Reklamın ömrü sinemada uzar

Reklamın ömrü sinemada uzar
Reklamın ömrü sinemada uzar

Filmde, var olan sisteme en nihayetinde isyan eden reklamcı Octave karakterini Jean Dujardin canlandırıyor

Filmde, var olan sisteme en nihayetinde isyan eden reklamcı Octave karakterini Jean Dujardin canlandırıyor
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

 

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

BİR KEZ DAHA DUJARDİN...SEVİN OKYAY'IN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

YAPIM NOTLARI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN

 

‘Aşkın Ömrü Üç Yıldır’, ‘Aşkın Ömrü Evde Uzar’ gibi kitapların yazarı Frederic Beigbeder’in ‘99 Francs’ adlı yapıtının sinema uyarlaması olan ‘9.90 YTL’, reklam dünyasının kirli çamaşırlarını ortaya döküyor. Film enerjik ve sürükleyici üslubuyla dikkat çekiyor

Reklam piyasasında Fransızların önemi nedir bilmiyorum ama ısrarla ‘vicdanı’ olmaya soyundukları belli. Bizde daha çok aşk üzerine ahkâm kesen kitaplarıyla tanınan Frederic Beigbeder (Emine Beder’in bir şeyi olmasın sakın), ‘99 Francs’ adlı yapıtıyla da, annesinin kendisini genelevde piyanist sandığını iddia eden vatandaşının (Jacques Seguela) yolundan yürümüş ve reklam dünyasının kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmış. Kitap, geçen yıl sinemaya uyarlanmıştı. Önce bu yılki İstanbul Film Festivali’nde gösterime giren bu yapım, şimdi de vizyonda. Kısaca öyküden bahsedelim. Dünyanın en ünlü reklam ajanslarından birinde çalışan Octave, zekâsını ve yeteneğini kullanarak birtakım ürünleri (çok kötü de olsalar) allayıp pullayarak kitlelerin beğenisine sunmak durumundadır. Yazdığı metinler, bulduğu fikirler, hep takdir görmüştür ve o, etrafında dâhi olarak algılanmaktadır. Bu ‘unvan’ ona son derece yüksek hayat standartları sağlar. Etrafında son derece güzel kadınlar vardır, her gece eğlencenin dibine vurur, kokainin en iyisini çeker vs. Lakin her modern insan gibi mutsuz ve doyumsuzdur. Üstelik başkalarını kandırmak kolaydır da kendisini nereye kadar kandıracaktır? Önce bu son derece kirli dünyada aradığı masum aşkla karşılaşır ve ajansın en güzel kızıyla çıkmaya başlar. Ardından da sahibi ırkçı bir işadamı olan bir şirkete ilişkin kampanyanın sunum toplantısında patlar. Artık sisteme isyan etme vakti gelmiştir...

 

Kapitalizmin ideologları

Kitabı, dolayısıyla filmi galiba şöyle tartışmak gerekiyor. Bir; reklamcılar kapitalizmin ideologlarıdır. Onlar, yüksek hayat standartlarına sahip yaşantılarına, iyi ya da kötü bir malın borazanlığını yaparak ulaşırlar. Bu bir anlamda ‘ruhunu satma’ meselesidir. Buraya kadar aslında eski bilgilerimize eklenen yeni bir şey yok. İki, bu tür kitapları yazanlar ya da filmleri çekenler de aslında bu sistemin ürünüdürler. Beigbeder, reklam dünyasının girdisini çıktısını nasıl biliyor; elbette ki burada yaşadığı deneyimlerden... Ya filmde yönetmen olarak imzasına rastladığımız Jan Kounen? O sanki hayatında hiç reklam filmi çekmemiş mi, insanları kandırmamış mı? Elbette çekmiş, elbette kandırmış. Ama sonunda karşımıza çıkan ‘99 Francs’ ya da Türkçe adıyla ‘9.90 YTL onlara bir arınma, günahlarından temizlenme fırsatı sunuyor. Bu, naçizane kanaatimce biraz da, gençliğinde her türlü haltı yiyip de yaşlılığında haccın yolunu tutan Müslüman prototipine yakın duruyor.
Benim aslında meselem biraz da Kounen’le. Hırslı ve saldırgan bir üsluba sahip olan Kounen, aslında bizim piyasada da çok bulunan bir yönetmen modelinin Fransız sinemasındaki tezahürü. Filmlerini içerikten çok görselliğe yüklenerek çeken, bu arada da kendisini beğenmeyecek olan kesime karşı önceden gardını alan bir yapıya sahip Hollanda asıllı sanatçı. Şöyle ki, ilk büyük çıkışı sayılan ‘Doberman’da, ana karakterlerinden birini canlandıran Tcheky Karyo bir sahnede ‘hacet’ini gördükten sonra, kıçını etrafta bulduğu de Cahiers du cinema’nın (malum, Fransız entelijansiyasının bir numaralı sinema dergisidir) sayfalarına siliyordu. Lakin aradan geçen sürede Kounen de, Cahiers du cinema’cıların ilgilendiği türden filmler çeker hale geldi.

Reklam olmazsa olmaz

‘9.90 YTL’ özeline dönersek, film özellikle üslubuyla etkileyici. Son derece hızlı anlatım, Octave’ın sıradan bir insanın ayak uyduramacağı hayat temposunu son derece iyi aktarıyor. Kurgu oyunları ve ana karakterin kullandığı uyuşturucunun yarattığı halüsinasyonların görsel yansımaları da bu korkunç ve yıpratıcı temponun seyirci ruhunda etkili olmasını sağlayan diğer unsurlar. Oyunculuklar da gayet iyi. Beigbeder’in alter egosu durumundaki Octave’ı canlandıran Jean Dujardin, filmi sürükleyen isim. Zaten yağmur altında, gökdelenlerin tepesinde atlamaya hazır bir figürle başlayan film, size anlatacakları hakkında yeterince ipucu sunuyor.

Sonuç? Filmde sorun yok, ama reklam dünyasının kirli çamaşırlarını iyi kötü ortaya dökse de ‘9.90 YTL’ bizi sistemle sadece bir film süresi boyunca hesaplaşmaktan öteye taşıyamıyor. Evet, finaldeki bilgiler de çok güzel ve öğretici ama biliyoruz ki, bugün hem bir türlü vazgeçemediğimiz ‘aptal kutusu’ televizyon da, elinizde tuttuğunuz gazete ve dergiler de, ne yazık ki ilan (yani reklam) gelirleriyle ayakta duruyor. Bütün bunlar, kirlilikten bahsedilmeyeceği anlamına gelmiyor ama ben sadece sonucun da değişmeyeceğini bilelim diyorum...