'Sex and the City'de kim kimdir?

'Sex and the City'de kim kimdir?
'Sex and the City'de kim kimdir?
"Sex and the City" adlı televizyon dizisinin esin kaynağı, Candace Bushnell'in aynı adlı kitabıydı. Sözkonusu kitap ise yazarın New York Observer gazetesindeki köşesinde yazdığı yazıların derlenmesinden oluşmuştu

 

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

 

SEX AND THE CİTY ÜÇLEMEYE DÖNÜŞEBİLİR HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

DİZİ DİZİ İNCİYDİLER FİLME TERFİ ETTİLER HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ



Aynı adlı televizyon dizisinden beyazperdeye uyarlanan “Sex and the City: The Movie”de birbirleriyle cinsel arzularını, fantezilerini, inanç ve düşüncelerini tartışan ve paylaşan New York’lu dört kadının öyküsü anlatılır. Candace Bushnell’in (1958 doğumlu) yazdığı kitaptan ve karakterlerden uyarlanan dizide ve filmde özellikle bekar kadın olma kavramı başta olmak üzere romantizm ve cinsellik üzerine samimi, açık sözlü tartışmalar ve yaklaşımlar öne çıkar.
Konusu New York’ta geçen filmin odak noktasında dört kadın karakter vardır. 1990’lı yılların sonlarında toplumda kadın olma konusu ağırlık kazanırken toplumda kadının rolünün değişmesinden dört kadının nasıl etkilendiği üzerinde durulur.
“Sex and the City” adlı televizyon dizisinin esin kaynağı, Candace Bushnell’in aynı adlı kitabıydı. Sözkonusu kitap ise, yazarın New York Observer gazetesindeki köşesinde yazdığı yazıların derlenmesinden oluşmuştu. Bushnell diziyle ilgili olarak verdiği röportajlarda “Sex and the City”in başkarakteri Carrie Bradshaw’ın aslında kendi ikinci kimliği olduğunu; ilk taslaklarda başlangıçta kendi ismini kullandığını; ancak sonradan kendisiyle benzer kariyere (yazarlık) sahip olan Carrie Bradshaw karakterini yarattığını söylemişti.
Dizinin öykü akışında Carrie ve üç kadın arkadaşı üzerine odaklanılır. (Bushnell, Carrie’nin arkadaşlarının kendi yaşamındaki arkadaşlarının birleşimi olduğunu söylemişti).
Dört kadın aralarında sürekli olarak cinsel arzularını, fantezilerini, hayatta karşılaştıkları sorunları ve sevgiye ulaşmak için verdikleri mücadeleleri konuşurlar. Amy Sohn’un yazdığı “Sex and the City: Kiss and Tell” adlı kitabına göre, dizinin yaratıcısı Darren Star’ın hedefi, yetişkinlere yönelik gerçek komediyi cinsellikle harmanlayarak sunan bir dizi yaratmaktı.

Karakterlere Bakış


Carrie Bradshaw (Sarah Jessica Parker) Dizinin ve filmin baş karakteridir.Bir New York gazetesinde erkeklerle ilişkilerinden yola çıkarak haftalık “Sex and the City” köşesini hazırlamaktadır. Filmin konusu, Carrie Bradshaw’ın yazılarını yazarken yaptığı beyin jimnastiği üzerine yapılandırılır. New York seçkinlerinin ve gece hayatının üyelerindendir. Lüks kulüp, bar ve restoranların düzenli üyeleri arasındadır. Gazetedeki yazılarında kadın-erkek ilişkilerinin farklı boyutları üzerinde odaklanır. Çeşitli erkeklerle ilişkileri olmasına rağmen “Mr. Big” ile çok katmanlı ve tekrar tekrar bitip başlayan karmaşık bir ilişkisi vardır.
“Sex and the City”nin düzenli izleyenleri Carrie’nin yüzlerce çift ayakkabısı olduğunu ve bunlara büyük bir servet harcadığını bilir. Carrie bir ev sahibi olamamasını ayakkabılarına harcadığı parayla açıklar.
Carrie’nin sigara tiryakiliği de dillere destandır.



