Yönetmeni anlatıyor: Bu benim Scarfece'im

Yönetmeni anlatıyor: Bu benim Scarfece'im
Yönetmeni anlatıyor: Bu benim Scarfece'im
Chiko filminin yönetmeni Özgür Yıldırım, filmini Al Pacino'nun başrolünde oynadığı Scarface filmine benzetiyor: Bu gibi filmler için insanın ihtiyacı olan bir tek şey var: Gerçekçilik

 

ÖZGÜR YILDIRIM'IN RADİKAL'E ÖZEL SÖYLEŞİSİ İÇİN TIKLAYIN

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

 

1979’da Hamburg’da doğan Özgür Yıldırım, 14 yaşında kısa öykülerden oluşan ilk kitabını yayınladı (Gray Nights / Gri Geceler). 2002-2004 arasında Hamburg Media School’da sinema eğitimi alan Yıldırım, 2004’te ALIM MARKET adlı kısa filmiyle birçok festivale konuk olduğu gibi, Uluslararası Münih Film Festivali’nde Kısa Filmler için verilen Tiger Award’a aday oldu.

Yıldırım, çarpıcı görselliği ve cesur dili ile dikkat çeken sineması ile yeni Fatih Akın olarak anılıyor.

Özgür Yıldırım’ın filmografisi şöyle:

2007 CHIKO
2004 ALIM MARKET (kısa)
2003 LIEBE AUF TÜRKISCH (Türkçe Aşk) (kısa)
2002 DER NOTIGE SCHNEID (Bıçak Altında) (kısa)
1999 DON JUAN DE TÜRKO (kısa)
1998 HARTES BLUT (Zor Kan)


YÖNETMENIN NOTLARI 

CHIKO, benim için Hamburg’un kenar mahallelerinde geçen bir Scarface. Bu benzetmeyi yaptığımda, kimi zaman tereddütle kaşlarını çatanlara rastlıyorum. Sanki biri çıkıp, “iyi de, bunun nesi yeni?” diyecekmiş gibi geliyor. Ama şimdiye kadar hiç böyle bir şey duymadım. Sebebi de, Scarface’in gerçekçi olduğunu, sert olduğunu, dürüst ve doğrudan olduğunu herkesin biliyor olması. Ve Almanaya’da böyle bir şeye tanık olan henüz yok. On sekiz yaşımdayken, Matthieu Kassowitz’in LA HAINE’ini izledim. Bence o film, kenar mahalle hayatına dair söylenebilecek her şeyi söylüyor. Karakterler, beton binalar, hikaye, filmin tarzı, aklınıza gelebilecek her şey bir aslına uygun. Aradan on yıl geçmiş olmasına karşın, bence LA HAINE bugün hala, Avrupa’da varoşlarla ilgili yapılmış en gerçek ve içten filmdir.


ILIK SAÇMALIKLAR YOK

Bu gibi filmler için insanın ihtiyacı olan bir tek şey var: Gerçekçilik. Sadece şiddeti, seksi ve çatışmaları Hamburg’a taşıyacak bir Amerikan sistemine oturmak istemiyorum. Chiko’nun elinde bir makineli tüfekle villasında oturup 20 kişiyi birden havaya uçurmasını istemiyorum. O dediğin, Amerika’dır. Belki orada öyle oluyordur, ve onların gerçkliği odur. Ama bizimki farklı. Biz burada Türk, Alman, Arnavut gerçekliğini konuşuyoruz. Ve bu sert bir gerçeklik. Filmimi izlediklerinde, izleyicilerin hem büyülenmelerini, hem de rahatsız olmalarını istiyorum. Gördükleri, hem inanılır hem de şoke edici olmalı. O bıçkın varoş delikanlılarının  "Evet, aynen böyle işte” demelerini istiyorum. Neticesinde, ılık saçmalıkları olmayan bir film bu. 


Benim çocukluğum Dulsberg’de geçti. İstatistiklere göre, burası Hamburg’un en fakir ve olanaklardan yoksun mahallelerinden biri. Böyle bir mahallede birçok farklı tip oluyor: Öyle karakterlerle karşılaşıyorsunuz ki, sanki filmden fırlamış gibi oluyorlar. Ve özellikle varoşlardan çıkan hikayeler anlatmayı seviyorsanız, yıllar geçtikçe o kadar çok şey biriktiriyorsunuz ki, sanki onları perdeye taşımazsanız hepsi kaybolacak gibi geliyor insana.


