Ali Sami Yen'de 'gol atan kaleye'

Seyircisiz maçlar dizisinin bir başka ayağındayız. Üzerine bir de ramazan eklenince Mecidiyeköy sokakları daha bir boş. Stat yolunda önünüze polis bile çıkmıyor. Seyircisiz dediğim aslında tam da seyircisiz değil.
Haber: ERAY ÖZER / Arşivi

Seyircisiz maçlar dizisinin bir başka ayağındayız. Üzerine bir de ramazan eklenince Mecidiyeköy sokakları daha bir boş. Stat yolunda önünüze polis bile çıkmıyor. Seyircisiz dediğim aslında tam da seyircisiz değil. Misal Ceyhun Yılmaz içeride. Evet, evet, hani şu şovmen olan... Federasyon kontenjanından mı içeride, maçlara şovmen şart diye bir kanaat mi oluştu, izin nereden alındı? Nedir bu arkadaşımızın seyircisiz maçta statta, hatta sahanın içinde olmasının sebebi? Galatasaray camiasıyla 'yakın' olması mıdır onu bu maça bir şekilde sokan? Herhangi bir taraftar 'uzak' olduğu için mi giremez de Ceyhun arkadaşımız sahanın içinde gezedurur...
'Metin Oktay'ı saygı ile anıyoruz' pankartıyla çıkıyor Galatasaray sahaya... 13 Eylül ölüm yıldönümüydü Taçsız Kral'ın. O zamanlar krallar bile taçsızmış. Şimdi imparatorluklar bile kesmiyor futbolun aktörlerini tanımlamaya. Bol keseden unvan...
Kırmızı kart ağır karardı
Galatasaray 4-1-3-2 diye tarif edebileceğimiz bir dizilişle sahada. Savunmanın önünde Linderoth ön süpürücü. Forvet arkasında solda Carrusca, göbekte Lincoln, sağda Barış var. Önde Hakan hafif sakatlığına rağmen sahada, Ümit Karan kesilmiş ve Nonda ileri uçtaki yerini almış. İlerleyen dakikalar gösteriyor ki iyi de etmiş.
Tuhaf bir maç. Şu açıdan tuhaf, aslında oyun kalitesi ve tempo noktasında hiç de fena başlamamıştı ama erken gelen penaltı ve Konyaspor'un erkenden 10 kişi kalması mücadeleyi anlamsızlaştırdı. Galip belliydi, gerisi sanki biraz formaliteydi.
4'te gecenin gereksiz agresiflerinden El Saka, Hakan Şükür'ü indiriyor, hakem penaltı noktasını gösteriyor. Nonda topun başına geçiyor ve 1-0. Nonda'yla birlikte Galatasaray meşhur 'penaltıyı kim atacak' krizini aştı galiba. Maç boyunca Batista, Lincoln'e yakın oynuyor. Fena halde yapışık ama nafile.
27'de Sabin'in Song'la ikili mücadelesinde hakem kendisini aldatmaya çalıştığı için sarı kart çıkarıyor Fransız'a. Çok ağır bir karar. Sabin alkışla protesto edince ikinci sarı çıkıyor. Bu karar doğru ama toplamda Sabin'in yaptıkları bir kırmızıya denk düşmüyor işte.
Maç tam bu noktada bitiyor. Gerisi formalite. 28'de Lincoln vuruyor ceza sahası çizgisinden, kaleci Özden'den dönen topu Nonda tamamlıyor ve fark ikiye çıkarken basın tribününde "Nonda Hakan'ın rekoruna göz dikmiş" esprisi yapılıyor. Sadece dört dakika sonra fark üçe çıkıyor. En güzel gol bu gol. Volkan-Hakan-Carrusca üçlüsü üçgenler kurarak sol kanattan geliyor, Hakan'ın ortasına Carruca 'RobertoCarlosvari' bir kafa vuruşu yapıyor: 3-0.
İkinci yarı bir tür maç sonrası rejenerasyon idmanı tadında geçiyor. 81'de Hakan farkı dörde çıkarıyor, Ümit Karan 88'de beşliyor, 90'da son noktayı Hasan Şaş koyuyor. Gece Nonda'nın gecesi... Lincoln, Batista'nın markajında bunalırken sahanın en iyisiydi Shabani. Galatasaray'ı bu yılın en isabetli transfer yapan takımı seçmek yanlış olmaz sanırım. Erken biten maçın golleri bitmek bilmeyince yarım düzine golle sonuçlanıyor gece.
Not: Bu maç vesilesiyle bir kez daha hatırlatmak isterim. Batista'nın yeni adı Mertol Karatay. Dikkatinizi çekerim 'Karatay'... Kendisi mi istemiş, birisi mi tavsiye etmiş bu soyadı. Sonra neden tay?

GALATASARAY: 6
Orkun 6
Uğur 7
Song 6
Servet 6
Volkan 7
Barış 7
Linderoth 6
Lincoln 6
(H. Şaş 71) 6
Carrusca 6
(H. Balta 79) 6
H. Şükür 6
(Ü. Karan 82) 6
Nonda 7

KONYASPOR: 0
Özden 4
Erkan 4
El Saka 4
Burak 4
Da Silva 5
(Washington 41) 5
Sedat 5
Murat 5
Neca 4
Batista 5
Erman 4
Sabin 4

GOLLER: Nonda ( 4 pen ve 28), Carrusca (32), Hakan Şükür (81),
Ümit (88), Hasan Şaş (90)
SARI KARTLAR: Song / El Saka, Sabin
KIRMIZI KART: Sabin (27)
Stat: Ali Sami Yen - Hakemler: B. Yıldırım, C. Satman, İ. Köse