Senden Başka, senden başka...

Senden Başka, senden başka...
Senden Başka, senden başka...
'Kahraman Babam'ın asi kızı, 'Harem Suare'nin Safiye Sultan'ı Marie Gillain, 'Senden Başka 'da evlilikte hüsrana uğramış, çocuklu olgun kadın
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

 

 FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

İKİ ÇOCUKLUK AŞKI YILLAR SONRA KARŞILAŞIR VE... HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Ferzan Özpetek ’in Harem Suare’yi çektiği yıllar. Özpetek, iddialı projesi için türlü eleştiriye maruz kalıyor. Bu eleştirilerden birisi de, Safiye Sultan karakterinin bir Türk oyuncuya emanet edilmemesi. Safiye Sultan, öncesinde seyircinin en çok 16 yaşındaki haliyle Mon pére, ce heros/ Kahraman Babam ’dan tanıdığı Belçikalı aktris Marie Gillain tarafından canlandırılıyor. Ne var ki ortaya çıkan sonuç, tüm eleştirilere karşın Özpetek ’in kararında ne kadar isabetli davrandığını gösteriyor. O zamana kadar Kahraman Babam ’ın asi kızı olarak tanınan Marie Gillain artık uzun zamandır Safiye Sultan.


Filmografisi Fransız yazlıklarından Topkapı Sarayı ’na yönelen Marie Gillain, yeni filmi, Ma vie n’est pas un comédie romantique/ Senden Başka ile bu haftadan itibaren sinemalarda. Orijinal ismi tersini söyleyebilir (Hayatým bir romantik komedi dedil) ama Marc Gibaja ’nın yönettiği Senden Başka eleştirmenlerce daha çok romantik komedi olarak anılan bir film. Marie Gillain ’in karakteri Florence, evliliği hüsranla bitmiş iki çocuklu genç bir kadın. Yıllar sonra ondan beter durumdaki ilkokul aşkı Thomas ’la (Gilles Lelouche) karşýlaşýyor. Yakýnlaşma kaçýnýlmaz.


Yani başka bir deyişle Gillain gözümüzün önünde, babasýna kafa tutan asi bir kýzdan çocuklu kadýn rollerine evrilmiş durumda. Hem de bu geçişi kafamýza kakmadan...
Şanslı...


1975 ’te Belçika’nın Fransa sınırındaki bir köyünde doğan ve çocukluğu arkadaşlarıyla beraber oyun hazırlamakla geçen Gillain ’in ilk rolünün Marguerite Duras uyarlaması L ’Amant/ Sevgili olmasına ramak kalmış. Gillain ’in 14 yaşýndayken seçmelerine katýldýdý bu rolü daha sonra Jane March kapmýş. Ama ayný kasting yönetmeni, Gillain ’i aklından çıkaramadığından olsa gerek, onu Gerard Depardieu ’lü komedi Kahraman Babam’ın yapımcılarına önermiş.


Bu bir şans da addedilebilir. Zira şu ara pek kimsenin Jane March ’ı hatırladığı yok. Tabii Marie Gillain ’in bu şansý sonrasýnda iyi dederlendirmesinin payýný da es geçmemeli. Türkiye dahil bütün dünyada hatýrý sayýlýr bir gişe elde eden, Hollywood ’da yeniden çekilen Kahraman Babam sonrası Gillain okuluna devam etti, sinema ve televizyon filmlerinde oynadı. Ama asıl ilginci dersler arasında akrobasinin de olduğu bir sirk okuluna yazılması. Asi genç kız rollerine Bertrand Tavernier ’nin L’Appat’sında devam etti, ama bambaşka bir seyirde... Bu sefer fettanlığını, kurbanlarını soymak için kullanan genç bir kızdı.


Gillain ’in Harem Suare’ye gelene kadar çektiği filmler, çalıştığı yönetmenler, onun nasıl bir oyuncu olduğunu da az çok gösteriyor. Philippe de Brocca ’nın Vincent Perez ’li, Daniel Auteill’lü silahşör filmi Le Bossu/ Kambur, haşarý yönetmen Ettore Scola ’nın filmi Le Diner, Knut Hamsun uyarlaması Un air si pur Gillain ’in filmlerinden birkaçı. Cannes Film Festivali ’nin ‘Belirli Bir Bakış ’ bölümünde gösterilen Harem Suare sonrası da daha az hareketli değil. Britanya sitcom ’u Absolutely Fabulous’un Fransız uyarlaması Absolument Fabuleux ’de seks, uyuşturucu, rock ’n roll yaşam tarzýndan vazgeçmemiş annesine kafa tutan halim selim Safrane karakteri, onu yüce bir aktris olarak tanýmlayan Bertrand Tavernier ’yle ikinci çalışması Laissez-passer, orgazm olmak için yırtınan genç bir kadını canlandırdığı Tout le plaisir est pour moi/ Zevk Düşkünü Marie Gillain ’in son dönem filmografisinden birkaç parça. Yani karşýmýzda üste yapýşacak iki role radmen oldukça geniş bir karakter yelpazesi sunan bir aktris var. Arada bir kýz çocudu sahibi oldudunu, 1998 ’den beri Lancôme firmasının yüzü görevini yerine getirdiğini, çocuklara klasik müzik sevdiren bir dizi konser gibi türlü projeye zaman ayırdığını, John Malkovich ’in yönettiği Hysteria dahil olmak üzere birçok oyunda rol aldığını da atlamamak lazım. Acaba gerçekten de Sevgili ’nin seçmelerindeki rakibesi Jane March, sonraki kariyerinde Marie Gillain kadar şanslý mý olamadý, yoksa Marie Gillain, şansýný daha iyi mi dederlendirdi?