Aysal: Şike tarihi ayıbımız

Aysal: Şike tarihi ayıbımız
Aysal: Şike tarihi ayıbımız
Aysal, Ülker Grubu Başkanı Murat Ülker'in futbolda temizlik için manifesto çağrısını destekleyip "Şike tarihimize girmiş bir ayıp" dedi.
Haber: KENAN BAŞARAN - kenan.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’dan, şike davası sonrasında futbolda oluşan güvensizlik ortamının ortadan kaldırılması için bir manifesto yayımlanması gerektiğini savunan Ülker Grubu Başkanı Murat Ülker’e destek geldi. Aysal, içeriği komik olmayan bir manifestoyu destekleyeceklerini belirtip “Şike bizim ayıbımız” dedi.
Aysal, Galatasaray Binicilik Şubesi tesislerinde dün medya mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Bu buluşmada açıkçası ‘endüstriyel futbolun ayak sesleri’ni daha güçlü bir şekilde duyar olduk zira başkana sorular ağırlıklı olarak borsa şirketine dair geldi. Sermaye arttırımından stat gelirlerinin dernekte mi AŞ’de mi olacağına kadar çok sayıda soru geldi. Ben soru haklarımı tartışma yaratan stat gelirlerinin dernekte mi yoksa Sportif AŞ’de mi olması konusunda ve de Murat Ülker’in Ekonomi Müdürümüz Jale Özgentürk’e yaptığı ‘manifesto’ açıklamasından yana kullandım.
Aysal, futbolun önemli sponsorlarından Ülker’in manifesto talebinin doğal ve haklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Manifestonun içeriği çok önemli. Eğer bu komik biçimdeyse bütün kulüpler bundan sonra ‘biz duyarlıyız, dikkatliyiz falan’... Ülker’den önce biz isteriz. Sponsorların bunu istemesi çok doğal, haklıdır, yerindedir. Bizim de bunu desteklememiz lazım. Bu bizim ayıbımız. Tarihimize girmiş bir ayıp. Bu ayıbı temizlemenin yolu burada bir çizgi çekip ileriye dönük olarak böyle bir şeyin olmayacağı konusunda sporseverlere gereken güvenceyi vermektir, vermek zorundayız.”
“Şike davasına dair spor yargısının verdiği kararı nasıl değerlendiriyorsunuz” şeklindeki soruma ise Aysal, “Yargının nihai kararından sonra görüşlerimi açıklayacağım” dedi.

‘Fener de aynısını yaptı’
Aysal önceki gün CNBC-e’de stat gelirlerinin dernekte olduğunu söyleyince eski Fenerbahçe yöneticisi Murat Özaydınlı, Twitter üzerinden bu durumun UEFA Finansal Fair Play Kriterleri’ne aykırı olduğunu söyledi. Bunu da Aysal’a hatırlattım. İşte yanıtı: “2010’daki şirket birleşmeden evvel, futbol gelirleri Futbol AŞ’deydi. Birleşmeden sonra ise yüzde 10’u Sportif AŞ’ye geçti, yüzde 90’ı Futbol AŞ’de kalmıştı. O dönemde de kulübün aktifleri içinde yer aldı. O günkü açıklama ve protokollere bakarsanız bu son derece nettir. Bu yaptığımız işlem sonrasında stat gelirlerinin yüzde 90’ını devrettik. Bu da son derece kurallara uygundur. Kurallara ne kadar uygun olduğunu anlatmak için, aynı işlemi 2011 içinde Fenerbahçe yönetiminin aldığı bir kararla, 145-150 milyon liralık bir kira gelirini aynı şekilde şirkete devrettiklerini ve bir alacak hakkı doğurduklarını vurgulamak istedim. Bundan dolayı sermaye artışı yaptıklarını söylemedim ama isterse o parayı şirketten geri alır, isterse sermaye olarak o şirkette içeride bırakır. Biz alacağımız sermaye olarak içeride bırakma şıkkını tercih ettik.”

‘Şirketin içi boştu’ Diğer basın mensubu arkadaşlarımız da son yapılan sermaye arttırımı ile küçük yatırımcıların mağdur edildiği iddialarını sordu. Aysal, bu söylentileri kendilerini korumak isteyen spekülatörlerin çıkardığını, yaptıkları operasyonun içi esasen boş olan bir şirketi dolu hale getirmek olduğunu savundu: “İlk sermaye arttırımında normal değerin yüzde 10 üstünde hisseleri kulüp aldı ve hemen hemen hiçbir küçük yatırımcı mağdur olmadı. İkinci arttırımda da gerekirse bu tip tedbirler alabiliriz. 2013, 2014’te sermaye arttırımı yapılır, neden yapılmasın ama bizim bunları bir plan program dahilinde gerçekleştirmemiz lazımdı. İşbaşına geldiğimden beri çok az gelirle yaşıyorum. Her ay 16 milyon dolar ödemem var. Mevcut düzende gidilseydi borç 300’lerden 600 milyon dolarlara çıkacaktı. Nasıl karşılayacağız? Borcu arttırmamak için sermaye gücünü ve kulübün aktiflerini harekete geçirdim. Gayet tabii ki ortaklarımız da yüzde 45 katılmak zorunda kaldı. Ortağın elindeki hissenin değeri onun zannettiği değer değildi. Çünkü altı boş, riskli bir şirketin 100 liralık hissesine sahipti, bugünse altı dolu, istikbali açık, yatırımları başlamış ve gelişim sürecine girmiş bir şirketin 100 liralık hissesine sahip. 100 lirası dolu.” Hisse senedi satışı hariç varlık satışlarının olmadığını belirten Aysal, “Konsolide bütçe içinde değerler yer değiştirmiş. Camiadan dışarı çıkan bir şey yok” dedi. Hisseleri geri toplama gibi bir açıklamaları olmadığı gibi ileriye dönük de böyle bir niyetleri bulunmadığını kaydeden Aysal, sportif şirketlerin esasında temettü dağıtmaktan ziyade zaman içinde kendi değerlerini arttırıp hisse senetlerinin el değiştirmesiyle değer yarattıklarını ve yatırımcının da bu tip bir beklenti içinde olması gerektiğini savundu.
Aysal, bu arada kulübe katkılarından dolayı kongre üyeleri Dikran Gülmezgil ile Cengiz Duyar’a plaket verdi. Duyar’ın plaketini kızı aldı.

‘Gruptan çıkmazsak üzülmem’
Ünal Aysal, şüphesi olmamakla birlikte Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkılmazsa hayal kırıklığı yaşamayacağını belirterek “Çünkü 5-6 yıllık bir antrenmansızlık döneminden geliyoruz. Ekonomik olarak da çok büyük kaybımız olmaz” dedi.

‘Bütün futbolcular heyecanlandırıyor’
Ünal Aysal geçen sezon sadece Brezilyalı futbolcu Melo’nun kendisini heyecanlandırdığını söylemişti. Bu demecini hatırlatan gazetecilere Aysal, “Bu sezon bütün futbolcularım beni heyecanlandırıyor” dedi.