Aman Avcı, son anda vuramadın Aslan'ı

Bu maçla ilgili önyargım vardı. Ligin en 'oynama' heveslisi 3-4 takımından ikisi sahaya çıkıyordu ve ben ligin kalite derbilerinden birini bekliyordum. Öyle de oldu sağ olsunlar. Süper Lig'in de yüksek tempo kaldırabildiğini cemil cümlemize gösterdiler. Tam 90 dakika nefis bir maç izledik.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Bu maçla ilgili önyargım vardı. Ligin en 'oynama' heveslisi 3-4 takımından ikisi sahaya çıkıyordu ve ben ligin kalite derbilerinden birini bekliyordum. Öyle de oldu sağ olsunlar. Süper Lig'in de yüksek tempo kaldırabildiğini cemil cümlemize gösterdiler. Tam 90 dakika nefis bir maç izledik.
Aslında ilk yarı tamamen Büyükşehircilerin istediği gibi geçti. Golü erken buldular - ki bu sezon ilkti, geride (bazen aşırıya kaçıp top kaybına uğrasalar da) soğukkanlıydılar ve orta sahayı kontralarla çok hızlı geçtiler. İkinci golü getiren de bu ani indirme operasyonuydu. Tamam, Sertan'ın ayak içi plasesi çok şıktı, ama bunu sanki daha basit ve daha sık da yapabilecek bir oyun oynuyordu Abdullah Avcı'nın takımı.
Oysa maça iyi başlayan ve bir an önce bu maçı kolaylayıp önündeki derbiye bakma niyetinde olan Sarı-Kırmızılılardı. İlk beş dakikada iyi yüklendiler. Fakat bu baskının somut delilleri pek zayıftı. Zaten konuk ekibi ilk yarıda bütün futbol içi ithamlardan beraat ettiren de bu pozisyonsuzluk oldu. Kale sahası içindeyken bile vurma açısı vermediler. 42'de Hakan Balta'nın direkten çıkan şutuna dek Sami Yen sakinlerine (ki lider takıma göre çok azdılar) dizlerini dövecek hiç an yaşatmadılar.
Aslan ilk yarı kaleyi göremedi
İstanbul BB'nin edepli futbolundan ve düzenli ordu gibi işleyen yapısından bahsetmeye devam edelim. Efe-İlyas-Erman üçlüsünün Sertan ve Adriano'ya servis yaptığı her top önceden yazılmış bir planın parçası gibiydi. En geriden bile pasla çıkıyorlar, oyunu iyi dokuyorlardı. Zaten 10'daki gol, duran toplarda herhangi bir düzenek tutturamayan bir futbol geleneğini tekzip eder gibiydi. Tıkır tıkır işlettiler sistemi ve İlyas Erman'ı kaçırdı, Marcus Vinicius da gereğini yaptı. 18-35 arası Galatasaray iyiden iyiye hızlandı, ama İngiliz tipi (hızlı) olmayan bombeli yan toplarda Hasagiç çok rahattı ve Hakan Şükür'ün ki çalışkandı - 34'te imtina ettiği tam vurulası seken top dışında - kaleyi pek göstermedi konuk ekip.
Galatasaray'da ikinci devreyi Nonda'lı kalabalık hücum hevesi açtı. 48'deki şut o bölgede ayağa oturan ilk toptu. Devamını da getirdiler. Çapraz köşeler ve ceza yayının kıta sahanlığından çıkan şutlar 'golümsüydü'. Fakat provası değil aslı lazımdı lidere. 60 geçilirken muhasara biraz zayıfladı ve rakibin kontra iştahı kabardı. Fakat İlyas'ın yerine oyuna giren Orteman çok ağır kaldı. Üçlü forvet kalabalığını beslemek için Galatasaray presi can havliyle bir daha yüklendi 70'e doğru. Topla fazla gevezelik yapan rakibi bunaltmaya başlamışlardı. 71'de Şükür'ün pivotajında Nonda iyi vurdu, fakat Hasagiç girdi devreye. Ama o da bir yere kadardı. 72'de ilk yarıda direğe vuran Hakan Balta bu sefer hedef şaşırmadı: 1-2. Oyun dönüyordu sanki. 80'de pazar akşamına meze olacak penaltı itirazına kadar - ki penaltı gibiydi - tempo hiç dinmedi. O dakikada ise film koptu. Çünkü sakinleşmek
için artık tıbbi bir yardım alması gereken Hasan Şaş kırmızıyı görünce Galatasaray feci çelme yedi. Yine de yüklenmek için didindiler son 10'da. 88'de Sabri serbestten doksanı buluyordu neredeyse. Lakin son sözü Ümit Karan söyledi ki skorbord yine doksanı gösteriyordu: 2-2.

GALATASARAY: 2
Orkun 4
Uğur 4
Servet 5
Song 5
H. Balta 6
M. Topal 4
(Nonda 46) 6
Hasan 4
Arda 5
Lincoln 5
(Sabri 25) 4
H. Şükür 4
Serkan 5
(Ümit 79) -

İSTANBUL BB: 2
Hasagiç 7
Kerim 6
Vinicius 7
Volkan 6
Ekrem 6
Ünal 5
Efe 6
Erman 5
İlyas 6
(Orteman 67) 5
Sertan 7
(Rızvan 78) -
Adriano 6
(Gökhan 90) -
GOLLER: H. Balta (72), Ümit (90+2) / Vinicius (10), Sertan (40)
SARI KARTLAR: Efe, Ekrem, Hasagiç, Orteman
KIRMIZI KART: HAsan (80)
Stat: Ali Sami Yen Hakemler: H. Göçek, A. Dedeş, A. Taşcıoğlu