Çobanlıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi

Çobanlıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
Çobanlıktan patronluğa uzanan başarı hikayesi
- Sivas'ta çobanlıktan elde ettiği birikimle besiciliğe başlayan girişimci Sedat Arslan, daha sonra TKDK'dan alarak kurduğu büyükbaş hayvan çiftliğinde patron oldu - Arslan: "Böyle bir işletmeyi hayal bile edemiyorduk. Şimdi kendi işimizin patronu olduk"

SİVAS (AA) - HALİFE YALÇINKAYA - Sivas'ın Zara ilçesinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan (TKDK) aldığı hibeyle büyükbaş hayvan çiftliği kuran 20 yıllık çoban Sedat Arslan, işinin patronu oldu.

İlçeye bağlı Sedille köyünde küçük yaşta başladığı çobanlıktan elde ettiği birikimle besicilik yapmaya başlayan 37 yaşındaki Arslan, TKDK desteklerinden yararlanmak için 2 yıl önce proje hazırladı. Arslan'ın TKDK'ya sunduğu 1 milyon 86 bin liralık büyükbaş hayvan çiftliği projesi kabul edildi ve 756 bin lira hibe desteği sağlandı.

Kendisinin ve annesinin 20 büyükbaş hayvanını da sermayesine ekleyen Arslan, iki yıl önce kurduğu hayvan çiftliğiyle girişimcilik başarısına imza attı.

Kurduğu işletmeyle ilçedeki diğer vatandaşlara da örnek olan evli ve dört çocuk babası Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yaşındayken köylerindeki ve civar köylerdeki büyükbaş hayvanların çobanlığını yaptığını söyledi.

Çobanlıkla uğraşırken para biriktirdiğini ve 10 büyükbaş hayvan satın aldığını anlatan Arslan, işini daha da büyütmek için TKDK'ya 1 milyon 86 bin liralık proje sunduklarını, bunun 756 bin lirasının devlet tarafından hibe edildiğini söyledi.

Annesinin de kendisine 10 büyükbaş verdiğini, onları da satarak büyük bir çiftlik kurduğunu dile getiren Arslan, ilk etapta yurt dışından kültür ırkı 30 büyükbaş hayvanı ithal ettiklerini söyledi.

Arslan, tesiste kısa sürede 60 büyükbaş hayvana ulaştıklarını ve bir aile şirketi olduklarını ifade ederek, "Eşim ve annem, ineklerin sağımlarıyla ilgileniyor. Çocuklar traktörle yem veriyor. Kaba yemini ise biz araziden temin ediyoruz" dedi.

Zara'da böyle bir tesisi ilk kez kurduklarını aktaran Arslan, şöyle devam etti:

"Biz bu işi yaparken Zara'da bulunan bazı vatandaşlar, 'bu iş olmaz, yapamazlar, devlet böyle bir teşvik vermez' dediler. Biz yaptık başardık. Bizi örnek aldılar. Vatandaşlarımız kırsal kalkınmaya 5-6 proje verdiler. Önceden 20 ineğimiz vardı. İnek başı ikişer litre süt alıyorduk. Bununla da biz sadece kendimiz yoğurt, peynirimizi yapıyorduk. Süt satamadığımız için fazla bir gelirimiz yoktu. Zaten eskiden hayvancılığı da ilkel şartlarda yapıyorduk. Önce işimizi benimsedik ve hayat hikayemiz burada başladı."

Günlük ortalama 700 litre süt aldıklarını ve hedeflerinin 1,5 ton olduğunu aktaran Arslan, sütü Amasya'da bir fabrikaya sattıklarını belirtti. Arslan, "Böyle bir işletmeyi hayal bile edemiyorduk. Şimdi kendi işimizin patronu olduk" ifadelerini kullandı.

Çobanlıktan patronluğa yükselmesini sağlayan TKDK'ya teşekkür eden Arslan, 700 bin liralık ikinci bir projesinin daha onaylandığını, yaz mevsiminde bunu hayata geçireceklerini ve tesislerini daha da büyüteceğini belirtti.

Arslan'ın eşi Emine Arslan da çok mutlu olduğunu, tesise baktıkça gurur duyduğunu dile getirdi.

Oğluyla gurur duyduğunu aktaran anne Fatma Arslan ise "Oğlum patron oldu. Şu anda çok mutluyum. Buraya baktıkça çok mutlu oluyorum. Hayalimizde hiç böyle bir şey yoktu. Önceleri inekleri elimde sağıyordum. Ahırdan iki saatten önce çıkamıyordum. Şimdi makine olduğu için düğmeye basıyorum, yarım saatte 30 ineği sağıyorum" diye konuştu.