Samantha Jones (Kim Cattrall)
Dörtlünün en yaşlısı, en seksisi ve en atılganıdır. Yayıncılık kariyeri olan bağımsız bir iş kadınıdır. Güvenilir, güçlü, açıksözlü bir kişiliği vardır. Samantha’nın en iyi özelliklerinden birisi arkadaşlarına sadık olmasıdır. Yüksek düzeyde cinsel iştahı vardır ve fiziksel arzularını tatmin ederken her ne pahasına olursa olsun duygusal bağlılıktan kaçınır. Yüzlerce ruh yoldaşı olduğuna inanır. Bu yüzden “orgazmdan bir saat sonra” cinsel partnerlerini terk eder. Çok sayıda ilişkileri arasında Maria adlı lezbiyen sanatçıyla ilişkisi de yer alır. Bir ara kanser tedavisi gören Samantha, bu hastalığı yenmeyi başardıktan sonra hayata yepyeni bir perspektiften bakmaya başlamış, Smith Jerrod adlı genç bir erkekle hayatının en kalıcı ve doyurucu ilişkisine girmiştir.




Charlotte York (Kristin Davis) Connecticut’ta doğup büyümüş, oldukça muhafazakar yapılı bir sanat eserleri satıcısıdır. Dörtlü grubun en muhafazakar ve iyimser olanıdır. Şehvete karşı duygusal aşkı ve gerçek romantizmi savunur. “Beyaz atlı Prensi”ni aramaktadır. Özellikle aşkın ve flörtün kuralları çerçevesinde olmak üzere kadın-erkek ilişkileri konusunda daha geleneksel yaklaşımları vardır. Muhafazakar görünümüne rağmen bazen verdiği tavizlerle, cinsel açıdan en liberal kız arkadaşlarını bile şaşırtır.
Charlotte(üç arkadaşına):”Belki de biz dördümüz ruh eşiyizdir.”
“Sex and the City”nin kostüm sorumlusu ve moda editörü Patricia Field “Sex and the City: The Movie”de Charlotte karakterinin üzerindeki giysilerle Jacqueline Kennedy Onassis’i andırdığını söylemiştir.




Miranda Hobbes (Cynthia Nixon)
İlişkiler ve erkekler konusunda olağanüstü karamsar ve alaycı bakış açısı olan kariyer kaygılı avukattır. Harvard Hukuk Fakültesi mezunu olan iki çocuk sahibi Miranda, Carrie’nin en iyi arkadaşı, sırdaşı ve mantığın sesidir. Dizinin ilk sezonlarında bu karakterin portresi daha erkeksi tavırlı ve insanlardan nefret eder şekilde çizilmişti. Ancak bu imaj sonraki yıllarda özellikle erkek arkadaşı Steve Brady’den hamile kalmasından sonra yumuşatıldı. Bir süre sonra da ikisi evlendiler ve ayrıldılar. Oğlu Brady Hobbes’in doğumuyla birlikte Miranda’nın işkolik yaşamında yeni sorunlar çıktı. Ancak kısa süre içerisinde bekar annelik ile kariyeri arasındaki dengeyi kurmayı başardı. Dört kadın arasında kiracı olmayan ve kendi evini satın almış olan tek kadın Miranda’dır.




Mr. Big (Chris Noth)
Carrie Bradshaw açısından çekicilik, yakışıklılık, alaycılık (müstehzilik) ve zenginliğin simgesidir. Carrie ile ilişkisinin defalarca bozulmasının sebebi, Carrie’ye tam anlamıyla bağlanmaya hazır gibi görünmemesidir. Dizinin akışı boyunca Carrie’den daha genç olan Natasha ile evlenir. Ancak Carrie ile olan ilişkisi yüzünden evliliği bozulur. Ayrıca Carrie’nin mobilya tasarımcısı sevgilisi Aidan ile ilişkisinin bozulmasına da yol açar. Dizinin final bölümünde Mr. Big, Carrie’siz hayatın hiçbir anlamı olmadığının farkına varır. Sıkı bir jazz müzik hayranı ve bağımlılık düzeyinde de pahalı Havana puroları içicisidir. Nasılsa purosunu tüttürebilmek için çok fazla parası vardır. Mr. Big’in isminin John olduğu dizinin finaline kadar açıklanmaz. “Sex and the City: The Movie”nin fragmanında Mr. Big’in tam isminin John James Preston olduğu açıklanır.




