Almanlar kazanınca Brezilya da kazandı

Almanlar kazanınca Brezilya da kazandı
Almanlar kazanınca Brezilya da kazandı
Tabii ki Brezilyalılar, ezeli rakipleri Arjantin'in Maracana'da şampiyonluk kutlamalarına dayanamazlardı. Tüm Brezilya, celladına aşık olmuştu...
Haber: VOLKAN AĞIR - volkan.agir@gmail.com / Arşivi

Final maçını Rio sokaklarında izlemeye Nisan ayında karar vermiştim. Gün gelip çattı. Sabah stadyuma giremeyecek olsam bile heyecanım yüksekti. Bir ara Arjantinli Luciana ile "Copacabana'ya gitsem mi?" diye düşünsem de kendime verdiğim, "Rio'dayken Maracana'da oynanan tüm maçlarda semtte bulunma" sözümü tutup ilk taksiyle Maracana'nın arka paralel sokağı Sao Francisco Xavier Caddesi'ne vardım.

Messi öylece bakakaldı!


SOKAKLAR BOŞ

Sokaklar hiç beklediğim gibi değildi. Nerede Arjantin-Bosna Hersek maçındaki , İspanya-Şili maçındaki kalabalık, nerede önceki maçlardaki kalabalık, nerede bugünkü! Sokaklar final mücadelesi için bir hayli tenhaydı. Almanya'dan gelen Almanya taraftarı yok denecek kadar azdı, ancak Almanya'yı tutanlar çok daha fazlaydı. Almanya Dünya Kupası öncesinde dahice bir pazarlama mantığıyla formalarını Rio şehrinin önemli takımlarından Flamengo'nunkiyle aynı şekilde tasarlatmıştı. Bu nedenle finalde Almanya forması olmayan Brezilyalılar da sokaklarda Flamengo formalarını giyerek gezince, baskın renkler siyah kırmızı oluverdi. Ve tabii ki ezeli rakipleri Arjantin'in Maracana'da şampiyonluk kutlamalarına dayanamazlardı. Kıssadan hisse tüm Brezilya, celladına aşık olmuştu.

"ARJANTİN'DE YÖNETİCİ BİR BEYİN OLSAYDI..."

Mücadele başladığında Almanya'nın baskın oyununa Arjantin kontra atak futbolla karşılık verdi. Topu çizgiden geçiren ilk takım da Tangocular oldu ama yan hakemin kararı golü iptal edince yanımdaki Almanlar'ın sesi, Arjantinliler'in sesini bastırdı. İlk yarı golsüz tamamlanınca kalabalıklaşmaya başlayan meydanda izlemek için yandaki meydana geçtim. Devre arasında eski futbolcu Aimar'ın adının yazdığı formayı giymiş olan Federico, ayaküstü Aimar sohbetimizde "Aimar gibi bir oyuncumuz olsa şansımız daha yüksek olurdu, esas beyin onda. Arjantin'in en zeki 2. oyuncusu o" dedi. "Peki birincisi kim Maradona mı?" soruma "Maradona mı? O hiç zeki değil. En zekisi Riquelme. Ama o da çalışkan değil. Yetenek varken neden çalışsın? Biz biraz böyleyiz" cevabını verdi.

PENALTI HEYECANI İSTEMİYORUZ

Maçın kalan dakikalarını Brezilyalı Rafael ile izledim. Tesadüfen o da benim gibi gazeteciymiş. Brezilya'nın hezimetinden sorumlu tuttuğu tek kişi Scolari. Takımın üstünde bu kadar baskı olması ve bu baskıyı kaldıracak bir kadro kuramaması sonlarını hazırlamış. Her şeyi Neymar'a bağlamak takımı da Neymar'ı da kötü etkilemiş ona göre. Final maçında umutlarını tek bir oyuncuya bağlamamış olan takım Almanya'nın kazanacağını düşündüğünü iletirken kimseyi de tutmadığını söyledi Rafa. İkinci yarıyı iki lafın arasında izlerken mücadelenin penaltılara gidecek olma endişesi ikimizi de sardı. Penaltılara giden başka bir maç daha çekmek istemiyorduk açıkçası.

Dünya Kupası'nı kaldıran teknik adam Löw'ü 13 yıl önce böyle kovmuş!


TEK YILDIZA BAĞLI OLMAYAN KAZANDI

Bu sırada Almanya'nın genç oyuncuları Schürrle ve Götze imdadımıza yetişti. 113. dakikada gelen golü, karşılaşmayı birlikte izlediğimiz meydanda maç boyunca Arjantinlileri sinirlendirmek için sürekli Brezilya tezahüratları yapan Brezilyalılar sanki Almanlarmış gibi coşkuyla golü karşıladı. Arjantinliler ümitlerini yitirmedi. Son 7 dakikada bir golün geleceğine inansalar da sonuç değişmedi. Tangocular Maracana'dan ve semtin sokaklarından üzgün ayrılanlardandı. Brezilya'da yaşayan 2 Alman Gerrard ve Peter ile konuştum maç sonunda. Peter'in söylediği zaferin sırrını açıklar nitelikteydi: "Brezilya ve Arjantin tek bir oyuncuya bel bağladı. Bizde ise tek bir yıldız yok. Tüm takım yıldız. Bir maç Müller, bir maç Kroos, bugün de Götze öne çıktı ve kupayı böyle kazandık."

O ESNADA BAŞKA BİR YERDE
Dünya Kupası Final Maçı'nın öncesinde Maracana'ya yürüyerek bir saatlik mesafede bulunan Seans Pena Meydanı'nda başlayan Dünya Kupası karşıtı eylemde, Kanadalı belgeselci Jason O'hara'nın kamerasına el konulurken, O'hara bacağından yaralandı ve göz altına alındı. Bir başka belgeselci ve bağımsız basın emekçisi Aloyana Lemos da protestoları görüntülerken gözaltına alınanlardan. Bağımsız bir kuruluş olan Midia Ninja Muhabirleri Phillip Pecanha ve Bernardo Warrior da polisin şiddetine maruz kalığ göz altına alınanlar arasında yer alıyor.

Dünya Kupası vahşeti! Diri diri yaktılar