Aziz Yıldırım'dan Acun Ilıcalı açıklaması

Aziz Yıldırım'dan Acun Ilıcalı açıklaması
Aziz Yıldırım'dan Acun Ilıcalı açıklaması
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Başkan Aziz Yıldırım, Passolig'den şampiyonluk yarışına, yayın ihalesinden transfere kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Aziz Yıldırım, sarı-lacivertli kulübün resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi'nin Şubat sayısına röportaj verdi. İşte röportajdan öne çıkan başlıklar...

"HAVUZ BOZULSUN DEMİYORUZ"

"Biz Fenerbahçe olarak “Havuz bozulsun” demiyoruz. Havuzun bozulmasını kim ya da kimler istemiyorsa, öncelikle Fenerbahçe’nin hakkını teslim edecekler. Bunun yolu da çok basit. Önce araştıracaklar. Havuzda olmayan bir Fenerbahçe’nin yayın geliri ve değerini tespit edecekler. Bakın bu konuda biz rakam ve oran vermiyoruz. Devletin resmi kuruluşlarının imkanlarına sahipler. LigTV ve Digiturk TMSF’nin elinde. Bu değerlendirmeyi en iyi şekilde yapabilecek durumdalar. Aslında onlar bu değeri biliyor ve kabul ediyorlar da. Örneğin; Digiturk, “En fazla Fenerbahçeli var” söylemini açıkça dile getiriyor. “Evet, payınız azalıyor, haklısınız. Sizin hakkınız bu değil.” şeklinde gerçeği de açıkça ortaya koyuyorlar ancak TFF gereğini yapmıyor ama bu devran böyle gitmez. Ben kulüp olarak yayından almam gereken hakkı alamayıp bütçemde açık vereceğim, bankalardan para alacağım ve bir de haklı olduğum söylenmesine rağmen, bunun gereği yapılmayacak. Bu mümkün değil.

Fenerbahçe'den çılgın teklif!


"ACUN ILICALI'DAN TEKLİF GELMEDİ"

Havuz sistemiyle ilgili hukukçulardan oluşan bir ekibin çalıştığını belirten Aziz Yıldırım, Acun Ilıcalı’nın yayın için kendilerine teklif getirdiğine ilişkin iddiaların doğru olmadığını anlattı. Yıldırım, “Bu iddialar doğru değil, kimseyle de konuşmadık ama araştırma yapacağız. Hukuki yönden ekip kurduk onlar çalışmalarını yapıyorlar. Bütün hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra devlet kademesinde görüşmelerimizi yapacağız. Gidip durumları anlatacağız. Alacağımız cevaplar doğrultusunda gereğini yapacağız” diye konuştu.

İddia da aynı durumun söz konusu olduğuna dikkat çeken Başkan Azi Yıldırım, “Orada da bütün kulüpler aynı parayı alıyor. Fenerbahçe’nin isim değeri ile diğer kulüplerin isim değeri aynı mı? Onların da değişmesini istiyoruz. Oradan yılda 4.5 milyon TL kazanıyoruz” dedi.

"İDDAA FENERBAHÇE'YE NE VERİYOR?"

Bir başka büyük haksızlık da, İddaa’da yaşanıyor. İddaa’nın pazar payı yaklaşık 4 milyar dolar. Peki spora katkıları ne kadar? Biz geçtiğimiz yıl bütün amatör branşlar dahil olmak üzere toplam 12,5 milyon TL para almışız. Yani 6 milyon dolar. Şimdi soruyorum: Fenerbahçe isminin marka değeri ve İddaa’daki pazar payı 6 milyon dolar mıdır? Niyetim asla küçümsemek değil ama ticari açıdan bakarsak Fenerbahçe’nin marka değeri ile İddaa’dan aynı parayı alan herhangi bir Anadolu kulübünün ticari marka değeri eşit midir?

PASSOLİG KONUSU: ADAM LOCAYI NİYE ALIYOR?