ZOR KAN

İlk filmim Zor Kan, içinde Chiko’yu biraz barındırıyordu. Ondan sonra, birkaç kısa film daha yaptım. Bunların çoğu komediydi. Bu varoş hikayeleriyle işim bitti diye düşünüyordum. Ama hergün eve, Dulsberg’e gittikçe, yeni şeylerle karşılaşıyordum ve bunlar da bana ilham veriyordu. Hakan’ın inşaat işine geri dönmesi, Kemla’in sınırdışı edilmesi gibi şeyler... Ya da Memeler Caddesindeki Shell benzin istasyonundaki görevlinin dövülerek öldürülmesi gibi şeyler.



UYUŞTURUCU VE ŞİDDET

Bana neden böyle; varoşlar, suç, uyuşturucu ve şiddet ile ilgili bir film yapmak istediğim sorulduğunda, benim için bunun çok açık bir sebebi var: Şu anda, bunu benden daha iyi yapabilecek kimse yok. İkinci sebebi de, bence son yıllardan Almanay’da kimsenin uyuşturucu dünyası ile ilgili gerçek, dürüst ve açık bir film yapmamış olmasıdır. Yaşandığını bilfdiğim şeylerin televizyona yansıdığını hiç görmedim. Wolf’un Revier dizisinde (Almanaya’da meşhur bir suç/aksiyon dizisi) herkes silahı çekip “mal”ın olduğu çantayı istiyor. Allah aşkına, hangi satıcı “mal” diyor bu devirde? Demek istediğim, kimsenin gerçekte bu işlerin nasıl olduğu hakkında bir fikri yok. Ya da belki de kimsenin gerçekleri gösterecek cesareti yok. Bu insanların nasıl pazarlık ettiği, sevkiyat yaptığı, konuştuğu gibi şeyler. Daha da önemlisi, kimse bu adamların nasıl adamlar olduğunu bilmiyor. Biri sert ya da kötüyse, sürekli sert ya da kötü konuşması ya da davranması bekleniyor. İyiyse, tüm ahlaki şablonlara uyması bekleniyor. Neden ki? Yazarlar, kendilerine karşı dürüst davranmıyorlar. Ben direkt olmak istiyorum. Dürüst olmak istiyorum.



OYUNCULAR


CHIKO rolünde DENIS MOSCHITO

1997’de Köln’de doğan Denis Moschitto, İtalyan bir baba ile Türk bir annenin çocuğu. 2003’te En İyi Yeni Erkek Oyuncu dalında Günter-Strack Ödülü alan Moschito, ülkemizde KEBAB CONNECTION’daki İbo rolü ile tanınıyor.

Geçtiğimiz aylarda, Chiko’daki rolüyle Nurnberg Film festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Nejat İşler ile beraber paylaşan Moschitto, yaklaşık 10 yılı bulan oyunculuk deneyimi sırasında 20’yi aşkın yapımda rol aldı.



MERYEM rolünde REYHAN “LADY BITCH RAY” ŞAHİN

Lady Bitch Ray adıyla ünlenen hiphop şarkıcısı Reyhan Şahin, Chiko’da ilk kez kamera karşısına geçiyor. Kadın hakları, cinsellik ve sosyal konulardaki sert ve müstehcen şarkı sözleri ile dikkat çeken Reyhan Şahin, 12 yaşından beri rap müzik yapıyor. 2007’de Vagina Style adını verdiği kendi plak şirketini kuran Şahin, 1981 Bremen doğumlu. Şahin, Bremen’de dilbilimi, Almanca ve Cinsellik üzerine üniversite eğitimi aldı. Halen doktora öğrencisi olarak akademik eğitimine devam ediyor.




BROWNIE rolünde MORITZ BLEIBTREU

Lola Rennt’te Lola’nın sevgilisi Manni’den, Luna Papa’da Nasreddin adlı bir karaktere; Das Experiment’ten yakında vizyona girecek Hollywood filmi Speedracer’a kadar birçok farklı film ve karakterle tanınan Bleibtreu, Almanya’nın önde gelen yeni kuşak erkek oyuncularından. Oyunculuğu birçok kez ödül ile tasdiklenen 1971 doğumlu aktör, çocukluğundan beri oyunculuk yapıyor ve bugüne kadar 50’ye yakın yapımda rol aldı.