AK Parti Sivas 5. Olağan İl Kongresi

AK Parti Sivas 5. Olağan İl Kongresi
AK Parti Sivas 5. Olağan İl Kongresi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (3) - "Cumhurbaşkanımızı dinlediler, Başbakanımızı dinlediler, şimdi bizi dinliyorlar Başbakan olarak. Dışişleri Bakanlığına kumpas kurdular. Onun karşısında eğer bu millet tekrar 90'lı yılların faali meçhullerine, 90'lı yılların o acılarına, Başbağlarına, Madımağına geri dönmemişse, bu millet bir ve beraber olarak omuz omuza vermişse bunun arkasında AK Parti kadroları vardır" - "Hiç AK Parti'den 'Sokağa çıkın ya da şu veya bunun karşısında direnin' diye bir çağrı duydunuz mu? Duymazsınız çünkü AK Parti, millete güvenir, sandığa güvenir ama en önemlisi kendine güvenir, kendine. Gölgesi kendinde olan yiğittir AK Parti. Biz, tilki gölgesine sığınmayız ama CHP, tilkilerin gölgesinde siyaset yapıyor. Bugünün tilkisi de paralel çete" -"Şimdi, bütün partilere, özellikle HDP ve onunla irtibatlı bütün çevrelere sesleniyoruz, silahlı bütün unsurlar, bu topraklardan çekilmeli ve şiddet dili derhal terk edilmelidir. İnşallah bütün bu provokasyonlar aşılacak ve Çözüm Süreci nihai kardeşlik projesi olarak başarıya ulaşacak" - "Bütün silahların bırakılması, terk edilmesi üzerinden demokratik siyasete geçiş iradesine dayalı bir çözüm süreci istiyoruz. Yoksa bir taraftan Çözüm Süreci diyeceksiniz, sonra 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi yine şiddete, tahrike çağrı yapacaksınız, buna kesinlikle izin vermeyiz"

SİVAS (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Cumhurbaşkanımızı dinlediler, Başbakanımızı dinlediler, şimdi bizi dinliyorlar Başbakan olarak. Dışişleri Bakanlığına kumpas kurdular. Onun karşısında eğer bu millet tekrar 90'lı yılların faali meçhullerine, 90'lı yılların o acılarına, Başbağlarına, Madımağına geri dönmemişse, bu millet bir ve beraber olarak omuz omuza vermişse bunun arkasında AK Parti kadroları vardır" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Sivas'ta, 4 Eylül Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti 5. Olağan İl Kongresi'nde, aralarına nifak sokmak isteyenlere cevaplarının açık ve net olduğunu, bütün nifak odaklarını kurutacaklarını, onlara hadlerini bildireceklerini söyledi.

Milletin çok çetin yollardan, çok çetin sınavlardan geçtiğini, 1990'lı yıllarda milletin terör, kardeş kavgaları, ekonomik yetersizlikler ile bunalımlar ve koalisyonun acziyeti altında "inim inim inlediğini" dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"AK Parti geldi, demokrasiyi inşa ve ihya etti, ekonomiyi inşa ve ihya etti ama en önemlisi milli birliği inşa ve ihya etti, ediyor. Bizim için Çözüm Süreci böyle bir milli birliğin, milli iradenin adıdır. Çok çetin yollardan geçtik, dedim. Sivaslı, 1993'te yaşanan acıları çok iyi bilir. Madımağı, Başbağları çok iyi bilir. Bu millete tuzak kuranların, bu milleti birbirine düşürmek isteyenlerin nasıl tezgahlar oluşturduklarını bilir. O yıllarda, 93'te aynen bugünkü gibi bir çözüm süreci çabası rahmetli Özal tarafından yürütülürken bir taraftan Uğur Mumcu öldürüldü, arkasından Eşref Bitlis öldürüldü, arkasından meşkuk bir şekilde Cumhurbaşkanı Sayın Özal vefat etti. Arkasından Madımak, arkasından Başbağlar provokasyonları yapıldı. Milleti birbirine düşürmek için yapılan provokasyonlardı."

-"Şimdi bizi dinliyorlar"

Bir taraftan siyaseti inşa ederken bir taraftan milleti ve devleti IMF'ye borçlu olmaktan çıkarıp, gerçek izzet sahibi kılarken en büyük proje olarak milli birliği beraberliği tahkim etmek üzere Çözüm Süreci üzerinde durduklarını anlatan Davutoğlu, bunun üzerine yine provokasyonların yapıldığını söyledi.

"2013'ün Mayısı'nda Çözüm Süreci gereği bütün silahlı unsurlar Türkiye dışına çıkacakken Gezi olayları, provokasyonu başladı" diyen Davutoğlu, arkasından paralel çetenin provokasyonunun ve başka tezgahların yapıldığını ifade etti. 

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanımızı dinlediler, Başbakanımızı dinlediler, şimdi bizi dinliyorlar Başbakan olarak. Dışişleri Bakanlığına kumpas kurdular. Onun karşısında eğer bu millet tekrar 90'lı yılların faali meçhullerine, 90'lı yılların o acılarına, Başbağlarına, Madımağına geri dönmemişse, bu millet bir ve beraber olarak omuz omuza vermişse bunun arkasında AK Parti kadroları vardır. Selam olsun milli birliğin garantisi AK Parti'ye, AK Parti kadrolarına."

Davutoğlu, Sivas Kongresi ile taçlanan Sivas'ın, kongrenin bilinci ile bundan sonra da milli iradenin yanında yer alacağını belirterek, "Yine Sivas, her türlü acıyı bağrına basıp bu vatanın, bu milletin, bu devletin, bu bayrağın birliği ve istiklali için ayağa kalkmış. Sivas'a biz güveniyoruz, Sivas'a sırtımızı veriyoruz, Sivas'a dayanıyoruz" dedi. 

