Memur-Sen Sivas İl Başkanlığından "Milli İrade" bildirisi

Memur-Sen Sivas İl Başkanlığından "Milli İrade" bildirisi
Memur-Sen Sivas İl Başkanlığından "Milli İrade" bildirisi
- Memur-Sen Sivas İl Başkanı Anlı: "Okyanus ötesinden, 'Vesayete imkan yok, darbe fırsatı oluşturalım' hezeyanıyla planlanan 17-25 Aralık darbe girişimlerini püskürtenleri, bu girişimlerin faili parelel tetikçilere hadlerini bildirenleri yalnız bırakmayacağız"

SİVAS (AA) - Memur-Sen Sivas İl Başkanı Ömer Anlı, "Okyanus ötesinden, 'Vesayete imkan yok, darbe fırsatı oluşturalım' hezeyanıyla planlanan 17-25 Aralık darbe girişimlerini püskürtenleri, bu girişimlerin faili parelel tetikçilere hadlerini bildirenleri yalnız bırakmayacağız" dedi.  

Anlı, Memur-Sen'e bağlı sendika temsilcileriyle Öğretmenevi'nde düzenlediği basın toplantısında, Memur-Sen'in de aralarında bulunduğu 203 sivil toplum kuruluşunun ortak imzasıyla yayımlanan bildiriyi okudu. 

Sivil iradeyi işlevsiz hale getirmek, millet iradesini yok etmek için kurulan tezgahlara, hazırlanan kumpaslara bir daha düşmeyeceklerini, izin vermeyeceklerini söyleyen Anlı, "Büyük bedeller ödememize, yoksullaşmamıza, özgürlüklerimizden, değerlerimizden yoksun kalmamıza neden olan o kara günleri geri getirmek isteyenlere sessiz kalmayacağız" dedi. 

Anlı, 27 Nisan'da e-muhtıra üzerinden gerçekleştirilen vesayet kalkışmasına karşı dik duranların yanında olacaklarını belirtti. Dışarıda yazılıp, içeride sahneye konmak istenen "Gezi Kalkışması" senaryosuna bütün sahneleri kapatan kararlı her duruşun arkasında olduklarını aktaran Anlı, şunları kaydetti:

"Okyanus ötesinden, 'Vesayete imkan yok, darbe fırsatı oluşturalım' hezeyanıyla planlanan 17-25 Aralık darbe girişimlerini püskürtenleri, bu girişimlerin faili paralel tetikçilere hadlerini bildirenleri yalnız bırakmayacağız. Mütedeyyin Kürt kardeşlerimizi sindirme ve Çözüm Sürecini bitirme amacıyla 6-8 Ekim'de Kobani bahanesiyle sahaya sürülen 'Beyez Türk-Beyaz Kürt' işbirliğini çökerten sivil siyasi iradeye desteğimizi sürdüreceğiz. Siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın 'makus talih' olarak pazarlandığı, özgürlüklerin risk olarak algılandığı, ötekileştirmenin zirve yaptığı, dışa bağımlı, ekonominin kısır döngüye mahkum, siyasetin cübbeli veya üniformalı vesayete mecbur bırakıldığı Türkiye fotoğrafının, artık mazide kalmasının mutluluğunu yaşıyoruz."

Türkiye'nin sadece kendi ülkesi ve milleti için değil, Filistin, Suriye , Bosna, Kosova, Makedonya, Somali, Myanmar, Arakan, Doğu Türkistan ve medeniyet paydaşı bütün ülkeler ile merhamet ve adalet bekleyen dünya mazlumları için de büyük bir güvence olduğuna inandıklarını dile getiren Anlı, "Medeniyet havzamızla insanlığın da adalet ve merhamet beklentilerinin umut ülkesi 'Yeniden Büyük Türkiye' hedefine hiç olmadığı kadar yakın olduğumuzu düşünüyoruz" diye konuştu. 

Eski Türkiye hayali kuranlara, etnik kimlik siyaseti yapanlara, milleti ve değerlerini yok sayanlara, yok etmeyi planlayanlara itibar etmeyeceklerini belirten Anlı, eşit yurttaşlığın hayata geçmesine, ötekileştirme zihniyetinin bütünlüğüyle sona ermesine, bin yıllık kardeşliğin pekişmesine, Çanakkale Ruhu'nun yeniden tesisine imkan sağlayacak çözüm sürecine milletçe destek olacaklarını söyledi. 

Etnik kimlik, din, dil ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın Türkiye'yi bütün vatandaşların öz vatanı, öz yurdu, ortak mirası olarak kabul ettiklerini kaydeden Anlı, "Bu çerçevede, demokratikleşme, özgürleşme ve sivilleşme hamleleriyle insan hakları, eşit vatandaşlık ve insanlık onuru noktasında Türkiye'yi zirveye taşıma iradesinin yanında yer alacağız" şeklinde konuştu. 

Yeni anayasayı, yeniden büyük Türkiye'nin önsözü ve yol haritası olarak gördüklerini dile getiren Anlı, bu anlayışla sivil, özgürlükçü, demokratik yeni Anayasa konusunda kararlı olacaklarını vurguladı. 

Yeniden büyük Türkiye için koalisyonlara "hayır" seçmenlerin koalisyonuna dayalı hükumete "evet" dediklerini belirten Anlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ensar ahlakının bu çağdaki temsilcileri olarak, muhacir hükmündeki Suriyeli kardeşlerimize sahip çıkmayı önemsiyor, onları sınır dışına çıkarmayı düşünenlere milletimizin Kudüs'ün kendisi için ne kadar önemli olduğunu öğreteceğini düşünüyoruz. Milletimizin, Diyanet İşleri Başkanlığını kaldırma adı altında değerlerimize saldıranlara geçit vermeyeceğine yürekten inanıyoruz. Başörtülü memura, öğretmene ve doktora kendi reklamlarında dahi yer vermekten kaçınanlara, milletin değerleriyle barışma fırsatını kaçırdıklarını hatırlatmak istiyoruz. Tek başına iktidar ya da iktidar ortağı oldukları dönemlerde hukuksuz uygulamalarıyla vicdanlarımızı kanatanların, kaynağını açıklamaya zorlandıkları vaatlerle cüzdanımızı kabartacakları iddiasına milletimizin itibar etmeyeceğini görüyoruz. Bütün bu gerçeklerden hareketle, 7 Haziran'da gerçekleşecek 25. dönem milletvekili seçimlerinde, önce insan, mutlaka demokrasi, elbette özgürlük, sadece sivil siyasi irade anlayışıyla, çözüm süreci, yeni Anayasa ve yeniden büyük Türkiye hedeflerini gerçekleştirmeyi önceleyenleri önemseyeceğiz."