Steve Brady (David Eigenberg)
Miranda’nın bir görünüp bir kaybolan erkek arkadaşıdır. Diziye ikinci sezonda katılmıştır. Dördüncü sezonun sonunda çocukları olduktan sonra altıncı sezonun sonunda Miranda ile evlenir. Anne Meara’nın oynadığı Steve’in alkolik annesi Mary Brady karakteri de dizinin sürekli karakterlerinden birisidir.




TV Dizisi Hakkında
HBO kanalında ilk bölümü 6 Haziran 1998’de gösterilen “Sex and the City” dizisi, sezonun en yüksek rating alan dizilerinden birisi oldu. Altı sezon üst üste gösterildikten sonra 22 Şubat 2004 tarihinde gösterilen final bölümü ise, en çok seyredilen dizi finallerinden birisi oldu.
“Sex and the City”nin birinci sezonu, HBO kanalında 1998 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yayınlandı. İkinci sezonu ise, 1999 yılının haziranından ekim ayına kadar gösterildi. Üçüncü sezon 2000 yılının haziran – ekim ayları arasında yayınlanırken dördüncü sezonun yayını iki aşamalı gerçekleşti. İlk aşaması, 2001 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında; ikinci aşaması ise 2002 yılının Ocak ve Şubat aylarında oldu. Beşinci sezon ise, Sarah Jessica Parker’ın hamilelik sürecine paralel olarak 2002 yılı yaz aylarında yayınlandı. Altıncı sezona ait olan 20 bölümün yayını da iki aşamalı yapıldı. Birinci aşamada 2003 yılı haziranından eylülüne kadar; ikinci aşamada ise 2004 yılı Ocak ve Şubat aylarında gösterildi.
HBO kanalının en büyük hit dizilerinden birisi olan “Sex and the City”, ekranlarda kaldığı altı yıl boyunca 50 kadar ödül kazandı. Dizinin oyuncularından Sarah Jessica Parker ve Cynthia Nixon’un aldığı ödüllerin sayısı yediyi buldu. Dizi ayrıca 24 defa Altın Küre adaylığı alırken toplam 8 Altın Küre ödülü aldı. Bunlar arasında Müzikal ve Komedi dalında en iyi televizyon dizisi ödülü de vardı.
“Sex and the City” dizisi, kadınlar ve seks üzerine dürüst ve samimi diyaloglarıyla tanındı. Dizinin hayranları, “Sex and the City”nin birçok Amerikan kentindeki cinsel davranışlarla yaşam biçimlerinin gerçekçi bir portresini çizdiğini savundular. Dizinin önemli destekçileri arasında ünlü yazar Orson Scott Card da yer aldı. Dizinin kimi zaman edepsizce ve kaba olan yapısı karşısında donup kaldığını belirten Orson Scott Card, buna rağmen dizinin televizyon tarihinin en iyi yazılmış senaryolarından birisine sahip olduğunu söylemişti.




Sinema Filmi Hakkında
“Sex and the City” dizisini temel alan “Sex and the City: The Movie”nin yönetmenliğini Michael Patrick King üstlendi. Filmin senaryosunu da yazan King, aynı zamanda yapımcılar arasında da yer aldı. Sinema filminin çekilmesi projesi aslında 2000 yılının başında gündeme gelmekle birlikte çeşitli sorunlar ve engeller nedeniyle 2007’ye kadar gerçekleşmedi. Gecikmenin neden kaynaklandığıyla ilgili haberler arasında Sarah Jessica Parker ile Kim Cattrall arasında kişisel problem olduğu; kendisine ödenecek ücretin Parker’ın ücretinden daha az olduğu için Cattrall’ın sözleşmeyi imzalamayı reddettiği haberleri başı çekti.
Michael Patrick King’in yazıp yönettiği filmde, dizinin dört baş kadın oyuncusu aynı rollerini tekrarladılar. Chris Noth da “Mr. Big” rolüne geri döndü. Yeni oyunculardan birisi, Carrie’nin asistanı Louise rolünde kamera karşısına geçen Oscar ödüllü Jennifer Hudson oldu.
New Line Cinema tarafından gerçekleştirilen filmin çekimlerine 19 Eylül 2007 tarihinde New York’ta başlandı ve aynı yılın aralık ayı başında tamamlandı.
Filmin yapımcıları “Sex and the City: The Movie”nin devamı için plan yapmaya şimdiden başladıklarını söylediler.