Afrika sokaklarından Süper Lig'e

Afrika sokaklarından Süper Lig'e
Afrika sokaklarından Süper Lig'e
Henüz 8 yaşında Fildişi Sahili'nin küçük bir köyünde futbola başlayan Burkina Fasolu futbolcu Traore, kritik maçlarda attığı gollerle Gaziantepspor'u sırtlıyor.

GAZİANTEP - Profesyonel futbola 2005-2006 sezonunda Raja Casablanca takımında başlayan Abdou Razack Traore, 4 maçta forma giydiği takımında gol atamadı. Daha sonra Rosenborg'a transfer olan Traore, 2007'de World Soccer dergisi tarafından en değişik 50 futbolcu arasında gösterildi. Traore, Rosenborg formasıyla çıktığı 51 maçta 3 gol kaydetti.

20 Ağustos 2010'da Lechia takımına transfer olan Traore, forma giydiği 64 maçta 25 gol attı. 2012-2013 sezonu ara transfer döneminde Gaziantepspor ile 3,5 yıllık sözleşme imzalayan Traore, oynadığı futbolla dikkatleri üzerine çekti. Kritik maçlarda attığı gollerle takımını sırtlayan Traore, kırmızı-siyahlı ekipte gol yollarının etkili oyuncularından olmayı başardı.

Ligde 8 gölü bulunan Traore, 13'er golü bulunan Sivassporlu Aatıf Chahechouge ve Galatasaraylı Burak Yılmaz'la arasındaki farkı kısa sürede gidererek, gol krallığına yükselmeyi hayal ediyor.

"SÜPER LİG, PREMIER LİG'E YAKIN"

Traore, çekişmeli ve zevkli maçlara sahne olan Spor Toto Süper Lig'in yüksek kaliteye sahip olduğunu söyledi.

Türk takımlarında mücadele eden kaliteli ve yıldız futbolcuların varlığına dikkati çeken Traore, "Spor Toto Süper Ligi'nin, İngiltere Premier Ligi'ne çok yakın olduğunu düşünüyorum. Çünkü biz şu an 11'inci sıradayız, 4'üncü sıradaki takımla aramızda sadece 4 puan fark var. İngiltere'de ne olacağı belli değildir, son haftaya kadar şampiyonluk yarışı, kümede kalma mücadelesi vardır. Türkiye Süper Ligi'nin de bu şekilde olduğunu düşünüyorum" dedi.

SOKAKTAN YEŞİL SAHALARA

Futbola Fildişi Sahili'nin bir köyünde, küçük bir futbol okulunda başladığını belirten Traore, sokakta top oynarken okula davet edildiğini, eğitim aldığı okuldaki 4 arkadaşının da Sudan, Avusturya, Fransa ve Fas liglerinde forma giydiğini dile getirdi.

Babasının ilk aldığı futbol topunu gördüğünde mutluluktan ağladığını belirten Traore, şöyle devam etti:
"Hemen sokağa koştum. Altımda sadece bir şort vardı. Ayağımda ayakkabı bile yoktu. Okul olmadığı günler sabahtan akşama kadar sokakta top oynardım. Yemek yemeden, su içmeden topun peşinde koşuyordum. Birçok futbolcu eminim ki böyle büyümüştür. Küçükken futbol hayatımın bir parçasıydı, şimdi bu parça daha da büyüdü. Çünkü bu işi profesyonel olarak yapıyorum. Allah'a şükür profesyonel top oynuyorum ve işimin çok zor olduğunu biliyorum. Profesyonel futbolcu olana kadar meşakkatli bir yolculuktan geçildiğini herkes biliyor."

Burkina Faso'daki futbol seviyesinin çok düşük olduğunu vurgulayan Traore, bunu da ekonomik ve coğrafik şartlara bağladı. Olumsuzluklara rağmen Burkina Faso'dan üst seviyede futbolcu yetiştiğini ifade eden Traore, ülkesinin ligini ise Türk ve Avrupa ligleriyle bir tutmadığını, arada çok fark olduğunu kaydetti.

"HAKAN ŞÜKÜR VE MESSI'YE HAYRANIM"

Traore, Türkiye'den 2002 Dünya Kupası'nda yakından takip ettiği ve büyük golcü olarak nitelediği Hakan Şükür'ü çok beğendiğini söyledi.

Hakan Şükür'ün Türkiye'de elit seviyede futbol oynamış, belli yeteneklere sahip bir futbolcu olduğunu belirten Traore, "Çok iyi bir golcü, onun tarzına hayranım. Dünya genelinde de Messi ve Ronaldo gerçeği var. Bunlar da önemli futbolcular, herkesin örnek alması gereken futbolcular. Gerek yetenekleri, gerekse de çalışma azimleriyle örnek alınması gerekiyor. Benim favorim ise Messi" dedi.

Futbolcuların iyi oynayabilmesi için öncelikle özgüvene ihtiyacı olduğunu vurgulayan Traore, şöyle devam etti:
"Bunu yakalamak için de süreye ihtiyaç var. Bülent Uygun döneminde çok süre alamamıştım, bu yüzden özgüvenimin düşük olduğunu düşünüyordum. Sergen Yalçın'la daha fazla süre aldım, ilk 11'de oynamaya başladım. Bu da performansımı yükseltti. Hocaları karşılaştırmak istemiyorum, çünkü herkesin farklı bir taktik ve teknik anlayışı vardır. Fakat Sergen hocayla çok iyi idman yapıyor, çok iyi maçlar çıkarıyoruz. Benim için Gaziantepspor'da gol kralı olmaktan öte takımımı yukarılara taşımak önemlidir. Attığım gollerle Gaziantepspor'u üst sıralara taşır, gol kralın ya da gol kralına yakın ligi tamamlarsam mutlu olurum."

Her futbolcu gibi kendisinin de kupa kaldırmayı hedeflediğini ifade eden Traore, henüz 25 yaşında olduğunu ancak futbol sonrası Afrika'da futbol akademisi kurmak istediğini belirtti.

Afrika'da yetenekli futbolcuların olduğuna işaret eden Traoru, "Bunların profesyonel olarak futbola devam etmelerini sağlayacak koşullar maalesef mevcut değil. Oradan çıkacak bir futbolcu bile beni hayatımın sonuna kadar mutlu edecektir" diye konuştu.

"GAZİANTEP, SURİYE'YE YAKIN BİR ŞEHİR AMA BEN HUZURLUYUM"

Gaziantepspor'a gelmeden önce birçok kulüpten teklif aldığını hatırlatan Traore, şunları kaydetti:
"Buraya geldiğim için çok mutluyum. İyi başladım, iyi devam ediyorum. Suriye'ye sınır bir şehirde top oynuyorum. Orada savaş söz konusu ama ben burada gayet huzurluyum. Şehir çok sakin, kaldı ki Gaziantep büyük bir şehir. Aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Ailem de buraya geliyor. Her şey güzel, gayet mutluyuz. Oldukça sakin bir şehir ve savaşın rahatsızlığını hissetmiyorum."
Gaziantep yemekleriyle arasının iyi olduğunu dile getiren Traore, "Yemekler süper, Cenk Tosun bana 'Sen artık bir Türksün' diye şaka yapıyor. Çünkü çayı çok severim, severek içerim. Süper bir aşçımız var, yemekleri çok lezzetli. Formumu korumakta güçlük çekiyorum" ifadelerini kullandı. (AA)