'Bedava gol atacağına atma' diyen futbol aydını!

'Bedava gol atacağına atma' diyen futbol aydını!
'Bedava gol atacağına atma' diyen futbol aydını!
Bandırmaspor'un maç sırasında yaşamını geçirdiği kalp krizi sonrasında kurtarılamayarak yaşama veda eden teknik direktörü Turhan Özyazanlar bugün Şakirin Camisi'nde ikindi vakti kılınacak cenaze namazı sonrası Karacaahmet Mezarlğı'nda toprağa verilecek. Yazarımız Ali Kayalar yakından tanıdığı 'futbol aydını' Özayazanlar'ı Radikal için anlattı...
Haber: ALİ KAYALAR / Arşivi

RADİKAL - Cumartesi günü gelen bir mesaj:

“merhaba ali... abim bandırmaspor teknik direktörü oldu... 10 gün önce falan başladı... ilk maçlarında hacettepe deplasmanında 2-2 berabere kaldılar... bugün birazdan maraş karşısında ikinci sınavlarına çıkacaklar... haberin olsun dedim...”

Mesajı yazan eski futbolcu, harika spor yazarı Mehmet Özyazanlar. Ağabeyi, Turhan Özyazanlar.

Malum, hocalar için alt ligler böyle, bir gün ülkenin en batısında çalışırsın, bir gün en doğusunda.

Turhan ağabey gittiği her yeri güzelleştirmek için didinir, tıpkı 2012'de kaybettiğimiz dostu Metin Kurt gibi ilkeleriyle bağdaşmayan baskılar geldiği zaman ise orada durmaz. Bu yüzden çok kulüp çalıştırdı. Birçok kulübü de bir üst lige çıkardı.

Cumartesi, maç sırasında kalp krizi geçirdi. Bandırma Devlet Hastanesi, doğduğum eski binadan çoktan taşınmıştı ama hâlâ onbinlerce kişiye hizmet vermekle mesul hastane ve hâlâ yetersiz. Turhan ağabeyin yorgun vücuduna da tıpkı profesyonel hayatında olduğu gibi şehir şehir gezmek düştü. 120 kilometre öteye, Bursa'ya taşıdılar. Sonra o kara cümle: Kurtarılamadı. Doktorların avuçlarının arasından tastamam bir futbol aydınının kalbi kaydı gitti.

Geçen sene Sarıyer'in başındayken bir grup serseri, kaleci antrenörünün sosyal medyada IŞİD karşıtı mesajlar attığı bahanesiyle kulübü basmaya kalkınca aralarına inip, “Bu yaptığınız doğru değil” demişti Turhan Ağabey... Burnunu kırdılar!

Geçmiş olsun diye aradığımda, “Böyle şeyler olur ama kulübün nasıl bir tavır alacağına bakacağız” dedi. Beklediği soğukkanlılığı görememiş olacak ki istifa etti.

Sarıye'den hemen önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor'da harika şeyler yapmıştı. Takımı en dipten aldı, neredeyse en üst lige çıkarıyordu! O zaman Radikal'den Barış Avşar'a, “Yıllarca İstanbul ’da aradığım futbol ortamını, bin 500 kilometre ötede buldum” demişti. Aradığı para ya da olanak değil, futbol arzusuydu: “Böyle bir şehirde ne yeterli tesis, ne de olanak var. Bu çok üzücü. Mesela Yozgat’a yapılanın 10’da 1’i veriliyordur Diyarbakır’a. 450 bin gencin spor yapma imkanı yok!”

Çocuklara Mehmet Uzun, Sunay Akın, Aziz Nesin okuttu. Kulübe her gün beş altı gazete aldırdı.

Barış'a söyledikleri arasında en çarpıcı olanlardan biri, kendisi gibi aramızdan çok ama çok erken ayrılan, hayranı olduğu, Galatasaraylıların 'Çizgi Metin' dediği Metin Kurt hakkında söyledikleriydi:

" ‘Yalnız adam’, ‘ceza sahası içinde yalnızdı’ deyip duruyorlar, şarkı bile yaptılar böyle! Ama Metin abi kalabalıklarla birlikte olmak için sendika kurmuş adamdı, gidip arkasında toplanan az olduysa o sendika pankartının, o Metin abinin yalnızlığı değildir! Taraftar grupları olarak 1 Mayıs’a katılıp dayanışma gününde tribündeki gibi küfürlü tezahürat yapanlar mesela daha yalnızdır aslında."

Bugün büyük bir kalabalıkla veda edeceğiz Turhan Ağabey'e. Kulaklarımızda halı saha maçlarında bile kaybetmediği ciddiyetle attığı fırçaları: “Topla dönme! Pas yap, topu ver, geri alırsın! Bedava gol atacağına atma, geri dön, daha iyi.”

Şimdi belki birileri onun ardından, özellikle de çok eleştirdiği spor medyasında “adam gibi adamdı” diyecek. Acılı kardeşi Mehmet, ona 'bir maç gel bizim takımın başında dur' diyerek teknik direktörlük kariyerinin başlamasına vesile olan 'İnce Memet', öfkelenecek, “ah bu cinsiyetçi kafa” diye...

Diyarbakır futbolunun 'Yenilmezlik grevi'