105 gün sonra gelen mutluluk

Basın tribünündeki yerimize henüz yerleşmişsiniz. Genç bir adam oturduğunuz yere yaklaşıp, bir poşet uzatıyor; "Bunu da sen oku bakalım" diyor ve kayboluyor. Poşetin içinde, 'Kamuoyuna duyuru' başlıklı bir yazı ve siyah kartondan bir protesto nesnesi çıkıyor.
Haber: BARIŞ TUT / Arşivi

Basın tribünündeki yerimize henüz yerleşmişsiniz. Genç bir adam oturduğunuz yere yaklaşıp, bir poşet uzatıyor; "Bunu da sen oku bakalım" diyor ve kayboluyor. Poşetin içinde, 'Kamuoyuna duyuru' başlıklı bir yazı ve siyah kartondan bir protesto nesnesi çıkıyor. 'Fenerbahçe Taraftarlar Birliği' imzalı metinde basının Sarı-Lacivertlilere karşı bir sindirme hareketine giriştiğinden ve Trabzon'da yaşanan olaylar nedeniyle kendilerinin suçlanmasının bir yargısız infaz olduğundan söz ediliyor. Bu sıçramayı da öncelikle aralarında TSYD başkanının da bulunduğu bir grup spor yazarına yöneltiliyorlar. Şükrü Saracoğlu'nun basın tribününde açık bir eylemle karşı karşıyayız. Bu bir uyarı mıdır, safça bir tepki midir, yoksa cürektar bir tehdit midir, bilemiyorum. Ama olayın, taraftarın bir, 'tedhişçiye' dönüşümünün bir parçası olduğu kuşku götürmez. Bir süredir Fenerbahçe açısından yanıt vermenin hiç de kolay olmadığı bir soruyu çeviriyorum zihnimde: Fenerbahçe'yi nasıl bilirsiniz? Bir solukta yanıt vermek bir yana, aklı selimle aydınlatıcı bir fikre ulaşmak mümkün mü?
Bir güvensizlik bulutu çöreklenmiş taraftarın, oyuncunun ve yöneticinin üzerine. Belirli bir dönemi ya da bir maçı bile öngöremiyorlar. Trabzon'da alınan yaşam verici galibiyetin bir seriye dönüşebilmesi için anlamlı bir kapışmaya çıkıyor Fenerbahçe. Elazığspor ise ilk hafta son günlerde toparlanmış bir kadroyla Ankara'da Gençlerbirliği'ni devirerek, büyük bir moral kazanmıştı. Cesur oyunlarını Fenerbahçe karşısında da sürdüreceklerini düşünüyorlardı.
Recep'in hatası ve şok gol
Trabzon'daki onbiriyle sahada yer alan Fenerbahçe'nin vuruşuyla başladı karşılaşma. Sarı-Lacivertliler ilk dakikalarda baskı kurarak, erken bir gol bulma gayretindeydiler. 3. dakikada Tuncay soldan ceza alanına girdi. Ancak ortada bomboş durumdaki Van Hooijdonk'u topla buluşturamadı. 5. dakikada Van Hooijdonk'un 25 metreden kullandığı serbest vuruşta top üst direkten geri geldi. 8. dakikada Elazığspor gole çok yaklaştı. Selçuk'tan kapılan topu önünde bulanan Eser ceza alanı çizgisinden sert vurdu. Ama top direği sıyırarak dışarı gitti. 12. dakikada Recep'in hatasıyla Elazığspor öne geçti. Sağdan kullanılan köşe vuruşunda Effa, Recep'in kararsızlığını affetmedi: 0-1.
Golden sonra Fenerbahçe kısa bir duraklama yaşasa da, pozisyon üretmeyi sürdürdü. İstediği baskıyı bu bölümde kurdu. 15'te Yusuf kaleciyi aşamadı. 22. dakika şans Fenerbahçe'nin yüzüne güldü. Serhat'ın sağdan ortasında Bekir'in uzaklaştırmak istediği top Tuncay'a çarparak Elazığspor ağlarına gitti: 1-1.
Fenerbahçe beraberliği sağladıktan sonra daha tempolu ve atak bir oyun sergiledi. Elazığspor özellikle hücuma çıkışlarda yitirdiği toplarda kalesinde büyük tehlikeler yaşadı. 24'te Selçuk, 28'de Serhat gollük pozisyonları değerlendiremediler. Van Hooijdonk'un bir pivot gibi oynayarak ceza alanı önünde dağıttığı topları Fenerbahçeli oyuncular cömertçe harcadılar. 35. dakika Elazığspor'un bu yarıdaki son pozisyonu hayli ilginç biçimde gelişti. Soldan Ümit Hatipoğlu'nun taç çizgisinden havalandırdığı top Fenerbahçe kalesinin çatal olarak tanımlanan köşesinden geri geldi. 41'de Elazığspor hücuma çıkarken, Yusuf orta alanda kaptığı topu Tuncay'a aktardı. Genç oyuncunun pasıyla ceza alanına giren Van Hooijdonk yaptığı plasesiyle takımını öne geçirdi. İlk yarının son dakikasında Mahmut'un soldan yaptığı şık ortaya yükselen Tuncay farkı ikiye çıkardı: 3-1. Fenerbahçe geriye düşmesine karşın çok sayıda pozisyon yaratarak, üç gol bulduğu ilk yarıyı taraftarlarının alkışları arasında kapattı.
Elazığ çırpındıkça battı
İkinci yarıya Elazığspor en azından bir puan alabilmek düşüncesiyle Ercan'ın yerine Da Silva'yı alarak başladı. Ancak yine de Fenerbahçe golle burun buruna gelen taraftı. Günün çalışkan adamı Aurelio sol çizgiden inerken ortaya çıkarttı. Serhat'ın vuruşunu König son anda dışarıya çeldi. 48'de bu kez Van Hooijdonk uygun durumda topu kaleciye nişanladı. Elazığspor'un yüksek tempolu ve çok adamla yükselen oyununa aynı biçimde karşılık verince ortaya seyir zevki hayli yüksek görüntüler çıktı. Rakibinin boşalttığı alanları iştahla kullanan Fenerbahçe, seyircisinin de yoğun desteğiyle farkı artırabilecek pozisyonlar bulmaya başladı.
Elazığspor'un çok adamla hücuma çıkmak konusunda işi abarttıya vardırarak kendi alanını savunamaz hale gelmesi, Fenerbahçe'nin yağmur gibi gelmesine yol açtı. 62'te Elazığlı 9 oyuncunun rakip sahada kaldığı pozisyonda Aurelio yaklaşık 50 metre topla ilerledi. Ceza alanına girince yerden bir vuruşla golü kaydetti: 4-1.
Bu gol konuk Elazığspor'un çöküşü anlamına geliyordu. Bu dakikadan sonra iyice coşan Fenerbahçe düze çıkabilmek adına son derece önem taşıyan bu maçtan 7-1'lik sükseli bir skorla ayrılarak hem taraftarıyla barışmış oldu, hem de seri oluşturma yolunda adım atmış oldu.