50. yıl hatırına Sivas şampiyon olur mu?

Profesyonel lig tarihinin 50. sezonunun ilk yarısı bitti. Şimdi biraz demlenme zamanı. Takımlar da, kalemler de, statlar da, kameralar da dinlenecek kısa bir süre.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Profesyonel lig tarihinin 50. sezonunun ilk yarısı bitti. Şimdi biraz demlenme zamanı. Takımlar da, kalemler de, statlar da, kameralar da dinlenecek kısa bir süre. Evet, süre az, çünkü neredeyse bir milli maç arasından sonra meşin yuvarlak yeniden dönmeye başlayacak. Şöyle söyleyelim. Bu hafta sonu ve bir sonraki hafta maç yok. Lakin iki hafta sora (6 Ocak) Fortis Türkiye Kupası heyecanıyla futbolun ateşi harlanacak. Tabii kupanın ateşinden ne kadar köz çıkarsa artık...
Gelelim ilk yarının değerlendirmesine. Öncelikle, beklenenin üzerinde bir rekabet ve mücadele gördüğümüzü söyleyelim. İstanbul'un 'şampiyon üçlüsü', ilk üç haftanın ikisinde hep beraber üçer puan toplayınca aslında böyle bir lig olacağını öngörmemiştik. Ama sonrasında serpildi, gelişti ve diş göstermeye başladı diğerleri. Şöyle ki, üç büyükler 3. haftadan sonra sadece 2 kez hep birlikte kazandılar. Onun dışında her hafta mutlaka en az bir tanesinin başı derde girdi. Bu rekabet vurgusunu artıracak bir başka veri de farklı skorlar. Şampiyonluğun takipçisi Beşiktaş sadece bir maçı 2 farklı kazandı, diğer bütün maçlarda hep tek farklı galip gelebildi. Aynı durum diğerleri için de geçerli üstelik. Fener 4 kez (Ankaragücü maçında 90'da attılar 2. golü), Cim Bom ise 3 kez (ki biri 80+'da ilk golü attıkları Sivas maçı) birden farklı maç kazanmış. Lider Sivas ise İstanbullu rakiplerine bu konuda fark atıyor. Kazandıkları 12 maçın yarısında farka gitmiş Sivaslılar.
Ligin bu seneki temel karakteristiklerinden biri de kendi sahasında oynayanın ve ilk golü atanın maçı kazanmasıydı. Açıklayıcı olmak için şöyle bir örnek verelim. Futbol kalitesine baktığımızda ligin en iyisi gibi duran Fenerbahçe'nin iki sene önceki deplasman performansını geçebilmesi için ikinci yarıdaki tüm deplasmanlarını kazanması gerekiyor. Deplasmanların en iyi takımı olan Beşiktaş dışında dışarıda oynarken yenik duruma düşüp de galip gelebilen takım yok. Tam 7 takım, yenik duruma düştükten sonra hiçbir maçı çevirmeyi başaramamış. Fenerbahçe ve Sivasspor (hükmen aldıkları Trabzonspor maçı hariç) galip geldikleri maçların 8'inde, Galatasaray ise tam 9 maçta ilk golü atan taraf olmuş.
Şimdi de Oscar'ı taklit edip ödülleri dağıtalım.
En iyi takım: Hiç tartışmasız Sivasspor. İç sahadaki tüm maçlarını kazandılar. Ligin en golcü 3. takımı oldular. Evinde oynadıkları son 5 maçta gol yemediler. Üstelik bunu 'kalbur altı' bir takımla, neredeyse tekaütlerden oluşan bir ekiple yaptılar. Alkış için ayağa kalkmak şart.
En iyi senaryo: Bu ödül Fenerbahçe'ye gider. Üç cephede birden yarışa devam eden Kanaryalar, Şampiyonlar Ligi tarihinde ikinci tur gören iki takımımızdan biri artık. Üstelik liderlik koltuğuna da kenardan
ilişmiş durumdalar. Kötü lig başlangıcının ardından tüm derbileri kazandılar. Buna Sivasspor da dahil. Ve tüm yarışlarda devam ediyorlar.
En iyi oyuncu: Mehmet Yıldız.
Alex'e, Roberto Carlos'a, Tello'ya, Yusuf Şimşek'e, Nonda'ya, Gökdeniz'e, Holosko'ya, De Nigris'e, Murat Hacıoğlu'na inat, bu ödül onun. Ne attığı 7 gol, ne yaptığı 4 asist. Onu yıldız yapan şey ıskartadan çıkıp ligimizde Shaquille O'Neal etkisi yaratması.
En iyi yardımcı oyuncu: Bu ödülü biz Roberto Carlos'a veriyoruz. Sinan Engin'e kulak verirseniz, Tello'dan kötü. Ama daha objektif bir gözle bakarsak, geldiğinden beri hem Fenerbahçe'nin, hem de Süper Lig'in muskası gibi o. Herkes onunla ve ona karşı oynamak için can atıyor. Sadece bir maçta ilk 11'de değildi ve oynadığı maçlarda toplam 5 dakika eksik kaldı. O da alkış almak için. 26 resmi maçın 24'ünde forma giydi. Bir solbek olarak ligin topla en çok buluşan oyuncusu ve en çok pas yüzdesine sahip oyuncularından biri oldu. Oyun içindeki ağırlığı ise rakamlara sığmayacak kadar fazlaydı.
