Beraberliğe ihtiyacı olmadığı şu günde..

Trabzon'a dair bir merakımızla başlayalım. Ergin Keleş, Ümit Milli Takım çarkının olmazsa olmaz dişlilerinden biriyken neden bordo-mavili ilk 11'de istikrarlı bir biçimde forma kapamıyor?
Haber: HALİL YAZICIOĞLU / Arşivi

Trabzon'a dair bir merakımızla başlayalım. Ergin Keleş, Ümit Milli Takım çarkının olmazsa olmaz dişlilerinden biriyken neden bordo-mavili ilk 11'de istikrarlı bir biçimde forma kapamıyor? Ergin, idolü Fatih Tekke'nin yerini doldurabileceğini ve bu sorumluluğun çapında bir potansiyeli barındırdığını her fırsatta söylese de Ziya Doğan onun yüzüne ya takımın yıldızlarının ıstıraplı dönemlerinde ya da gazı kaçmış, iddiasız dakikalarda bakıyor. Sabrediyor 20 yaşındaki golcü eleman, bir gün illa ki zamanı gelir diyerekten. Fakat çok sürmez, yakında çatlar bu sabır taşı. Eyüp sabrı olsa yine çatlar.
Umut'un bıkkın edalarla salınmasını, artistik işlerden ibaret Ömer Rıza'yı, hadi onu da geçtim Çağdaş'ın son nefeste golcü diye hücuma sürülmesini gördükçe orta yerinden, çatır çatır çatlar.
Sezonun ilk İstanbul deplasmanındaydı Lazutlar. Geçen hafta Konya maçıyla başlayan ritmi kaybetmemek lazımdı, kazanmaktan gayrısına tahammülleri yoktu. Kırmızı hattaki 'Paşa'nın gözü ise tribün sıralarındaydı. Malum yeni 'Werner'lemişlerdi, yeni hoca Lorant her bir oyuncuyla ilgili ilk notlarını düşüyordu deftere, artılarla başlamak lazımdı bu yeni döneme.
Ceyhun hıncını tünelden aldı
Yine 'yetenekli bay Gökdeniz'in etrafında halkalanmıştı Kuzeyliler. Neredeyse orta sahada hiç pas yapmadan, transit nizam oynuyorlardı. İyi bir küme olsalar bu da dert olmazdı ama kolektif değil, münferit ve kesik kesik yükleniyorlardı. Yine de Gökdeniz'in sol çizgi civarına deparlarıyla karşı kapıyı zorlar gibiydiler. Umut'un 20 ve 32'deki kafa vuruşları, 23'te Yattara'nın yan ağlarda patlayan denemesi sıcak cinsinden temaslardı. Devre sonunda ve aranın peşinden Paşa çıkaracaktı maşasını. 38'de Fransız forvet Tehoue yeterince iyi 'kafalayamadı'. 51'de Faruk'un ara topunda Serdar çaprazda bomboştu, israf etti canım fırsatı.
63'te koptu kızılca kıyamet. Yok yok, ne bir kavga vardı ne de sahaya atlayan. Ceyhun kazan kaldırdı Ziya Doğan'a. Değişiklik tabelası onun çıkmasını ve Ömer Rıza'nın girmesini buyurunca nevri döndü, tüneli tekmeleye tekmeleye soyunma odasının yolunu tuttu. Tribünler de arka çıktı ona, ıslık-istifa talepleri karışık protesto ettiler Ziya Doğan'ın kararını.
Bundan sonra maç bir ıstıraba döndü Trabzon için. Galibiyet golü gelse gelse tesadüfi bir toptan gelecekti. Gelebilirdi de ama Sinouh'un gönlü razı değildi eşitliğin bozulmasına. 87'deki karambolde Ömer Rıza'nın uçan kafasını harika bir refleksle çıkardı Faslı eldiven. Bunun peşinden Umut da altıpasın yakınından ıskaladı hem voliyi hem üç puanı. Yine zıvanadan çıktı Trabzon, yine başladı 'Soğuduk sizden, çekin elinizi bizden' naraları, istifalar çağı.



Ziya Doğan: Patron benim, kararları ben veririm
  • Trabzonspor Teknik Direktörü Ziya Doğan, maruz kaldığı protestolar ve istifa çağrılarını "Bunlar genelde yaşadığımız şeyler. Görevimin başındayım. Benimle ilgili kararı yönetim kurulu verir" sözleriyle yorumlarken Ceyhun'u oyundan çıkarma kararı hakkında "Ben bu takımın teknik direktörüyüm ve kimin ne kadar faydalı olduğunu biliyorum. Onu oyundan aldık ve en az onun kadar yetenekli bir oyuncuyu (Ömer Rıza) sahaya sürdük" dedi. Puan kaybının başlıca sebebinin orta sahada Hüseyin ve Ayman gibi iki önemli oyuncudan mahrum kalmaları olduğunu ifade eden Doğan, "Forvet oyuncularımız her topu kaybetti ve beceriksizlik yüzünden gol atamadık" diye konuştu. Karşı cephede ise Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Süha Sidal, ligde ilk defa bu kadar cesur bir oyun çıkardıklarını dile getirerek "Yedi haftadır köşesine çekilmiş boksör gibiydik. Bu hafta atak oynadık, demek ki bunu becerebiliyormuşuz" dedi.
  • Maça Serdar Dayat yönetiminde çıkan Kasımpaşa, Alman teknik direktör Werner Lorant ile bir yılı opsiyonlu olmak üzere iki yıllık anlaşma sağladı. Lorant dün maçı izleyerek takımla ilgili notlar aldı.