşmalar
'Öteki tür'le yakınlaşmalar
'Alacakaranlık' serisinin finalinin ilk bölümü 'Şafak Vakti', ikiyeparça haline gelmiş olmanın ve buna bağlı olarak senaryosundaki sarkmaların kurbanı olmuş
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Alacakaranlık Efsanesİ: Şafak Vaktİ Bölüm 1
Orijinal Adı: The Twilight Saga: Breaking Dawn Part 1
Yönetmen: Bill Condon
Oyuncular: Kristen Stewart, Robert Pattinson, Taylor Lautner


Bir hikâye en baştan paketleyip, planlayıp seri haline getirilmemişse, uzadıkça yavanlaşmaya, etkisi azalmaya başlıyor. Buna bir tür ‘Türk dizisi ruh hali’ de diyebiliriz. Malum bizde de bazı diziler güzel başlar ama iyi reyting yapınca ayarı bozulur ve giderek ‘anafikir’den bambaşka yerlerde bulur seyirci kendisini.
‘The Twilight Saga’ serisi de biraz böyle. Ergenlik ve büyüme hallerinin ‘İnsan-vampir’ aşkı üzerinden bir kez daha tanımlandığı, araya bir de ‘Kurt adam’ın esas kıza talip olduğu hikâye hiç kuşku yok ki daha çok ‘ genç kuşak’ arasında büyük beğeni kazandı. Bunu ilk üç filmin ABD ’de yaklaşık 800 milyon dolar hasılat elde edişinden de anlayabiliriz. Bu üç filmin 1 milyar doları bulan ABD dışı gişesini de katarsanız ortada ‘ticari’ olarak çok başarılı bir iş olduğu su götürmez. Ama üçüncü filmde başlayan sarkmalar, bir tür ‘seyirci yolma’ taktiği olarak ikiye bölünen final serisinin ilk bölümünde de var. 

Uzayıp gidiyor...
Hemen söyleyelim: Aslında 45 dakikalık bir hikâyeyi iki saate yaymak; birbirini tekrar eden sahneler ve diyaloglardan başka bir şey bırakmıyor geride. Bu bölümde ergenliğe adım atan kızımız Bella ve ‘soluk benizli’ vampir Edward nihayet evleniyorlar. Bu izdivacın Bella’nın hayatını tehlikeye sokacağını düşünen Kurt Adam Jacob ise tepki gösterir. ‘Peri masalı’ gibi geçen balayı Bella’nın hamile olduğunu anlamasıyla yarıda kalır. Böylece insan ve vampirin birleşmesinden doğacak çocuk filmin odak noktası haline geliyor. Sonrası, ‘Kurt Adamlar’ın çocuğu bir tehdit olarak algılamaları ve Bella’nın giderek bozulan sağlık sorunları. Tabii ki, Edward ve Jacob yine Bella’nın mutluluğu için ‘uzlaşmak’ zorunda kalıyorlar.
‘Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1’, tıpkı Harry Potter’ın final bölümündeki gibi bütünlüklü bir hikâye sunamadığı için uzun uzun değerlendirme yapmak da zor. Ama sonuçta, türler arasındaki gerilimin azaldığı, dolayısıyla hikâyenin temposunun düştüğü, farklı evrenlerin zenginliğinin uzlaşmaya kurban edildiği ve vampirlerle kurt adamlar arasındaki ‘sınıf savaşı’nın geri plana itildiği bir film var karşımızda. Serinin hayranları şüphe yok ki yine seyirlik birçok şey bulacaklardır, ama ‘Şafak Vakti’nin
birinci bölümünün başarılı olduğunu ve ikinci film için heyecan duygusu yarattığını söylemek zor.

Carlisle Cullen
Edward’ın dönüştürücüsü, yani babası Carlisle Cullen, barışçıl vampir klanı Cullen’ların da lideri. 17’nci yüzyılda 23’ünde dönüştürüldüğünden beri nefsine hâkim olması, onun insan kanına açlığını da iyice bastırmış.


Esme Cullen
Carlisle Cullen’ın eşi. Zamanında bir intihar girişiminden sonra götürüldüğü morgda Carlisle’ın çalışıyor olması, Esme’nin hayatındaki dönüm noktası. Genç kadının hâlâ hayatta olduğunu gören Carlisle, Esme’yi
dönüştürüyor.

Sam Uley
Kurt adamlar kabilesinin lideri... Çocukluğu zor koşullarda geçen, dolayısıyla yaşından olgun Sam, başta kurt adamların bir efsane olduğu inancında. Ta ki lisede değişim geçirip iki hafta ormanda saklanana kadar...

Jacob Black
Kurt adamlığın da türlü derdi var. Aşktaki rakibiniz sofistike bir vampir olunca, mücadeleyi kazanma şansınız da iyice azalıyor. Neyse ki Jacob Black, Bella uğruna rekabete girdiği Edward’ın karşısında güvenilirlik kartını oynuyor da şansını biraz olsun arttırabiliyor. Kızılderili soyundan gelmesi ise onu daha bir egzotik kılıyor.