2014'ün santrası felçli gençten

2014'ün santrası felçli gençten
2014'ün santrası felçli gençten
Bilim dünyası bu yıl Brezilya'da yapılacak Dünya Kupası'nda ilk vuruşu felçli bir gence yaptırmak için çalışıyor. Proje başarılı olursa tıpta bir çığır da açılacak.
Haber: KORAY DURKAL / Arşivi

2014 Dünya Kupası’nda ilk santranın belden aşağısı felçli bir Brezilyalıya yaptırılması hedefleniyor. Bu rüyanın ‘zihin kontrollü protezler’ sayesinde gerçelşemesi umuluyor.
‘Yeniden Yürüyüş Projesi’ başarıya ulaşırsa tekerlekli sandalyeye mahkum bir genç hazırlanan özel dış iskelet sayesinde yürüyerek ilk vuruşu yapıp tarihe geçecek. Proje çeşitli akademik kuruluşlarca kâr amacı güdülmeden gerçekleştiriliyor. Üzerinde çalışılan protezlerde beyin dalgalarının gönderdiği talimatlar her ayak yere değdiğinde sensörler sayesinde basınç hissini ileterek yürümeyi mümkün kılıyor. Bu sensörler aynı zamanda bir sırt çantası içinde yer alan pille güçlendirilecek. Aday havuzundan seçilen 10 kişi, sanal gerçeklik sağlayan simülatörlerde verilen eğitimlerle Dünya Kupası’na kadar eğitim görecek.
Robot takım kurma hayali
Duke Üniversitesi’nden nörobiyolog Miguel Nicolelis, “Proje ile bir robot takım kurmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Tekerlekli sandalyeyi tarihe gömebiliriz” diyor. Zihin kontrollü bacak zırhları fikrinin ortaya atılmasıyla birlikte akıllara ‘Demir Adam’ filminde izlediğimiz insan vücudunu saran elektronik zırh teknolojisini getirdi. Bu projenin bir santra vuruşundan çok daha ötede bir fikir olduğunu savunan bilim adamları, beyne doğrudan takılı cihazlar sayesinde felçli hastalar, araba kazasından sakat olarak kurtulanlar, yaralı asker ve eksik uzuvları nedeniyle hayatta zorluk çeken insanların özgüvenlerini yeniden kazandırmak istiyor. Çalışmalar başarılı olursa Brezilya’da bu yıl yapılacak Dünya Kupası’nda topun başına geçecek olan biyonik donanımlı felçli bir genç şampiyonayı başlatan ilk vuruşu yapacak ve böylece tıp dünyasında da bir devrime de imza atacak.
Fareleri suya ulaştırdı
2000’de bir maymunun düşünceleriyle robot ayakları yürütebildiğini tüm dünyaya ispat eden Nicolelis, susuz farelere ışıkları ayırt edip suya ulaşmak için bir manivelayı kaldırmasını içeren temel bir eğitim de verdi. Daha sonra farelerin beyinlerine kabloyla bilgisayara bağlanan elektrotlar yerleştirildi. Natal’da camdan bir kaptaki fare ‘şifreleyici’ görevi görürken, ödül almak için gerekli ipuçlarını çözdüğünde beyni elektrik sinyali gönderiyordu. Sinyaller gerçek zamanlı olarak Kuzey Karolina’da aynı aleti gözlemleyen ‘şifre çözücü’ ikinci farenin beynine gönderildi. Diğer fareden sinyali alan ikinci fare çok kolay bir şekilde ödüle ulaşmayı başardı.