Cizre'de 12 yaşındaki çocuğun ölümü

Cizre'de 12 yaşındaki çocuğun ölümü
Cizre'de 12 yaşındaki çocuğun ölümü
- Bir çocuğun ölümüne ilişkin 1 tutuklu polisin yargılandığı davanın duruşmasında, tutuksuz 4 sanık polis memuru hakkındaki tutuklama talebi reddedildi - Mahkeme heyeti, olayda kullanılan silahın özelliklerinin araştırılmasına ve telefon ile görüntü kayıtlarının ilgili kurumlardan istenmesine karar verdi

ŞIRNAK (AA) - Cizre'de 14 Ocak'ta 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın ölümüne ilişkin 1 tutuklu polisin yargılandığı davanın duruşmasında, 4 sanık polis memuru hakkındaki tutuklama talebi reddedildi.

 

Cizre 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün başlayan ve bugün devam edilen duruşmaya, tutuklu polis memuru M.N.G.  Ankara 'dan, tutuksuz sanık polisler H.V, O.Ç, U.İ. ve G.T. ise Mardin Adliyesi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Kazanhan ailesinin avukatları da mahkemede hazır bulundu.

Tutuksuz sanıklardan H.V, hakkındaki suçlamaları reddederek, söz konusu olayla ilgili görüntülerin kayıtlarının üstlerine kimin verdiğini bilmediğini söyledi. Olayda kullanılan silahın kapı ve camların kırılmasında kullanıldığını iddia eden H.V, şöyle konuştu:

"Nihat Kazanhan'ın ölümü ile sonuçlanan olayda kullanılan silah, hedef alınarak atış yapılacak bir silah değil. Ama bu silahla 20-25 metre yakından yapılacak olan bir atışın insanlara zarar verebileceğini ve insan vücuduna girebileceğini biliyorum. Bu silah kapı ve camları kırmada kullanılıyor. Altı yıldır polis memuru olarak görev yapıyorum ama bu olayın adli ve idari bir yönünün olduğunu bilmiyordum. M.N.G. eğer atışı yaptığını söylemeseydi, bu olay aydınlanmazdı. Arkadaşım kendi işlediği suçu itiraf eder diye ismini söylemeyip suçu gizledim. Ama bunu birilerini kurtarmak için yapmadım."

Tutuksuz sanık polis memuru U.İ, savunmasında, Mardin'den geçici görevle Cizre'ye geldiğini ve olayda çocuklara zarar gelmemesi için H.V. ve M.N.G'ye aşırmalı bir gaz kapsülünün atılmasını emrettiğini anlatarak, "Onlar da bu emrimi yerine getirdi. Ancak çocuğun ölümüne neden olan atışı kimin yaptığını görmedim ve emri de vermedim. Ancak akşam görüntüleri izledikten bir gün sonra Şırnak Özel Harekat Şube Müdürlüğü'ne olayla ilgili görüntülerin olduğuna dair bilgi verdik" ifadesini kullandı.

Mahkemede söz alan Kazanhan'ın babası Mehmet Emin Kazanhan ise olaydan önce polislere hiçbir taşın atılmadığını dile getirerek, ''Karakoldan çıkan zırhlı aracın, çocukların karşısındaki tepeye gelip, önce gaz attığını ve sonrasında da nişan alınarak atış yapıldığını öğrendim. Bütün sanıklardan şikayetçiyim ve cezalandırılmalarını talep ediyorum'' dedi.

İfadelerin ardından müşteki ve sanık avukatları, mahkeme heyetine taleplerini iletti.

Taleplerin dinlenilmesinin ardından mahkeme heyeti, polis memuru M.N.G'nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıklar U.İ, H.V, O.Ç. ve G.T. hakkındaki tutuklama isteminin reddine, Nihat Kazanhan'ın ölümüne neden olan silahın nişan alarak atış yapılıp yapılamadığına ve özelliklerinin araştırılması için Makina Kimya Endüstrisi Kurumuna ve olaydan 2 gün önce ve 10 gün sonraki telefon kayıtlarının istenmesi için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına yazı yazılmasına, Hayati Bilgin Karakolundaki kamera kayıtlarının da istenmesine karar verip, duruşmayı 2 Temmuz'a erteledi.

Mahkeme çıkışında gazetecilere açıklama yapan Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, sanıkların korunduğunu ileri sürerek, "Yargının kamu görevlilerini koruma, kollama yaklaşımları herkesi derinden üzmektedir. Yargı da büyük bir prestij kaybetmektedir. İddia makamının tutuksuz sanıkların tutuklama talebimizi ret gerekçesinde sanıkların kamu görevlisi olarak gösterilmesi gerçekten bizleri derinden üzmüştür" diye konuştu.