Suikastçı aranıyor

Suikastçı aranıyor
Suikastçı aranıyor
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

 

 

FİLM FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ

FİLMİN YÖNETMENİ VE OYUNCULARI ANLATIYOR YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

BANA AKSİYON YOLLARI SANA KURŞUNLAR... UĞUR VARDAN'IN YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

AKTİF PISIRIKLAR...ERMAN ATA UNCU'NUN YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

 

Üç filmlik bir haftada, gözümüz çok daha önceden ‘Wanted’ı kesmişti. Mark Millar ile J.G. Jones’un çizgi dizisini hiç görmeden üstelik. Nasıl kaçmış, bilemiyorum. Genelde beni bunlara yönlendiren güvenilir bir çevrem vardır. Ama kaçmış işte, ben de iyi uyarlama mı, değil mi diye düşünmek zorunda kalmadan bir film izlemiş oldum. Daha önce ‘Night Watch’ ve devam filmi ‘Day Watch’ını izlediğimiz Rus yönetmen Timur Bekmambetov, hareketli, heyecanlı bir film yapmış. Kahramanı ‘The Office’in en beceriksiz elemanına rahmet okutacak biriyken inanılmaz bir değişim geçiren Wesley Gibson (‘Atonement/Kefaret’ten James McAvoy).


Wesley, burnunun dibinden tren geçen gürültülü küçük bir dairede, aptal sarışın sevgilisiyle kalıyor. Ne var ki o sevgili Wesley’i beğenmeyerek en iyi arkadaşı Barry (Chriss Pratt) ile boynuzluyor. Dahası hakaret de ediyor. İşyerinde şişman kadın yöneticisi ona kan kusturuyor, o da üst üste hakaret ediyor. Bankada parası yok (Bunu ikide birde karşısına geçip şifresini yazdığı ATM’lerdeki bakiyeden anlıyoruz). Kısacası sefil, sünepe hayatının en ufak bir nefes alma noktası bile yok. O bir haftalıkken, ‘gözlerinin bebek mavisi’ne bile bakmadan annesiyle ikisini terk eden babasının yokluğu da ayrı mesele.


Derken bir gün süpermarkette Fox diye (Angelina Jolie) fevkalade güzel ve seksi, ayrıca çılgınca bir süratle araba ve silah kullanmasını bilen bir genç hanımla karşılaşıyor. Kadın onu süpermarkette elinde silah olan bir adamdan kurtarıyor. Sonra bu adamın adının Cross (Thomas Kretschmann) olduğunu öğreniyor. Fox, Wesley’i Sloan adlı (Morgan Freeman) birinin yanına götürüyor. Orada durum kendisine açıklanıyor. Bundan bin yıl önce bir dokumacılar grubu varmış, suikastçı olmaya karar vermişler. O gün bugündür meslek ahlakı çerçevesinde misyonlarını sürdürüyorlarmış. Kendilerine ‘Kardeşlik’ adını takmışlar. Wesley’in götürüldüğü yer onların merkezi, Sloan da liderleri. Süpermarketteki Cross ise, onlara ihanet etmiş kişi. Hatta, Wesley’in babasını da öldürmüş (ki elbette o da birinci sınıf bir suikastçıymış). Kimi öldüreceklerinin talimatını üslerinin özel bölümünde dokunan kumaşın üstünde zaman zaman beliren şifreden alan (şifreyi Sloan çözüyor) grubun amacı ise, onları tek tek ortadan kaldıran Cross’u yok etmek. Ancak onu ortadan kaldıracak potansiyale bir tek Wesley sahip. Meğer adrenalini had düzeydeymiş, panik atak sandığı şey buymuş, kalbi de dakikada 400 atıyormuş. Vesaire...


Filmin başında Wesley’in babası, henüz Cross olduğunu bilmediğimiz kişinin suikastçılarını kovalarken, geriye çekilip hız alarak bir koridor boyunca koşuyor, binanın camını delip geçiyor ve karşıdaki terasa uçuyor. Bu noktada, ‘Saçmalığın daniskası!’ diyorsanız eğer, kalkıp evinize gidin. Demek ki bu film de, benzer yaz filmleri de size göre değilmiş. Ama Timur Bekmambetov’un baş döndürücü temposundan, iç içe giren görüntülerinden, bizi karanlıkta bir şeyler seçmek zorunda bırakmayan (çok şükür) ışıltısından memnun kaldıysanız, nasılsa aldırmazsınız.


Sonuç olarak; Süpermen, Örümcek Adam, Hulk vb. bizlerin omuzlarında yükseliyor. Gerçi çizgi romana aşina olanlar, onun filmden hayli farklı olduğunu öne sürerek itiraz ediyor ama bu seferlik bu mukayeseyi yapmak zorunda değiliz. Her ne kadar ‘Wanted’da ‘Yok daha neler!’ demek istediğiniz pek çok an varsa da, aksiyonu gerçekten iyi. Büyük bir değişim geçiren karakteri Wesley ise, insanda kafasını okşayıp koruma arzusu uyandırıyor.


Herhalde MvAvoy, Hollywood’da aksiyon kahramanı olarak akla gelebilecek en son isim. Buna rağmen işin altından alnının akıyla çıkmış. Bu arada oyuncu kadrosuna saygılarımızı sunuyoruz, kurşun yapımcısı Pekwarsky’yi oynayan Terence Stamp’i de sevgiyle selamlıyoruz.