Arena'da 'borsa' değil 'arsa' futbolu

Arena'da 'borsa' değil 'arsa' futbolu
Arena'da 'borsa' değil 'arsa' futbolu
Metin Kurt'un anıldığı gecede futbolseverler 'arsa futbolu' tadında bir maç izledi.Timsah'ı 3-2 yenen Aslan, liderlik koltuğuna oturdu
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Ey Türk gençliği! Bu ülkede muktedirler tarafından ciddiye alınmak için ölmen gerekir. Yoksa kimse kaale almaz seni. Askerde bir hiç gibi davranırlar. Dayak yersin, kişiliğin ezilir. Ama şehit olmaya gör. Bakanlar, başbakanlar gelir cenazene. Okulda da değişmez durum, sokakta da. Dağlarda on binlerce arkadaşın ölmeden ‘kart kurt’sundur. İnşaatlarda, madenlerde göçük altında kalana dek ‘yok’sundur. Konu futbol olduğunda da durum değişmez. Futbolcuyken insan yerine konulmak isteyince kimse adama saymaz seni. Sonra ‘büyük adam’ olursun. Bu memleketin en nevi şahsına münhasır futbolcularından biri haline gelirsin. Kimse söyleyemezken ‘sendika’ dersin, ‘sol’ dersin. Fakat gene görmez seni muktedirler. Çünkü uslu çocuk severler. Sonra ölür Metin Kurt. Ölüler ‘yaramazlık’ yapamayacağı için rahat rahat efsane olur. Dün bu hikayenin son parodisini izledik. ‘Türk Telekom Efsanelerini Anıyor’ dizisinde Metin Kurt ödüle layık görüldü. Keşke hiç yapmasaydınız. Tıpkı adalet gibi vefa da gecikmeye gelmez!

İyi futbol garantisi

Haftanın maçıydı dünkü Galatasaray -Bursaspor karşılaşması. Sadece stratejik açıdan değil, ligin iyi oynama garantisi olan iki takımın mücadelesi olarak da... Sivasspor- Fenerbahçe maçındaki yüksek tempodan sonra bir tane daha sıkı maç izlersek rekora gideceğimizden korkuyorduk. Öyle de oldu. Hızlı, mücadeleli, yetenek kokan bir maç izledik. Teşekkürler Türkiye , her nerede böyle oynuyor ya da oynatılıyorsan.

Maçı 4’teki Vederson frikiki açtı. Ardından 9’da Selçuk’un sekip az daha kaleye ‘şandellenen’ şutu geldi. Maçın mütekabiliyet esasına göre seyredeceğinin ilk belirtisiydi bu. 13’te Galatasaray kalesinin önü karambole boğuldu. O ‘çullanmadan’ bir gol çıkabilirdi Bursaspor’a. 20’de önce Hamit sonra Elmander kaleyi tutturamadı. Devamı da geldi ve pey yükseldikçe yükseldi. Nihayet 24’teki kornerde Hakan Aslantaş’ın ters kafasında topa son dokunan Umut oldu ve Galatasaray bu açık artırma partisini kazandı: 1-0. Sonrasında oyun sakinleşti. Galatasaray’ın talebiyle tabii. Oynamak isteyen rakibinin akış kanallarını kapatıp oyunu tutmaya başladı Sarı-Kırmızılılar. Bunu da iyi başardılar. Son dakikada Umut’un şutunu Carson çıkarınca devre 1-0 bitti ama her şey ev sahibinin kontrolü altındaydı.

Fatih Terim muhtemelen devre arasını maçı koparmaları gereken anı tasarlayarak geçirdi. Haliyle Bursaspor’un hevesli başlayacağını hesap etmişti. Ama 51’de bu sezonun yıldız adaylarından Batalla’nın Musa Çağıran’ın tam kafasını tutturan frikikini düşünememiş olması muhtemel: 1-1. Arjantinli nefis asisti oyuna yeni bir faz sağladı. Artık yeniden tempo, yeniden hız zamanıydı. Fatih Terim’in önce Elmander-Burak, ardından da Emre-Amrabat değişiklikleriyle oyuna yeni bir karakter kazandırmak istedi. 67’de Hamit denedi şansını, 69’da Batalla cevap verdi. Gel gör ki gol beklenmedik yerden geldi. 72’de yine bir defans sarsaklığıyla Musa’nın kendi kalesine vuruşu gol oldu: 2-1. Son bölümde de hız kesmedi oyun. Bir gol de 80’de Burak’tan geldi: 3-1. 85’teki Ömer Erdoğan golü biraz erken gelse maç fevkaladenin fevkine yürürdü: 3-2. Ama bu kadarı da yetti. Son dakikaya dek süren heyecan fırtınası için emeği geçen herkese teşekkürler.