Şimdi size soruyorum: Passolig’e neden geçildi? Tribünleri bu tip zarar verenlerden arındırmak için. Peki şu andaki uygulama nedir? Tribünlerin tamamı kapatılıyor. Oh ne güzel! Okullar olmasaydı, milli eğitimi yönetmek ne kolaydı! Bu uygulamalarla maalesef Passolig de şu anda Türk sporuna zarar veriyor. Tüm statlar boş ve statların boş olmasının çok önemli bir sebebi; Passolig. Konuşuyoruz bizim derneklerle, şubelerle. Diyorlar ki; “Passolig almamış taraftarlar”. Soruyoruz “Niye almıyorsunuz?”, Cevap; “Fişliyorlar”. Bir de “İşlemler çok zor” diyorlar.

Şimdi bir de loca meselesi var. Bu locaları niye alıyor insanlar? Oraya işleriyle ilgili olan insanları davet edip, orada sohbet etmek için. Hem bu temaşaya ortak olup futbol maçını seyretmek, hem de kendi aralarındaki iş konularını konuşmak aslında amaçları. Bunun için bu kadar para verip alıyorlar locayı. Yoksa niye alsın yani? Alır aşağıdan bir tane kombine, oturur. Locaya 10 kişi geliyor ama loca sahibi10 kişiyi maça sokamıyor. Sorumlusu Passolig. Çünkü Passolig herkesin ismini istiyor, işlemler vs. vs... Oysa ki; insanlar 1 saat kala karar veriyor maça gelmeye… İşlemlerini yaptırmaya kalksa zaten o saat yetmiyor. O zaman bu adam gelir mi maça?

Aslında bu sorun sadece locayla da sınırlı değil. Kombine sahipleri de aynı şekilde bu konuda mağdur. Buna bir çözüm bulmak lazım. Çözümü kim bulacak? Passolig bulacak, Federasyon bulacak. Ama Federasyon’la Passolig kendilerine bir kart yaptırmışlar, istedikleri kapıyı açıp giriyorlar.

"U21 TAKIMLARI 3. LİGE ALINMALI"

Futbolda önceliğimiz ve önemli olan altyapıların organizasyonunu iyi yapmak. Altyapılara ciddi eğilmeli ve altyapıdan çıkan oyuncular yarışmacı takımlarda oynatılmalı. Örneğin U21 takımları 3. Lig’e dahil edilmeli, orada mücadele etmeli ve en fazla 2. Lig’e yükselebilmeli. Ben o çocukları yarışmacı bir ligde oynatırsam, gelişimlerini sağlarım. Ama şimdi U21 diye bir şey koymuşlar, kulüplere yük. Bu çocukları hiçbir yerde oynatamıyorsun, yeterli gelişim göstermiyorlar. Yaşını dolduran çocuklar oynuyor o kadar, bir faydası yok. Bu sistemle hiçbir genç oyuncu profesyonel takımlara çıkamaz, katkı sağlayamaz.

"DERBİLERİ KAZANIR, ŞAMPİYON OLURUZ"

İlk devre daha iyi bir puan toplayabilirdik. Eskişehir ve Akhisar maçlarında kaybettik. O iki maçta en azından 4 puan alabilirdik, en azından içerideki maçımızı alabilirdik, yani 3 puan daha ilave edebilirdik. 3 puan daha alabilseydik, geçen sezon elde ettiğimiz puanın üstüne çıkardık. Önemli değil. Şimdi avantajımız var. Bazıları yine konuşmaya başladı “Avantaj yok” vs. diye... Geçen sene tersi olanlar için “Avantaj var” diyorlardı. Bizim şu anda avantajımız var. En büyük avantajımız ise; takım içindeki oyuncuların hepsinin şampiyonluğa inanmaları ve bu yolda kenetlenmeleri bu birincisi…

