'1982'den bile kötü'

'1982'den bile kötü'
'1982'den bile kötü'
1982 Dünya Kupası'nı izlemiş olan Jorge'ye kilit soruyu sordum. Cevabı gerçekten bir tarihe tanıklık ettiğimizin işaretiydi...
Haber: VOLKAN AĞIR - volkan.agir@gmail.com / Arşivi

Maç günü Sao Paulo soğuktu. Evin içine kadar gelen patlama sesleri nedeniyle dışarı baktığımda evvelki gece yağan yağmurdan arta kalan gri bulutların havadaki yerlerini kaybetmediklerini gördüm. Ara ara da esen soğuk bir rüzgar vardı. Hani 'Brezilya sıcak memleket' klişesine tokadı atan biçimindeydi hava. Metro kalabalıktı kalabalık olmasına da, maçları izlediğim Aspicuelta Sokağı'nda bir gariplik vardı. Kolombiya maçı günü bir üst sokağına bile dev ekran kurulmuş olan Aspicuelta o güne göre yarı yarıya boştu. Şaşırtıcı bir durumdu. Kolombiya maçının haftasonu, Almanya maçının hafta içi oynanması etkili olabilir bunda diye düşünsem de Brezilya maçlarının oynandığı günler ülkede ulusal tatil var. İnsanlar ya yarım gün çalışıyor ya da hiç. Ama salı günü farklıydı.

Samba hiç durmadı Mücadeleyi izlemek için barlar arasında gezinirken Ricardo ile karşılaşıp konuştuğumda, Neymar'ın yerinde Bernard'ın oynaması onun çok da umrunda değildi. Çünkü takıma güvenmiyordu bile. Bir Brezilyalı genç belkide ülkesinde görüp görebileceği tek Dünya Kupası'nda kendi takımına güvenmiyordu. Haksız mıydı bilinmez ama 11. dakikada Thomas Müller ilk golü attı. Yanlarından ayrılıp bir kaç sevinen Alman aramaya koştuğumda ise 4 yol ağzında müzik çalıp samba yapan bir grup vardı. Bir başka şok dahaydı benim için. Maçı izlemek üzere gezinirken Almanya gollerine durmadı. İlk yarım saatte 5 olmuştu bile. Ancak ne hikmetse ortalıkta bu duruma sinirlenen kişi sayısı bir elin parmakları kadardı.

"Tek kelimeyle felaket"
Galiba şok yaşamak böyle bir şeydi. Kendi evinde 5 yiyen bir Brezilya'nın vatandaşı olsaydım. Mücadeleyi göz yaşları içinde izlerim sanırım. En azından samba yapmazdım. Mücadele devam ederken daha önce de karşılaştığım 45 yaşlarındaki Rodolfo'ya ayaküstü "Ne oluyor bu Brezilya'ya?" sorusunu ilettim "Bu sonucun bir açıklaması yok. Duygularını nasıl aktarabileceğimi bilmiyorum" dedi. Şok halinde olduğu belliydi. Ardından 52 yaşındaki Jorge ile sohbete devam ettik. Gençlerin hala nasıl eğlenebildiğine inanamıyordu, "Takım orada 7 yemiş bu çocuklar hala oynuyor. Deli bunlar heralde" dedi. 1982 Dünya Kupası'nı izlemiş olan Jorge'ye kilit soruyu sordum. Cevabı gerçekten bir tarihe tanıklık ettiğimizin işaretiydi: "İtalya karşısında alınan mağlubiyetten daha kötü bir gün yaşıyoruz. Yaşananları tarif edilebilecek tek kelime, felaket!" Karşılaşma bittiğinde Jorge, "Ortalık karışabilir dikkat et" diyerek babacan bir tavırla beni uğurlarken, Rodolfo ile ikisi de artık Hollanda'yı tuttuklarını itiraf ettiler, çünkü hem Arjantin'i, hem de Almanya'yı yenerek turnuva sonrası kendilerini biraz daha iyi hissetmelerini sağlayacak takımdı turuncular. Bu düşünce bile Dünya Futbolu'nun lokomotifi sayılan bir futbol ülkesinin içinde bulunduğu vahameti aktarıyordu.

Kundaklama şüphesi
Maç 7-1 biterken sokakta eğlence devam ediyordu. Polis ise o kalabalıkta kapkaç yaptığından şüphelendiği bir kaç kişi duvara dayamış arama yapmaktaydı. Mağlubiyetin ardından şehirde maç nedeniyle Dünya Kupası karşıtı eylemcilerin yarattığı herhangi bir taşkınlık yaşanmadı. Sao Paulo'da yaşanan otobüs yakılması olayı ise şehir merkezinden biraz uzakta yer alan bir otogardaki 10 yaşındaki 15-20 otobüsün şüpheli bir biçimde yakılmasından ibaret. Polisin elinde bu konuda henüz net bir kanıt olmasa da bu olayın sigortadan para alabilmek için bir tür kundaklama şüphesi barındırdığını iletmek gerek.

Arjantin kazanırsa kavga çıkabilir
Bir Brezilyalı için yarı finalde 7 tane gol yemekten gerçekleşebilecek daha kötü bir şey varsa o da Dünya Kupası'nın kendi evlerinde büyük rakipleri Arjantin tarafından kazanılmasıdır. Bu nedenle dün de Hollanda'yı tutmuştu Brezilyalılar. Karşılaşmayı kötü hava koşulları nedeniyle evde izlesem de maç esnasında sürekli irtibatta olduğum arkadaşım Caio'ya Arjantin'in kupayı kazanma ihtimalini ve sonra yaşanabilecekleri sordum, "Aman ağzından yel alsın. Bence Almanya bu zayıf Arjantin'i alaşağı eder. Ama Arjantin kazanırsa da Brezilyalılar ve Arjantinliler arasında Rio'da kavgalar çıkabilir" yorumunu yaptı.

Lopez'e başsağlığı Dünya Kupası tarihinde bambaşka bir yer edinmesi ve bu tarihe yerinde tanıklık edebilmek için Arjantin'in şampiyon olmasını biraz daha fazla istediğimi itiraf edeyim. Ayrıca maç sonrası Alejandro Sabella, Maxi Rodriguez ve Lionel Messi'nin, Dünya Kupası için Arjantin'i takip etmek üzere Sao Paulo'da bulunan ve trafik kazasında hayatını kaybeden Ole Gazetesi muhabiri Arjantinli Jorge Lopez'e (38) galibiyeti ithaf etmeleri günün en şık hareketiydi. Ancak Tangocular şampiyon olursa da kupa tarihinin en zevkli turnuvasında en sıkıcı takımının zafere ulaşacağını da eklemek gerek. Müzmin kaybeden Hollanda'ya ise yazık oldu.