Bak beyim sana iki çift lafım var...

Bak beyim sana iki çift lafım var...
Bak beyim sana iki çift lafım var...

Ümit Özat'ın 'Kadınlarla futbol tartışmam' diyip programı terketmesi tepkiye neden oldu.

Eski Fenerbahçe kaptanı Ümit Özat'ın önceki gece Habertürk'te yayımlanan Bizim Stadyum programında kadınların futboldan anlamaz tavrını dillendirip programı terk etmesi günün olayı oldu
Haber: BURAK KURU / Arşivi

İSTANBUL - Söz konusu programın kadın yorumcusu Simge Fıstıkoğlu’na “Ben sizinle futbol tartışmam. Eşimle bile futbol tartışmam. Futbol tartışacağım kişinin, benim kadar futbol bilgisi olması gerekir” diyen Özat, “Futbol üzerine konuşmak için gördüğünü anlamak yeterli. O yorumları yapan kadınlar da gördüklerini anlayacak akla sahip. Size futbol bilgimi kanıtlamak zorunda değilim ben” cevabını alınca stüdyoyu terk etti.
Özat’ın bu tavrı nedeniyle Radikal gazetesi olarak ‘alındığımızı’ belirtiriz. Zira bu gazetenin spor servisi yıllardır kadın yazarlara ev sahipliği yapıyor. Şu an yazmasa da Sevin Okyay, lakabı Pele olan -hatta kimi mektuplarda soyadı böyle yazılan- Feryal Pere ve Uğur Vardan’ın deyimiyle genç yetenek Banu Yelkovan, Türkiye basınında en beğenilen yazıları kaleme alıyorlar. En iyisi Özat’a cevabı onlar seslendirsin.


Onu kadınlar anlamıştı

Feryal Pere: Bir defa baştan memleketteki tek sorunumuz “Kadınların futboldan anlar mı, anlamaz mı?” olacak ise peşinen “Anlamayız abi” deyip geri çekilmeyi çok isterim. Ama öyle değil, dertler mebzul. Boğazları şişerek konuşan, her şeye tepeden bakan, kafasındaki dizilişten başkasını haklı bulmayan, en büyük mutluluğu “Ben demiştim” olan erkeklerin anladığı şey futbolsa bundan anlamadığımız doğrudur.
Ama dünyanın en güzel eğlencesini en az bedel isteyen aşkını sınırsızca zevkle yaşamak, sevdiğini gerçekten tutmak heyecanını eksiltmemek ve evet en az erkekler kadar pozisyonlara hâkim olmak, doğru dizilişi tahmin etmek ise kesinlikle futboldan anlıyoruz özür dileriz.
Sevgili kaptan Ümit Özat, zaman zaman Saracoğlu ve daplasmanlarda spordan anlayan kalın erkek sesleri tarafından protesto edilirken, bunun haksızlık olduğunu bütün ayrıntılarıyla haykıran ince sesler idik. Bu durumlarda aklıma hep -Uğur Vardan daha net hatırlar ben hatırladığım kadarıyla söyleyeyim- Visconti’nin ‘Masumlar’ filminin finali gelir: “Önünüzde yürümek istemedik, başınıza çıkmak istemedik ama arkanızda da kalmak istemedik. Tek istediğimiz yan yana yürümekti.”
Futboldan anlamayı kadınlara kaptırmak gibi görmeyin artık. Hiçbir kadının bu alanda tek başına at koşturma isteği yok. Sütunlarınız teknik direktörlükleriniz iyi olsun sizin olsun. Ama farklı seslere de tahammül gösteriniz, anlamadığımızı söylemeyiniz. Susuyorsak kibarlığımızdan!!! Telefonla bu kadar bildirebildim sayın halkım...


Gülmeyin sıra size gelebilir!

Banu Yelkovan: Futbol değil, her alanda cinsiyetçiliğe karşı olduğumdan Ümit Özat’ın tavrını hiç hoş bulmadım. Simge Fıstıkoğlu stüdyodaki tartışmada gereken cevapları sinirine hiç yenilmeden gayet güzel verdi zaten. Ancak tartışmayı ‘erkek gözüyle’ ve Özat’a hak vererek seyredenler şunu unutmamalı ki kendisi “Benim kariyerimde olmayanlarla futbol konuşmam” da dedi. Yani onun kadar milli olmayanlar, Fenerbahçe ’de oynamayanlar, Almanya’da top koşturmayanlar da Simge Fıstıkoğlu’ndan farklı değiller gözünde. İşin kötüsü Rüştü Reçber ve Emre Belözoğlu’nun da benzer çıkışlarını hatırlıyoruz. Kimlerin futbolu ne kadar konuşacabileceği düzenlensin rahatlayalım. Yoksa kusura bakılmasın, futboldan 4 yaşındaki çocuk bile gayet güzel anlıyor. Keşke Simge Fıstıkoğlu, “Antrenman tekniklerini anlat” sorusuna “Hangi ekol, ülke, teknik direktör ya da yaş grubunun tekniğini anlatmamı istiyorsunuz? Çünkü biliyorsunuzdur, tek bir antrenman tekniği yok; hocadan hocaya, günden güne bile değişebilir ve herhalde ‘Önce ısınarak başlıyoruz’ türü bir cevap istemiyorsunuzdur” diye yanıtlayabilseydi. Malum savunmaya çekilerek kazanma bu ülkede geçer akçe değil ve kadın yorumcuların sayısı Ümit Özat’ın zannettiği kadar çok olmadığından maçlara çift forvet de çıkamıyoruz.