İkincisi, bizim onlara kulüp olarak vecibelerimizi yerine getirmemiz. Biz diğer kulüpler gibi 10 ay sonraya senet, 5 ay sonraya ödeme yapmıyoruz. Biz en fazla 1 ay aksatıyoruz. Bir tek Aralık ayından bir miktar ödememiz var, onu da planladık. Futbolcularımız, maddi olarak bizim yaşadığımız zorlukları bildikleri için aldıkları paranın ne kadar değerli olduğunu hissediyorlar, biliyorlar. Onun için bu paraları rahat alabilmeleri için bize ne yapmaları lazım? Kazanmaları… Kazanarak tüm camiaya ve bizlere moral motivasyonu sağlayacaklar ki, biz de ödemeleri zamanında yapabilmek için her türlü mücadeleyi verebilelim. Bu kural böyle. Şimdi sen yenilirsen kazanamazsan kimse paranın peşine düşmez. Üzülür, moral açısından çöker. Kazandıkça gelirlerinde ona göre artıyor en basiti. Federasyondan da para alıyoruz, onun için kazanınca herkes mutlu. Tabii bir de önemli olan şu: Fenerbahçe kazandığında tüm ülke kazanıyor…

"YILDIZ İÇİN BÜTÇE LAZIM"

Hedefimiz rakamları en azından 300’lere 350’lere çıkartmak. Bütçe 350 milyon Euro’lara gelirse, o zaman biz bu büyük takımlarla başa baş oynamaya, mücadele etmeye başlarız. Daha iyi ve yıldız oyuncular alır, kapasitemizi artırırız. Belki 10 tane almayız da, 3 futbolcu alırız fakat iyi ve pahalı oyuncu alırız. Böyle kalırsak biz ancak yeni parlayan ya da yaşlı oyuncu alırız. Bizim alıp burada parlatalım, ondan sonra yüksek fiyatlara satalım” diyebileceğimiz veya “Bak, bu çok iyi oynuyor, yıldızlaşacak 22-23 yaşında ama 30-35 milyon” diyebileceğimiz bir futbolcu alma durumumuz yok.

"KENAN EVREN LİSESİ MAHKEMEDE ÇÖZÜLECEK"

Kenan Evren Lisesi ile ilgili biz Fenerbahçe olarak devlete karşı bütün vecibelerimizi yerine getirdik. Projeler hazır, imarı geçirildi ama devlet sorumluluğunu yerine getirmiyor. Liseyi bize teslim etmesi lazım, inatla teslim etmiyor. Fenerbahçe Spor Kulübü orayı alabilmek için 80 Milyon TL’ye yakın para harcamıştır. Şimdi bu önümüzdeki günlerde harekete geçiyoruz. Ya paramızı verecekler, ya da orayı bize teslim edecekler. Aksi halde mahkemeye gidiyoruz. Üzülerek söylüyorum devletle mahkemelik olacağız, başka çaresi yok. Biz tüm sorumluluklarımızı yerine getirmişiz. Ancak, devlet gereğini yapmıyor. Hukuki süreci başlatacağız.

YENİDEN YARGILAMA KONUSU

Öncelikle söylemeliyim ki yeniden yargılama Fenerbahçe’nin değil, Türkiye ’nin sorunudur. Çünkü adaletsizlik, kumpas ve devlet içinde devlet olmaya kalkışanlarla mücadele etmek, sadece Fenerbahçe’nin sorunu değildir. Biz bu süreci çok iyi biliyoruz. Kimlerin nelerin altına imza attığının çok net farkındayız. Fenerbahçe olarak duruşumuzdan ve kararlılığımızdan asla ödün vermedik, vermeyeceğiz ve sabırla yargılamanın sonucunu bekliyoruz. Bu arada, “Bazı kulüplerle yaşanılan gerginlikler” diye bir tanımlamayı kabul etmiyorum. Bu süreçte Fenerbahçe’nin muhatabı Fenerbahçe’nin büyüklüğüne erişememiş kulüpler değil, hukuksuzluklar ve adaletsizliklerdir. Sadece birileri iki camia arasındaki gerginlikten nemalanmak uğruna bu gerginliği gündemde tutmaya çalışıyor. Bilirsiniz, silah tacirlerinin olduğu yerlerde savaşlar bitmez. Kaldı ki bu işler yürümekle de çözülmez. Zira yöntem bu olsaydı, bırakın yürümeyi, Fenerbahçe camiası oturduğu yerde ayağa kalksa futbolun tarihi yeniden yazılırdı."

Meireles'in Avrupa üzüntüsü