Ali Koç'tan UEFA'ya; Sana bu hakkı kim veriyor?

Ali Koç'tan UEFA'ya; Sana bu hakkı kim veriyor?
Ali Koç'tan UEFA'ya; Sana bu hakkı kim veriyor?
Fenerbahçe eski asbaşkanı ve 1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı Ali Koç, 3 Kasım'da yapılacak Seçimli Genel Kurul öncesi basın toplantısı düzenledi.

Radikal.com.tr - 1907 Derneği'nin bugüne kadar Fenerbahçe Kulübü seçimlerinden taraf olmamaya özen gösterdiğini vurgulayan Ali Koç, "Pek çok proje ürettik ve öncülük yaptık. Kulübümüze değer yaratmaya çalışan Fenerbahçe sevdalıların yer aldığı büyük platformdur. Nasıl herkes seçim zamanlarında münferiden oy veriyorsa bugün de herkes bu şekilde hareket edecektir" dedi.

 
Ali Koç, başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar ile ilgili olarak ise "Bugüne kadar Mehmet Ali Aydınlar ile ilgili kişisel bir husumetim ve sıkıntım olmamıştır. Kişisel sorunum olsaydı, Bakü'de 2012'de kadın voleybol takımımızın kazandığı şampiyonlukta ilk teşekkür eden kişilerden biri ben olmazdım. TFF başkanlığı çok zor bir görevdir. Buna bir de 90. saatte şike süreci eklendiği zaman, çok büyük zorlukla yürütülmesi gereken bir süreç yaşamıştır. Ancak bazı gerçekler olduğundan farklı olarak aksettirildi. Hukukun temel süreçlerine uygun hareket edilseydi süreç bu noktaya gelmezdi" ifadelerini kullandı.
 
Fenerbahçe eski asbaşkanı, "3 Temmuz sürecinde yapılan çalışmalar sonucunda hem TFF hem de UEFA baskı altına alınmıştır. Ben başkan olsaydım, gizlilik ihlalinin önünün açılması için çalışırdım. Mehmet Ali Aydınlar'a sorun, gizlilik ihlali ile ilgili bir çalışma yapmış mıdır? Ek raporlara rağmen Fenerbahçe'nin kaderi Etik Kurulu raporuna bırakıldı. Nasıl oldu da gizli kalması gereken Etik Kurulu raporu medyaya sızdı?" şeklinde konuştu.
 
"SANA BU HAKKI KİM VERİYOR KARDEŞİM?"
 
Mehmet Ali Aydınlar'ın üzerinde baskı kuruldu. Bu baskı neydi; Üzerinizdeki Fenerbahçe formasını çıkaramadığınız için tüm ülkeyi riske sokuyorsunuz baskısı. Bu nedenle doğru karar veremeyeceği baskısı. Oysa bir takımın şike yaptığı için tüm ülke takımlarının ceza alması gibi bir örnek yok. Ve Etik Kurulu raporu açıklandıktan sonra UEFA topa sokuldu.  UEFA müfettişi Cornu, Türkiye'ye geldi. Savcıyla görüştü. Sana kim bu hakkı veriyor kardeşim? Türk futbolunu yöneten kişilerin, UEFA'ya 'Kardeşim sen ne yapıyorsun? Burada UEFA'ya kızmıyorum, UEFA'nın muhataplarına kızıyorum. Cornu'nun ziyaretinde bir yol haritası belirlendi. Sonra meşhur Gianni Infantino mektubu geldi' demesi gerekiyordu.
 
"KOLUMUZU KANADIMIZI KIRDILAR"
 
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne alınmadı ve yerine Trabzonspor çağrıldı. Spor hukuku tarihinde bir ilk yaşandı. Hiç bir resmi sürecin prosedürü işletilmeden, kimin ne ile suçlandığı bilinmeden, savunma alınmadan Fenerbahçe cezalandırıldı. Bunun cevabını er ya da geç biri verecektir, tüm gerçekler ortaya çıkacaktır. Çok önemli oyuncularımızla yolarımızı ayırmak zorunda kaldık. O süre içinde bir de boşalan yerleri doldurmak zorunda kaldık. Yarım sezonla şampiyonluğu kaybetmeseydik tarihi bir sezon olacaktı. Ama kolumuzu kanadımızı kırdılar. Baskı altında kaldıkları, tecrübesiz oldukları, bir kısmının da kötü niyetli oldukları ortaya çıktı. Sürece iyi niyetli yaklaşmış olabilirler, ama UEFA'YA karşı dik duramadılar.
 
NEDEN SADECE FENERBAHÇE VE BEŞİKTAŞ CEZA ALDI?
 
Allah'tan savcımız dik durdu da bilgi vermedi. Süreçte 8 takımın ismi geçiyordu. Neden sadece fatura Fenerbahçe ve Beşiktaş'a kesildi? Sayın Aydınlar, spor hukuku konusunda tecrübesizdi. Kararsızdı, çok ciddi gel gitler yaşadı. Liglerin başlama tarihi konusunda bile karar veremedi. Çok fazla medyayla konuştu. Paylaşma ve danışma kültüründen uzak bir başkanlık yürüttü, ekip ruhu yoktu. Play-off oynanacağını bile basından öğrendik.
 
