Bekir, İbrahimoviç'e nazire yaptı Fener turladı

Bekir, İbrahimoviç'e nazire yaptı Fener turladı
Bekir, İbrahimoviç'e nazire yaptı Fener turladı
Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe, Bekir'in adeta Zlatan İbrahimoviç'e nazire edercesine attığı röveşata golüyle deplasmanda Marsilya'yı 1-0 yenerek puanını 13'e çıkardı ve grubundan lider olarak çıkmayı garantileyerek bir üst tura çıktı.
Haber: ONUR SALMAN - onur.salman@radikal.com.tr / Arşivi

Fenerbahçe için hayat memat meselesi olmasa bile en azından stres boşalması yaratabilecek bir maçtı Marsilya mücadelesi. Kazanmak veya en azından puan almak demek yola devam demekti lakin kaybetmek her şeyin sonu değildi. İşin ilginç yanı kağıt üzerinde kazanılmamasının veda anlamına geleceği Fransa yakasında sular o kadar da dalgalı değildi.

Fransa basını mücadeleyi Avrupa Ligi'ni para getirisi/yorgunluk parametreleriyle inceleyip kararını 'Bu lig o kadar da önemli değil' yönünde verirken Marsilya antrenörü Elie Baup da "Avrupa Ligi bizim için önemli olmasa ağustos ayında iki ön eleme turu geçmek için uğraşmazdık. Fakat şunu da herkes bilir en önemlilerin de önemlisi Fransa ligidir" diyordu. Lider Lyon'un iki puan gerisinde bulunan, son iki maçında 3 puana hasret kalmış ve pazar günü kendilerini takip eden Lille'le karşılaşacak bir takımın çalıştırıcısı için önem sıralamasını en net böyle özetleyebilirdi sanırım. Ama taraftarı buna ikna etmek zordur.

Yarısı inşaat halindeki Velodrome Stadı'na gelen Marsilyalılar da ikna olmuş gibi değildi. Zaten stada Sarı-Lacivert hakimdi. Ve bu ateşli Marsilya taraftarı için kabul edilemezdi. Bunu da Fenerbahçe'nin bulduğu golden sonra gösterdiler. Kanarya, ilk yarısı tempolu ama geveze mücadelede 40. dakikada klasik bir korner organizasyonunun peşine hem İbrahimoviç'i hem de Sow'u kıskandıran Bekir'in röveşatasıyla 1-0 öne geçti.

Ne olduysa bundan sonra oldu. Önce kuzey kale arkası karıştı. Yaklaşık 20 kişilik grup sevinince Fransızlar fiziki müdahalede bulundu. Olayları zorlukla önleyen güvenlik görevlileri Sarı-Lacivertlileri numaralı tribündeki takımdaşlarının yanına aldı. Devre arasında ise güney tribünü yani Uştras'ın bulunduğu taraf katıştı. Güvenlik, bu kez de oradaki Fenerbahçelileri ayıklayıp, numaralıya göndermekle uğraştı. Güneydeki hareketlilik ise ikinci devre başlayana kadar durmadı. Takımların ısınmaya çıktığı andan itibaren aralıklarla Türkçe olarak yapılan 'Lütfen sahaya hiç bir şey atmayınız' ikazları da ikinci yarının başına da sarkmış oldu.

İkinci perde açılınca tribünler duruldu sandık. Ama yanılmışız. Sakin geçen 15 dakikalık bölümde Marsilya dalgalanmaya başladı. Gignac, Remy ve Valbuena'dan yoksun ev sahibi önce ilk 45'te Volkan'la karşı karşıya kalmasına rağmen topu iyi aşırtamayan Andre Ayew'in kardeşi Jordan Ayew'le 58'de yokladı, ardından Raspentino uzaktan şansını denedi, son olarak da Ayew'lerden Andre, Morel'in ortasında golü buldu ama yardımcı hakemin ofsayt bayrağına takıldı. Sonra ise 60. dakika yine ortalık karıştı. Bu kez numaralıda fırtına koptu. Bir grup, PKK ve Abdullah Öcalan bayrağı açında Fenerbahçe taraftarı o bölüme doğru akına çıktı. Dün futbolcular kadar yorulan güvenlik görevlileri bayrağı açan gruba müdahale etti ve gözaltına aldı.

Kavgaların gölgesinde özünü yitiren maçın başından beri kendi alanını iyi savunan ve Kuyt ile Sow'un patlayıcı gücüne güvenen Fenerbahçe, yakaladığı skor avantajını çok iyi savundu ve hem Avrupa macerasına yeni sayfalar ekleme hakkını kazandı hem de Kocaman'la Edirne ötesinde kaybetmeme geleneğini sürdürdü.