Çocuklarda "gece yanığı"na dikkat

Çocuklarda "gece yanığı"na dikkat
Çocuklarda "gece yanığı"na dikkat
- CÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Cevit, suçiçeği geçiren çocuklarda görülen ve halk arasında "gece yanığı" olarak bilinen zona hastalığında göz kapağı ve korneada ortaya çıkan döküntü ve kızarıklıkların görme kayıplarına neden olabileceğini bildirdi - Cevit: "Döküntülerin gözün ön tabakasını etkilemesi ve tedavi edilmemesi durumunda kornea denilen tabakanın bütünlüğü bozulabilir, gözde kalıcı iz bırakabilir ve görme yetisini düşürebilir"

SİVAS (AA) - MERVE TOPUZ - Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Cevit, suçiçeği geçiren çocuklarda görülen ve halk arasında " gece yanığı" olarak bilinen zona hastalığında göz kapağı ve korneada ortaya çıkan döküntü ve kızarıklıkların görme kayıplarına neden olabileceğini söyledi.

Cevit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk çağında sık görülen suçiçeğinin aşıyla azaltıldığını ancak tam olarak ortadan kaldırılamadığını belirtti.

Suçiçeği hastalığı geçirildikten sonra "varisalla zoster" denilen virüsün sinir köklerinde gizli kalabileceğini aktaran Cevit, "Bu gizli kaldıktan ve vücudun direnci düşmedikten sonra çok ciddi bir hastalık yapmaz. Stres, güneşte kalma veya buna benzer vücudu fizyolojik olarak sıkıntıya sokan bazı durumlarda bu virüs ortaya çıkar" diye konuştu.

Cevit, vücutta gizli kalan virüsün bulunduğu çocukta  akşam hiçbir belirti olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Çocuk gece yatıp sabah kalktığında vücudunun tek bölgesinde, yani o sinire uyan deri bölgesinde döküntüler ortaya çıkar. Vücutta kızarıklık, deri bölgesinde yanma, karıncalanma ve acıma duygusu, kabarıklar, kaşıntı olabilir ama yanma ve ağrı biraz daha fazla olur. Bu döküntü vücudu tam ortasından bölerek ortaya çıkar. Bu da en önemli bulgusudur ya gövdenin sağ tarafındadır ya da sol tarafındadır. Sadece o sinirin geçtiği bölgede oluşur, başka hiçbir bölgede görülmez. Çocukta bağışıklık sistemi baskılanmışsa döküntülerin özellikle gözü tutması veya beyni etkilemesi durumunda sıkıntı olabilir. Aileler, bu zamanlarda doktora başvurmalıdır. Onun dışında 15-20 gün içerisinde kendi kendine geçen ve bir tedavi gerektirmeyen hastalıktır. Enfeksiyon buluşmazsa döküntüler kaşınmazsa iz kalma oranı düşük."

 

- "Gece yanığı gözü tutuyorsa görme yetisi düşebilir"

Virüsün sinir sisteminin büyük bölümünü tutması durumunda ve bağışıklığı güçlü olmayan hastalarda bu hastalığın mutlaka tedavi gerektirdiğini vurgulayan Cevit, "Döküntülerin gözün ön tabakasını etkilemesi ve tedavi edilmemesi durumunda kornea denilen tabakanın bütünlüğü bozulabilir, gözde kalıcı iz bırakabilir ve görme yetisini düşürebilir. Bu nedenle aileler biraz daha dikkatli olmalıdır. Eğer sık tekrarlıyorsa hem ağızdan hem de lokal verilen merhemlerle gece yanığının tedavisi mümkündür" şeklinde konuştu.

Cevit, bu virüsün suçiçeği geçirildikten aylar sonra bile görülebileceğine dikkati çekerek, "Çocuklara suçiçeği aşısı yaptıralım, suçiçeği ve buna bağlı gece yanığıyla karşılaşmayalım. Bu hastalıklar aşıyla engellenebilir" dedi.

Prof. Dr. Cevit, suçiçeği aşısının bir yaşından sonra hiç geciktirilmeden yapılmasını önerdiklerini söyledi.