"TRABZONSPOR'UN GİDECEĞİ AŞİKAR"
 
Sayın Aydınlar bize 3 fırsat sunduğunu söylemişti. Ama bize göre 1 fırsat bile yok. 'Kendisinden şüphe edenler gitmesin' demenin neresi fırsattır. Böylesine ciddiyetten uzak bir yaklaşımı hangi Fenerbahçeli kabul edebilirdi? (Bana sorsalardı Trabzonspor'un yerine Bursaspor'un alınmasını önerirdim) diyor. UEFA talimatlarına göre; Bir takım gönüllü olarak turnuvadan çekilirse, UEFA onun yerine istediği yerden takım belirler. UEFA tarafından alınmazsa ise turnuvaya katılım kriterini sağlaması halinde sıradaki takım gider. Dolayısıyla bu durumda Trabzonspor'un gideceği aşikar. Madem Bursaspor'un gitmesi gerektiğini düşünüyorsunuz, o zaman 'Kriterleri tatmin etmiyor, bu takımı alın' demeniz lazım. Kendisi tecrübesiz, başkan yardımcıları ve danışmanlar neden anlatmadı? Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne gitmemesini UEFA Genel Sekreteri Infantino'nun mektubu belirliyor. Şaka gibi. Mektupta UEFA'yı zan altında bırakan bir ifade yok. TFF açıklamasında 'UEFA bunu istediği için yaptık' diyor. UEFA ise 'TFF'nin aldığı karar nedeniyle' diyor. Yani o ona top atıyor, o ona. Mektup çok akıllıca yazılmış. 
 
 
'TAKIMI ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDEN ÇEKECEĞİZ' İDDİASINA YANIT

Velev ki bu fırsatı değerlendiremedik. Kabul etseydik bizlerin peşinen suçlu ilan edilmesi noktasına götürecek ve tüm hukuki savunma haklarımızdan feragat ediyor olacaktık. Velevki isteseydik bile yönetim olarak da böyle bir karar alamazdım. Tüzük gereği Şampiyonlar Ligi'nden takımı çekmek için Genel Kurul kararı gerekiyor. UEFA'nın bu aşamada bir karar alamayacağının farkında olduğunu, bu nedenle kararı TFF'ye aldırma çabasında olduğunu, kendilerine blöf yapıldığını, bu baskıya boyun eğmemeleri gerektiğini ve ceza verilecekse bunu kendilerinin vermesi gerektiğini söyleyerek TFF binasından ayrıldık. (Şimdi yönetimi toplamaya gidiyoruz, yönetim kurulu lararoyla takımı Şampiyonlar Ligi'nden çekeceğiz) iddiası gerçekleri yansıtmamaktadır. Bu yaklaşık alay etmektir.
 
"KUPAMIZ YOK SAYILACAKTI"
 
Mehmet Ali Aydınlar'ın sunduğu fırsatları değerlendirseydik, alın terimizle kazandığımız şampiyonluğumuz ve kupamız yok sayılacaktı. Bu durumda nasıl oluyor da 2010-2011 şampiyonluk kupamız Aydınlar'ın sayesinde müzemizdedir?
 
"BAŞKAN ADAYI DEĞİLİM"
 
Şu aşamada seçimde aday olmayı düşünmüyorum. Böyle düşünmememin nedeni, son bir yıldır aile şirketlerinde aldığım sorumluluklar ve önceliklerden kaynaklanmaktadır. Şartlarımın müsahit olduğu zaman her Fenerbahçeli gibi görev almayı düşünmekteyim. Benim rengimi biliyorsunuz, o konuda bir şey söylemem gerekmiyor.
 
 
'ŞİKE YAPMADIM' DİYE SEÇİM VAADİ Mİ OLUR?
 
Başkan adayı, 'Şike yapmayacağım' diyor. Nasıl böyle bir seçim vaadi olabilir. Siz değil miydiniz 'Saha içinde bir şey yoktur' diyen. İnşallah bu cümleyi düzeltir.
 
Bu açıklamalardaki zamanlama doğru mu?
Bu basın toplantısını yapmadan önce çok düşündüm aslında. Konuşmayı aylar öncesinde de 1-2 defa yapmayı düşündüm. Ama Mehmet Ali Aydınlar'ın konuşması da yakın zamana geldi.
 
"KÜME DÜŞMEK İSTEDİK"
 
İki aydır sürülmeyen leke kalmadı. Hem bizi peşinen suçlu ilan ettiniz, hem de Fenerbahçe'nin nimetlerinden faydalanacaksınız. Bu nedenle biz küme düşmek istedik, 'Bir yılda tekrar çıkar ve bu işi de gerimizde bırakmış oluruz' dedik. TFF yazılı beyan istedi, ama bunun için de Genel Kurul kararı gerekiyor. 'Vaktimiz yok, orta yolu bulalım' diye uğraşıyoruz. Onlar hala 'Bize yazı verin' diyor.
 
CAS davası sürecinde çok konuşulan neydi bu ülke menfaati?
Davayı açtıktan sonra mütemadiyen ya ikna edilmeye çalışıldık ya baskı altına alındık. Sadece Aydınlar döneminde değil, sonraki dönemde de oldu. Hatta orada daha çok şiddetlendi? Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefi var. Bunun gerekliliklerinden biri de uluslararası spor organizasyonuna ev sahipli yapmak. Ya 2020 ya da 2024. 2020'ye odaklanıldı. Bunlardan biri olimpiyat, biri de Avrupa Şampiyonası. Bilhassa Şenes Erzik'in öncülüğünde CAS davasını çekmemiz halinde 2020'nin ev sahipliğinin doğrudan bize verileceği inandırıldı.