En iyi yönetmen: Bu ödülü paylaştırmak gerek. Bir yanda sıfırdan
apartman diken Bülent Uygun, diğer yanda Fenerbahçe'ye tarihinin en büyük Avrupa başarısını yaşatan 'stajyer' Zico. Seçim sizin.
Umut vaat eden film: İstanbul Büyükşehir Belediye, Ankaraspor'la paylaştığı belediye destekli takım sabıkasına inat enfes bir futbol ve eğlence sundu futbolseverlere. Genç yönetmen Abdullah Avcı tabii ki takdiri hakedenlerin başında. Ama 200-300 kişiye ligin en şenlikli futbollarından birini oynayan genç oyunculara da şapka çıkarmak lazım.
En kötü kurgu: Bu konuda bütün ödülleri Beşiktaş yönetimi alıyor. Kendi kurdukları dünyaya kendileri de inanıp durdular. Sahadaki oyundan bol bol rol çaldılar. Şampiyonlar Ligi'ni son maçta kaçıran, liderin üç puan gerisinde olan takımları hakkında sürekli komplo spekülasyonları yaptılar. Neticede sadece onlar yıprandı ve kimse anlatılan hikâyelere inanmadı.
En kötü yapımcı: Yıllarca kapalı gişe, pardon kapalı gişe değilse de, iyi para eden filmler çıkaran ve takdir toplayan İlhan Cavcav bu sefer kötü mü kötü bir yapıma imza attı. Senaryoya zırt pırt müdahale etti, yönetmeni iki de bir değiştirdi, hatta prodüksiyon amiri bile gitti gitti geldi. Sonuç, daha düşük bütçeli bağımsız yapım Oftaş'tan bile kötü oldu. Aslı suretinin gerisinde kaldı. O kadar kötüydüler ki Gökçekgillerin Ankaraspor'undan bile kötü gözüktüler herkese. Ki bu herkese nasip olmayacak bir başarıdır!



Dokuz teknik adam koltuğunu kaybetti
  • Maçlarının ilk yarılarında en çok gol atan takım Fenerbahçe (21). İkinci yarılar ise Galatasaray'ın. Cim Bom 12'si son 15 dakikada olmak üzere bu bölümde tam 19 gol bulmuş. Kasımpaşa ise ikinci yarılarda sadece 4 gol attığı için en dipte. Gaziantepspor ve Ankaraspor da 5'er golle ilk yarı fakiri.
  • Beşiktaş yenik duruma düştükten sonra en fazla puan toplayan takım (13). Öne geçtiği maçlarda en fazla puan kaybeden ise Bursaspor. Timsahlar 12 puanı öne geçtikleri maçta kaybetmiş.
  • Ortalama 2 puanın üzerine çıkabilen 4 takım (Sivas, FB, GS, BJK) var. Aynı durum Ligue 1'de (Lyon), Bundesliga'da (Bayern Münih ve Werder Bremen) ve La Liga'da (Real Madrid ve Barcelona) 2, Premier League (Arsenal, Man. U, Chelsea) ve Serie A'da (Inter, Roma, Juventus) 3 takım için söz konusu.
  • Süper Lig'in maç başına gol ortalaması 2.48. Hollanda'da 3.18, Bundesliga'da 2.82, İngiltere'de 2.69, İspanya'da 2.59, İtalya'da 2.57, Yunanistan'da 2.27, Fransa'da 2.16, Portekiz'de 2.15. TFF. 1 Lig ise 2.93'le bu listede ikinci sırada.
  • Türkiye'de maç başına 5.07 sarı kart gösteriliyor. İspanya'da 5.25, İtalya'da 4.73, Almanya'da 3.74, İngiltere'de 3.44, Fransa'da 3.26.
  • Süper Lig'de tam 9 takım antrenör değişikliğine gitti. Rekor tam dört kez değiştiren Gençlerbirliği'nde, ikinci sırada ise üç kez değiştiren Kasımpaşa var. Bu dönem zarfında Almanya'da 2, Fransa ve İspanya'da 5, İtalya ve İngiltere'de 7 teknik adam işinden oldu.
  • Süper Lig'in lideriyle küme düşme hattının sınırı olan 15.'si arasında 23 puanlık bir fark var. Aynı fark İspanya'da da 23, Almanya'da 21, Fransa'da 19, İtalya ve İngiltere'de ise 29. Yani rekabet dengesi açısından Fransa en iyisi, İtalya ve İngiltere en kötüsü.


