Basketbol otoriteleri: Tanjeviç hemen gitmeli

'12 Dev Adam'ın yaşadığı hüsranı basketbol otoritelerine sorduk. Yaşananları ve çözüm önerilerini de üç soruda özetlemeye çalıştık.

Sorular

  • Bu takım neden bu duruma geldi, sebepleri neler?
  • Tanjeviç'in gitmesi meseleyi çözer mi?
  • Kısa ve uzun vadede çözüm ne, ya da var mı?

    '12 Dev Adam'ın yaşadığı hüsranı basketbol otoritelerine sorduk. Yaşananları ve çözüm önerilerini de üç soruda özetlemeye çalıştık. İşte otoritelerin cevapları:

    Ahmet Kurt
    1. Hazırlık turnuvasından sonra perşembenin gelişi çarşambadan belli olmuştu. Bu sonuç sürpriz değil. Tanjeviç'in ancak genç oyuncuları motive ederek oynatabildiği, üst düzey basketbolcularla oynayamadığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Geride kalan 15 yıla baktığımızda Tanjeviç'in tek başarısının Japonya olduğunu görüyoruz, ki o da o tür bir takımla gerçekleşti.
    2. Tanjeviç hemen istifa etmeli çünkü zaten şu anda Fenerbahçe Ülker'in de antrenörü. Fenerbahçe Ülker'de alınacak kötü sonuçlar bir daha düzeltilemeyecek yaralara neden olabilir. Hem Türk basketboluna hem de Fenerbahçe'ye daha fazla yara vermemesi için Tanjeviç Milli Takım'ı bırakmalı.
    3. Milli Takım'la ileriye dönük değil o turnuvaya dönük hazırlanılır. En iyi oyuncular bir araya getirilip bir takım oyunu içinde oynatılmaya çalışılır. Eğer biz ileride oluşacak yeni yıldızlarla Tanjeviç'in yıldızının barışamayacağını düşünüyorsak; ya ikinci sınıf oyuncularla Tanjeviç basketbolu oynayacağız ya da o günün birinci sınıf basketbolcularıyla modern basketbol oynayacağız. Benim gönlüm bir Türk antrenörden yana (ki bunu yapabilecek isimler de var).

    Kaan Kural
    1. En büyük sorumlu Tanjeviç. Takıma almadıkları, aldıkları vs. bir yana sahada sergilediğimiz organizasyona, daha doğrusu dağınıklığa bir bakın. "Mehmet ve İbo köşede boşsa onlara pas verilir, olmazsa Hidayet'in mucize yaratması beklenir" şeklinde özetlenebilir hücum anlayışımız. Savunmamız da patır patır turnike yiyor. Ancak esas nokta takımın form durumu. Hidayet ve Kerem Gönlüm hariç herkes inanılmaz formsuz. Motivasyon ve inanç kalmamış ama bu kadar formsuz olmaları da inanılır gibi değil. Takım halinde yüzde 57 faul atıyoruz. 1.5 ayda Tanjeviç bu takıma ne bütün halinde ne bireysel olarak hiçbir şey vermemiş, tersine almış.
    2. Meseleyi çözmeyebilir ama yararı olacağı kesin. Çünkü hiçbir şey bu durumdan kötü olamaz.
    3. Öncelikle yeni bir koç gerekli. Gelecek yaz eleme oynayacağız. Nispeten kolay bir eşik bizim için. 2009 şampiyonası öncesi önümüzde iki yıl var . Kaliteli de oyuncularımız var. Doğru yapıyla en azından kapasitemizi sahaya yansıtabiliriz. Kapasiteyi aşma konusu ise çok daha derin bir mesele. Tanjeviç'i bunun için getirmiştik, tersini yaptı...

    Yigiter Uluğ
    1. Geçen yaz Dünya Şampiyonası'nda da gördük ki, para, şöhret ve kariyer olarak belli bir sevişeye ulaşmış oyuncuları milli forma için heyecanlandırmak kolay değil artık.
    Ya gelmiyorlar ya da gelip adam gibi mücadele edebilmeleri için ekstra motivasyona ihtiyaç duyuluyor. Tanjeviç de şöhretli ve kariyerli oyuncuları değil, ancak gençleri yönetebilen bir antrenör. Biraz demode, daha kibarca söylersek eski kafalı. Tabii ki bu kadronun seçiminden kamp programına, Tanjeviç'in maç yönetiminden takımın Ay-Yıldızsız formalarına kadar eleşşirilecek çok yanı var. Başarısızlığı açıklamakta tek etken yeterli olmaz.
    2. Bir kere kabul edelim, bu aslında Tanjeviç'in takımı değil, Turgay Demirel'in takımı. Bizim bildiğimiz Tanjeviç, Hido'yu Memo'yu istemez ama Kerem Tunçeri'ye razı olurdu. Oysa Demirel tam tersini düşünüyor. Dolayısıyla basketbol anlaşıyı olarak 90'larda kalmış bir koçtan, kendisinın kuramadığı bir takımdan başarı beklemek hayal. Ama özet bir cümle istenirse, Türk basketbolu 1997'nin de gerisini düştüğüne göre Tanjeviç elbette gitmeli...
    3. Bence bir başka hayal de '2010'a hazırlanıyoruz' cümlesi. Eğer üç sene sonrasına hazırlanıyorsak, Cenk, Hakan ve Semih niye bu kadar az oynuyor, Oğuz Savaş neden kadroda yok? Ve İbrahim nasıl bu kadar süre alıyor? Yok eğer hedef bu turnuvaysa bütün sezon takımlarında kenarda havlu tutmuş Cenk ve Hakan'ın yerine Tutku ve Ömer Onan fazla katkı yapmaz mıydı? Neticede söylenenlerle yapılanlar birbirinin tam tersi. Bir kandırmacadır gidiyor. Başkan Demirel'e bozgunun sebebini sorunca, serbest atış yüzdemizin düşüklüğünden dem vuruyor. 'Bu çocuklar kulüplerinde daha yüzdeli atıyorlardı' dediğimizde, 'Bu guardlarla buraya kadar' diyor. Yani Ender'le Engin'i aslanların önüne atıyor. Geçen sene dünya şampiyonasında alkışlanan yine gençler değil miydi? 2010'da onlardan başka alternatifimiz mi var?