-"Provokasyonlar aşılacak ve Çözüm Süreci başarıya ulaşacak"

Bugünlerde tekrar, büyük bir gayret içinde milli birliğin sağlanması yönünde Çözüm Süreci'ne büyük ivme kattıklarını ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu:

"6-7 Ekim provokasyonları yapıldı. Sırf AK Parti, kendi içinden bir cumhurbaşkanı çıkardıktan, olağanüstü kongrede olağanüstü bir coşku ile yeni bir döneme, ikinci hamle dönemine başlarken Kobani'yi bahane eden teröristler, Doğu ve Güneydoğu'da büyük bir kaos çıkarmaya çalıştılar. Onların karşısında da dimdik durduk. Şimdi, bütün partilere, özellikle HDP ve onunla irtibatlı bütün çevrelere sesleniyoruz, silahlı bütün unsurlar, bu topraklardan çekilmeli ve şiddet dili derhal terk edilmelidir. İnşallah bütün bu provokasyonlar aşılacak ve Çözüm Süreci nihai kardeşlik projesi olarak başarıya ulaşacak. Bütün silahların bırakılması, terk edilmesi üzerinden demokratik siyasete geçiş iradesine dayalı bir Çözüm Süreci istiyoruz. Yoksa bir taraftan Çözüm Süreci diyeceksiniz, sonra 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi yine şiddete, tahrike çağrı yapacaksınız, buna kesinlikle izin vermeyiz." 

Davutoğlu, iç güvenlik reform paketi Meclis'e sunuldu diye birbiri ile ihtilaflı muhalefet partilerinin aynı çizgide buluştuğunu belirterek, şunları söyledi:

"Hepiniz, 6-7 Ekim olaylarında televizyonlara yansıyan sahnelere şahit oldunuz. Yakılan binalar, yıkılan evler, iş yerleri, devlet binaları, Kur'an kursları, her türlü vandalizmin yaşandığı olaylar, gencecik çocukların apartmanlardan atıldığı o sahneler... İşte o sahnelerden sonra biz, 62. Hükümet olarak, AK Parti Hükümeti olarak derhal tedbir almayı gerekli gördük ve paketi hazırladık. Özgürlüklerin teminatı için, güvenliğin ve huzurun sağlanması yönünde bir paket. Şimdi, hepsi buna karşı çıkıyor. Kılıçdaroğlu , halkı direnmeye çağırıyor. Halkla birlikte olamadığı için, sandığa giderken cesaret bulamadığı için direnmeye çağırıyor. Grup Toplantısı'nda söyledim. Halkı sokağa çağıracağına Kılıçdaroğlu, halkı sandığa çağır, sandığa. Kendilerine de, sandığa da güvenleri olmadığı için halkı sokağa çağırıyor."

-"Bizim gölgemiz de milletin gölgesidir"

Davutoğlu, kısa bir sürede neredeyse bütün vilayetleri dolaştıklarını anlatarak, seçime kadar Sivas'a tekrar geleceklerini dile getirdi. Sivas ile gurur duyduklarına işaret eden Davutoğlu, "7 Haziran akşamı inşallah bize yüzde 70'in üzerinde bir oyla geldiğinizde daha da bir gurur duyacağız" dedi. 

AK Parti hareketi içinden 2 cumhurbaşkanı, 3 başbakan, 4 meclis başkanı çıkardıklarına dikkat çeken Davutoğlu, bu süre içinde pek çok seçim yapıldığını ama hep sandığa ve millete inandıklarını bildirdi. Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Hiç AK Parti'den 'Sokağa çıkın ya da şu veya bunun karşısında direnin' diye bir çağrı duydunuz mu? Duymazsınız çünkü AK Parti, millete güvenir, sandığa güvenir ama en önemlisi kendine güvenir, kendine. Gölgesi kendinde olan yiğittir AK Parti. Biz, tilki gölgesine sığınmayız ama CHP , tilkilerin gölgesinde siyaset yapıyor. Bugünün tilkisi de paralel çete, paralel. Aşık Veysel'in deyişiyle, yiğit olan tilki gölgesine sığınmaz ey Kılıçdaroğlu. Çıkar millete sığınır, millete. Neden tilki biliyor musunuz, neden tilki gölgesi? Bakınız, geçen hafta tam da Kılıçdaroğlu, halkı tahrik ederek 'Sokağa çıkın' dediği saatlerde....  Biz, Selçuklu'nun varisiyiz, Osmanlı'nın torunuyuz, Cumhuriyet çocuğuyuz. Tarihimize bakarken birileri olduğu gibi şaşı bakmayız tarihe. Hani birileri Osmanlı karşıtlığına dayanır ya, onlar tarihe şaşı bakar. Bazıları da Cumhuriyet fikrini anlamaz, cumhurla mücadeleye kalkışır. Cumhurun kendi iradesi ile işbaşına getirdiği cumhurbaşkanına meydan okumaya kalkar. Biz de hem Selçuklu hem Osmanlı hem de Türkiye Cumhuriyetiyiz."

Yiğido olmanın en büyük onur olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Yiğidolar, ben de Yiğidoyum. Onun için yiğitliğin ayrımı tilki gölgesinde yatmamaktır. Yiğit, kendi gölgesinde yatar. Bizim gölgemiz de milletin gölgesidir, Sivas'ın gölgesidir" dedi. 

(Sürecek)