Aslan mucizelere inanıyor

Dün özellikle medya, ülkenin nabzının, farklı mekanlardaki iki ayrı zaman diliminde atmasına öncelik etti.
Haber: Cengiz ALPMAN / Arşivi

İSTANBUL - Dün özellikle medya, ülkenin nabzının, farklı mekanlardaki iki ayrı zaman diliminde atmasına öncelik etti. Sayfa ve ekranların ilk haberleri Beşiktaş ve Galatasaray'ın şampiyonluk yolundaki aynı dakikalarda
oynanan maçlarını gündemin başına getiriyordu. Basın tribününde de, -üstelik seyredilmesi en münasebetsiz yerlere takılı- televizyonlar sayesinde karşılaşma boyunca, 'elimiz işte gözümüz oynaşta' durumunda kaldık. Galatasaray, üç yıl önce aynı günde UEFA şampiyonluğunu kazandıkları, 17 Mayıs'ın uğuruna inanıyordu ama, lider Kartal'ı yakalama umutlarının artması için bu tarihin dışında; Ankara 19 Mayıs'tan gelecek sevindirici habere de ihtiyaç duyuyordu. Şimdi bu çift boyutlu zaman makinasının tetiklemesiyle, cumartesi gecesi ateşi özellikle heyecan açısından zirveyi bulurken, ilk heyecan Ankara cephesinde yaşandı. Başkent'te, Mecidiyeköy'den birkaç dakika önce başlayan karşılaşmada, lider penaltı kazandığında, Sami Yen'de kronometre henüz 3. dakikadaydı. Bu dakikada, Ronaldo penaltıyı kaçırdı ama Ali Baba fırsatı değerlendirip ev sahibini öne geçirdi: 1-0.
Golden sonra, Sarı-Kırmızılı futbolcular da, tribünler gibi kulaklarını Ankara'ya çevirince karşılaşma uzun süre tehlikeli bölgeler dışında yapılan 'ortada sıçan'larla geçiştirildi. Yine tek pençeli mücadelesini sürdüran Cim Bom'da, sol kanatta Ergün ve Hakan alışılmış doldur-boşaltlarını maç boyunca tekrarladı. Bu ikiliden Ergün'ün kanat topları daha isabetli görünürken, konuk ekip için de tehlikeli pozisyonların başlangıcı oldu. Mücadelesini geliştirmiş olan Ergün güzel futbolunu da şık bir golle süslemeyi başardı.
Devreye Dobrovski girdi
İlk yarı, topla daha çok buluşan Revivo, forvetle karışık oyun kuruculuk mesaisinde Ankaralılar'ı fazla üzüntüye sokmadı. Giderek ilk onbire ısınan Mehmet ilk yarıda Bülent'le pek ahenk tutturamadı. Ancak ikinci yarıda ısındıktan sonra, daha fazla insiyatif almaya başladı. 22'de Faruk'un çok uzaktan sert şutunu Mondi güçlükle çeldi. Hemen ardından Cim Bom, az adamla yakaladığı Ankaralılar'ı Cihan'la geçemedi. Yarım saat dolarken sağdan gelişen ender ataklarında Cihan ve Ergün kombinasyonundan sonra Revivo'ya son vuruşu yapmak kısmet olmadı. Ne var ki aynı dakikada talih-kısmet tanımayıp uzaktan kullandığı frikiğiyle Kaan, Kartal'ı deplasmanda 1-0 öne geçiriyordu. Hemen ardından Gençler'in on kişi kalması,
Mecidiyeköy'ü geçici de olsa sessizliğe boğdu. Sessizliği derinleştiren Dobrovski'nin ikinci golü oluyordu. Hemen peşinden gelen Ahmet Hassan'ın sayısıyla farkın bire inmesi Sami Yen çimlerindeki ümitleri biraz da olsa yaşattı. Devrenin sonlarına doğru sağ kanadı öne çıkma açısından sık sık iyi kullanan Cihan, altı pasta yine Zafer'e takıldı. Devre biterken Sarı - Kırmızılı savunmanın çok sık tekrarladığı laubali hareketler sonunda Ankaralılar eşitliğe çok yaklaştı.
Kongoca Lukunku ne demek?
İkinci yarının başında golü atmasının dışında sahada ne yaptığını bilmez durumda koşuşturan Ali art arda bulduğu iki pozisyonda da topu ağlarla buluşturamadı. Lukunku, Kongo dilinde 'ayağı olmayan santrafor' demek herhalde, zira Ali Baba buluştuğu her topu rakibe sunma konusunda harcadığı
özel çabayla dikkat çekti. Fatih Terim de, ona 64 dakika dayanabildi. Yerine giren Arif, daha ısınmadan giriştiği aşırtma vuruşta güzel düşündü ancak sayıyı bulamadı. 66'da forvet kokulu Cihan'ın şutu bu kez Zafer'i geçip direğe takıldı. 71'de yine Cihan'ın başlattığı akında, Revivo'nun atraksiyonunu Ümit Karan tamamladı: 2-0. Son düdükten önce, Ergün farkı üçe taşırken Ankara'dan sevindirici haber gelmeyince Cim Bom, ümidini önce İnönü'daki derbiye, sonra da Samsun 19 Mayıs'tan gelmesini diledikleri o habere bıraıkmak zorunda kaldı.