    İlk yarıdaki özellikleriyle 18 takım
    SİVASSPOR
    İç sahada 9'da 9 yapan tek takım
    İç sahada en az gol yiyen takım (3)
    En az berabere kalan takım (1)
    Ligin en golcü 3. takımı
    Yedikleri 13 golün 10'nu deplasmanda
    Evinde oynadığı son 5 maçta gol yemedi
    FENERBAHÇE
    Oynadığı tüm derbileri kazandı
    Evinde oynadığı son 32 resmi maçı kaybetmedi
    Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez tur atladı
    Beş maç üst üste kazanan tek takım
    Evinde en fazla gol atan takım (21)
    İkinci yarı tüm derbiler deplasmanda
    GALATASARAY
    Ligin en golcü ikinci takımı
    Ligin en az gol yiyen takımı
    En az mağlup olan takım
    Sakatlık sorunu hiç bitmedi
    Hakan Şükür 16 Eylül'den beri gol atamıyor
    9 maçta gol yemediler
    BEŞİKTAŞ
    Ligin ilk sırasındaki rakiplerine kaybetti
    22 golün 16'sını Bobo-Tello-Delgado üçlüsü attı
    Ligin en başarılı deplasman takımı
    Deplasmanda 6 galibiyet alabilen tek takım
    Bobo hariç ikiden fazla gol bulan forvet yok
    15. Manisaspor'dan daha az gol buldular
    KAYSERİSPOR
    Deplasmanda hiç kazanamadı
    Deplasmanda en fazla berabere kalan takım (6)
    Dört büyüklere hiç mağlup olmadı
    Son beş maçta tek galibiyet aldı
    Kendi evinde hiç kaybetmedi
    KONYASPOR
    Evinde hiç kaybetmedi
    Antrenör değiştirdi
    Ünal Karaman'la 8 galibiyet aldı
    Deplasmanda sadece 1 galibiyeti var
    Deplasmanda en az gol atan (4) takım
    Eksi 5 averajla lig altıncısı
    DENİZLİSPOR
    24 puanın 11'ini deplasmanda topladı
    En çok gol atan oyuncusu orta sahadan Yusuf
    Son dört maçın üçünü kaybetti
    14. hafta itibarıyla tarihinin en iyi derecesini yaptı
    ANKARAGÜCÜ
    Evinde mağlup olmadı
    Antrenör değiştirdi
    Ankara dışında hiç kazanamadılar
    Deplasmanda en az gol atan iki takımdan biri
    Son 5 deplasman maçını kaybetti
    En az gol atan 6. ekip
    TRABZONSPOR
    Antrenör değiştirdi
    Atılan 22 golün 20'si Gökdeniz-Ceyhun-Umut üçlüsünden
    Gökdeniz 10 gol attı
    Üç büyüklerle oynadığı maçların hepsini kaybetti
    Yabancılardan sadece Yattara gol atabildi
    Deplasmanda sadece 1 galibiyet alabildi
    GAZİANTEPSPOR
    Antrenör değiştirdi
    Trabzonspor, Galatasaray ve Beşiktaş'tan son dakikada gol yediler
    Deplasmanda sadece 3 maçtan puan çıkardı
    Son 10 maçın 8'inde puan kaybetti
    Bünyamin Süral'la iki maçını da kazandı
    ÇAYKUR RİZESPOR
    Antrenör değiştirdi
    Son 5 maçında mağlup olmadı
    11 futbolcu gol attı
    Deplasmanda en fazla gol yiyen 2. takım
    Deplasmanda sadece 5 puan toplayabildi
    İSTANBUL BB
    Son 8 maçta galibiyet alamadı
    Üç büyüklere mağlup olmadı
    11 farklı futbolcu gol attı
    Deplasmanda hiç kazanamadı
    Deplasmanda sadece 3 puan toplayabildi
    OFTAŞSPOR
    Ligin en genç takımı (23.3)
    6 farklı oyuncu gol attı
    Deplasmanda en başarılı 4. takım
    Evinde en az gol atan takım (6)
    Son beş maçında galibiyet alamadı
    BURSASPOR
    Antrenör değiştirdi
    Son üç maçında galibiyet alamadı
    Evinde en fazla berabere kalan takım (5)
    Evinde sadece 11 puan aldı
    VESTEL MANİSASPOR
    Dört büyüklerden sadece
    Beşiktaş'a mağlup oldu
    Son altı maçta tek galibiyet aldı
    Sponsor krizinden sonra
    10 maçtan tek galibiyet çıkardı
    Holosko dışında 2'den fazla gol atan yok
    GENÇLERBİRLİĞİ
    Üç kez antrenör değiştirdi
    Kendi evinde sadece 2 galibiyet alabildi
    Toplam 3 galibiyetleri var
    Bülent Korkmaz'la 1 galibiyet aldı
    Son 10 maçın 9'unu kazanamadı
    Deplasmanda oynadığı son 8 maçı kazanamadı
    ANKARASPOR
    Ligde en az galibiyet alan 2 takımdan biri
    Deplasmanda hiç kazanamadı
    Antrenör değiştirdi
    Son üç maçında galibiyeti yok
    KASIMPAŞA
    Ligin en az gol atan takımı
    Üç kez antrenör değiştirdi
    Üç aydır galibiyetleri yok
    Deplasmanda en fazla gol yiyen ve mağlup olan takım